İstihdam teşvikine ilişkin kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda

Alaturka Politika Haberleri

TBMM (AA) – MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Türkiye'nin bir yandan salgınla bir yandan terörle başarılı bir mücadele verirken diğer yandan da yoğun şekilde maruz kaldığı bölgesel ve küresel dayatmaları, ekonomik ve siyasi baskıları Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin de sağladığı imkanlarla, alınan etkili tedbirler sayesinde boşa çıkardığını belirterek, "Bilinmelidir ki döviz ve faiz üzerinden Türk ekonomisini sıkıştırma girişimleri de sonuçsuz kalacaktır." dedi.

Genel Kurulda, İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde siyasi parti grupları adına konuşmalar tamamlandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, kanun teklifinin, Anayasaya çok yönlü aykırı olduğunu iddia ederek, Genel Kurulda görüşülmeden Komisyona iade edilmesini istedi.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, bir kanun teklifinin Anayasa'ya aykırı olması halinde Komisyonda görüşmelerinin yapılmayacağına işaret ederek, bugün görüşülecek kanun teklifinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülerek kabul edildiğini, bu nedenle Anayasaya aykırı olduğu iddialarının görüşülmesinin İçtüzüğe aykırı olduğunu söyledi.

CHP'li Özel'in, Bilgiç'in tutumuna ilişkin usul tartışması açılmasını talep etmesi üzerine Meclis Başkanvekili Bilgiç, usul tartışması açtı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Doğan Kubat da teklifin Anayasaya uygun olduğunu, yasalaşmasının ardından Anayasaya uygunluk denetimi imkanı bulunduğunu belirtti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise teklifin bazı maddelerinin Anayasa'ya ve vicdanlara aykırı olduğunu savundu.

Türkiye'de, her 10 çalışandan 3'ünün kayıt dışı olduğunu söyleyen Ağbaba, "Maalesef 5,8 milyon genç işsiz, yüzde 30 genç işsizlik var Türkiye'de. Ne olacak bu? Genç işsizleri illüzyonla, 'abra kadabra' ile yok edeceksiniz. Lütfen elinizi vicdanınıza koyun, bu maddeleri bir daha gözden geçirin. Bu bir kumpas aslında." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, TBMM Başkanlığına sunulan kanun tekliflerinin Anayasaya aykırı olup olmadığının 4 aşamalı bir denetimle tespit edildiğine dikkati çekerek, AK Parti'nin bugüne kadar hazırladığı tüm yasal düzenlemelerin Meclis Başkanlığına sunulmadan önce ayrıca denetlendiğini kaydetti.

Özkan, kanun teklifinin, Anayasaya aykırı olmadığını vurgulayarak, "Çalışma hakkının güvencesi, sendikal haklar bağlamında da mevcut yasal düzenlemenin, bırakınız Anayasaya aykırılığı, ileri bir düzenleme olduğu, AB ülkelerinde, batı demokrasilerinde var olan bu hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir sistemi öngörmektedir." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, düzenlemede Anayasaya aykırı birçok unsurun vücut bulduğunu öne sürerek, "Nerede eşit işe eşit ücret, çalışma barışı, sosyal güvenlik hakkı? Türkiye'de bu ekonomik bunalımda insanlar açlıkla terbiye ediliyor, evlerine ekmek götüremiyor. Keyif çaylarıyla, insanların açlığıyla alay ediliyor." ifadelerini kullandı.

Meclis Başkanvekili Bilgiç, tutumunda bir değişiklik olmadığını, kanun teklifinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddialarını görüşmenin İçtüzüğe uygun olmadığını düşündüğünü bildirdi.

Genel Kurulda daha sonra düzenlemenin tümü üzerinde görüşmelere geçildi.

– "Öbür Mehmet'in iktidarısınız, vatandaş Mehmet'in değil"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, partisi adına yaptığı konuşmada, milletin sorunlarının kaynağının iktidarın basiretsiz yönetimi olduğunu öne sürdü.

İktidarın, kanser hastasına aspirin verir gibi millete geçici çözümler sunduğunu savunan Türkkan, "İki Mehmet var; birisi asgari ücretli, onun asgari ücretinden verdiği verginin peşine düşüyorsunuz. Bir Mehmet daha var millete küfür eden, onun da vergi borcunu siliyorsunuz. Siz öbür Mehmet'in iktidarısınız, vatandaş, işçi, asgari ücret alan Mehmet'in iktidarı değilsiniz. Sizin sadece o Mehmet ne zaman aklınıza geliyor biliyor musunuz? Paraya ihtiyacınız olduğunda onlara IBAN numarası gönderiyorsunuz; 'Bize para gönder Mehmet.' Niye? (Öbür Mehmet'in borcunu sileceğiz ondan.)" dedi.

Kamu-özel sektörünün AK Parti iktidarları öncesi 15 yılda 67 proje gerçekleştirdiğini ve yüzde 4 kar elde ettiğini belirten Türkkan, "AK Parti iktidarından sonraki 15 senede ise 58 proje gerçekleştirilmiş. Eğer eskiden olduğu gibi yüzde 4 kar etselerdi 2 milyar dolar kar edeceklerdi. Ancak sizin bu 58 projeyi verdiğiniz şirketler 72 milyar dolar kazandı.O 72 milyar dolarda sizin çoluğunuzun, çocuğunuzun, torununuzun, kız kardeşinizin, akrabanızın, emminizin, bibinizin hakkı var." ifadelerini kullandı.

Türkkan, iktidarın, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden sonra ekonomide olumlu gelişmeler görüleceği yönündeki söylemlerini anımsatarak, "Hiç hayal etmiş miydiniz, dolar 8,50; avro 10 lira? Yılbaşında yatırımcılar dolara 10 lira fiyat biçiyorlar maalesef." diye konuştu.

Türkiye'nin Kovid-19 nedeniyle aralık ayından itibaren hayatı durdurmak zorunda kalabileceğini savunan Türkkan, "Madem ekonomide Kurtuluş Savaşı başlattınız, önce milleti borçlarından kurtarın. Silin şunları, bırakın ötelemeyi; alamayacaksınız. Milletin canını mı alacaksınız?" sözlerini sarf etti.

AK Parti'li Cahit Özkan, yerinden söz alarak, Türkkan'ın iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti.

– "Türkiye'nin kriz yönetimi, bir başarı hikayesi"

MHP Grubu adına konuşan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, bu teklifte de olduğu gibi, kanun tekliflerinde torba düzenlemeye gidilmesi, etki analizinin olmaması, bazı maddelerin ilgili ihtisas komisyonlarında görüşülmemesi gibi hususları uzun yıllardır eleştirdiklerini belirterek, yasama kalitesinin artırılması için TBMM İçtüzüğü'nün yepyeni bir anlayışla ele alınması konusunda tüm siyasi parti gruplarına sorumluluk düştüğünü anlattı.

Türkiye'nin, salgına yönelik sağlık, güvenlik ve ekonomi başta olmak üzere her alanda etkili önlemleri süratle uygulamaya koyduğunu aktaran Kalaycı, ihtiyaç duyulan her girişimin akıl, sabır ve soğukkanlılıkla tereddütsüz ifa edildiğini, devletin tüm kurum ve kurullarıyla seferber olduğunu dile getirdi.

Kalaycı, Türkiye'nin salgının başından itibaren gösterdiği kriz yönetiminin bir başarı hikayesi niteliğinde olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Elbette Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bu başarıda büyük katkısı bulunmaktadır. Ekonomi üzerinden sürekli kara propaganda yapan odakların bu sistemi karalama konusunda da emel ve ağız birliği içinde olmaları dikkat çekmektedir. Türkiye bir yandan salgınla bir yandan terörle başarılı bir mücadele verirken diğer yandan da yoğun bir şekilde maruz kaldığı bölgesel ve küresel dayatmaları, ekonomik ve siyasi baskıları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin de sağladığı imkanlarla, alınan etkili tedbirler sayesinde boşa çıkarmaktadır. Bilinmelidir ki döviz ve faiz üzerinden Türk ekonomisini sıkıştırma girişimleri de sonuçsuz kalacaktır."

Kanun teklifinde yer alan kayıt dışı çalışanlara yönelik destek uygulamasının hem istismar edilebileceği hem de kayıt dışılığı özendirebileceği dikkate alınarak uygulamada sıkı denetim yapılması gerektiğini belirten Kalaycı, öte yandan düzenlemeyle vergi ve SGK primi olmak üzere kamu alacaklarının yapılandırılmasının hem ekonomi hem de vatandaşlar için olumlu olacağını ifade etti.

Mustafa Kalaycı, partisinin, çiftçi, köylü ve esnafın kooperatifleri aracılığıyla kullandığı ve zamanında ödeyemediği kredi borçlarının da yapılandırma kapsamına alınması önerisinde bulunduğunu ancak üzerinde çalışılması gerekçesiyle teklifte yer almadığını da söyledi.

Kanun teklifiyle basın kartı sahibi çalışanların fiili hizmet süresi zammına ilişkin düzenlemenin hayata geçirileceğini de anlatan Kalaycı, "Basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanların tanımı yapılarak bu meslekte çalışanların tamamı fiili hizmet zammından yararlandırılmalıdır. Bu kapsamda, gerekli meslek yasası bir an önce hazırlanmalı ve yürürlüğü konulmalıdır." diye konuştu.

Kalaycı, partisinin düzenlemeye destek verdiğini de bildirdi.

– "Ekonomiyi düze çıkarma imkanı sağlamayacak"

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, grubu adına yaptığı konuşmada, kanun teklifinin, iş dünyasının maliyet unsurlarını kısmayı amaçlayan maddelerden oluştuğunu ve bunun çözüm getirmeyeceğini savundu.

Üretim ve yatırımın, sadece taleple ilişkili olduğuna değinen Katırcıoğlu, "Eğer talep yoksa işverenin maliyetlerini ne kadar düşürürseniz düşürün bu, işverenin üretimini artırması ve yatırım yapması anlamına gelecek bir etki sağlamaz." dedi.

Ekonominin krizden çıkması için gerekli talep artışının doğrudan gelir desteği verilmesi veya reel ücretlerin artırılmasıyla sağlanabileceğini söyleyen Katırcıoğlu, "Arzla ilgili yapacağınız her türlü işlem, talepte bir şey yapmadan ekonomiyi düze çıkarma imkanı sağlamayacaktır. Çok basit iki politika tercihi var bugün iktidarın önünde: Biri, sıkı politikasıyla faizleri yükselterek dolar üzerinde, kurlar üzerinde baskı üretmek; böylelikle üretim ve yatırımın artmasını sağlamak. İkincisi de karşılıksız gelir transferi yapmak; yoksullara, çalışanlara, işini kaybetmişlere, özellikle pandemiden en fazla yara almış olan kesimlere yönelik olmak üzere gelir transferi politikası benimsemeniz lazım. Ancak bu koşullar sağlanırsa ekonomi düze gider." görüşünü savundu.

Katırcıoğlu, teklifte yer alan ve "kurumlar vergisinin Cumhurbaşkanının yetkisi dahilinde yüzde 5'e kadar düşürülebileceği" şeklindeki maddeyi eleştirirken de "Bu Meclisin bütçe hakkını ihlal eden bir karardır, Cumhurbaşkanı böyle bir yetki kullanamaz." ifadesini kullandı.

– "Tek kuruş karşılıksız destek vermedi"

CHP Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, iktidarın düzenlemeyle vergi borçlarını ve gecikme zamlarını silmediğini belirterek, "Hükümet, 'Taksite bağlayacağım. Taksit taksit ciğerinizi sökeceğim.' diyor." ifadesini kullandı.

Hükümetin, Kovid-19 salgını nedeniyle geçici olarak kapattığı iş yerlerine karşılıksız destek vermediğini öne süren Şener, "Bu gerçekten tam bir zulümdür. Sürekli borç erteliyor, enflasyon farklarıyla, faizleriyle birlikte vatandaşın gırtlağına çöküyor ve tahsilatını yapıyor. Kazanmayan, zarar eden, iflas eden, intihara sürüklenen vatandaşın hali nicedir, bu hükumetin haberi yok. Sosyal yardımlaşma fonuna kayıtlı vatandaşlara ödediğiniz birkaç bin lirayı sakın 'hükümet olarak destek' diye açıklamayın çünkü bu gülünç bir durumdur. O kadarını yapmayan dünyada hiçbir ülke yoktur." görüşünü savundu.

CHP'li Şener, "İktidarın yandaş bir medya patronuna 9,5 milyar liralık bir demir yolu ihalesini, pazarlık usulüyle verdiğini" öne sürerek, "Bu, TBMM bütçesinin tam 5 katıdır. Bütün personel maaşlarıyla birlikte Meclis bütçesinin, Meclis harcamalarının bir yıllık tutarının 5 katı tutarında bir parayı pazarlık yöntemiyle dost ahbap ilişkisi içerisinde yandaş bir medya patronuna veriyor bu hükumet. Bu 9,5 milyarlık ihale bedeli Anayasa Mahkemesi bütçesinin de 110 katıdır, İçişleri Bakanlığı bütçesi kadardır, Dışişleri Bakanlığının bütçesinin 2 katına yakındır." şeklinde konuştu.

Kanun teklifindeki "varlık barışına" ilişkin düzenlemeyi eleştirirken de Şener, "Şu ana kadar 6'ncı kötü parayı aklama kanunu bu Mecliste görüşülmektedir. Kötü para tehlikelidir, ülkeyi, ahlakı, devleti çürütür ve bunun dünyada örneği yoktur. Türkiye'de böyle 6 kez kötü parayı aklama kanunu çıkarmış tek bir hükümet de yoktur." dedi.

CHP'li Şener, söz konusu maddeyi tehlikeli bulduğunu ifade ederek, "Ülkeyi, mafya devletine götürecek yola döşenmekte olan taş misali görüyorum." iddiasında bulundu.

AK Parti'li Özkan, Şener'in "mafya devlet" ifadesini kabul etmediklerini belirterek, iktidarlarında anayasal ve yasal reformlar gerçekleştirilerek vesayetle, darbelerle, derin oligarşik, paralel ve derin yapılarla mücadele edildiğini; milli iradenin hakimiyetinin egemen kılındığını vurguladı.

TBMM Başkanvekili Bilgiç, teklifin tümü üzerinde siyasi parti grupları adına konuşmaların tamamlanmasının ardından birleşime ara verdi.

Bilgiç, daha sonra komisyonun yerinde bulunmaması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?