İran'da Türk ürünlerine büyük rağbet var

TAHRAN (AA) – MUHAMMET KURŞUN – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Tahran Temsilcisi Fatih Çayabatmaz, Türkiye'nin üretimde kaliteyi yukarı taşıdığını, İran pazarında da Türk ürünlerine büyük rağbet olduğunu söyledi.

Çayabatmaz, ABD yaptırımlarının İran ekonomisine etkisi, İran'daki Türk yatırımcıların durumu, Türk ürünlerine gösterilen ilgi ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilere dair AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

MÜSİAD'ın Türkiye'de 13 bin üye, 65 bin iştiraki bulunduğunu ve 190 ülkede temsilcilik, 30 ülkede şube açtığını belirten Çayabatmaz, Tahran Temsilciliği'nin Ocak 2018'de hizmete başladığını ve gelecek sene şubeleşme yolunda faaliyet yürüteceklerini söyledi.

Ticaretin gönüllü teşekküller tarafından daha hızlı ve yerinde geliştirilebileceğine inandıklarını ifade eden Çayabatmaz, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da MÜSİAD'a çok özel önem atfettiğini aktardı.

– "Türk malları İran'da isim yaptı"

Türkiye'nin üretimde ürün kalitesini yukarı taşıdığını, İran pazarında da Türk mallarının Avrupa mallarıyla aynı kalitede görüldüğünü dile getiren Çayabatmaz, "Türk malları İran'da çok tutuluyor ve beğeniliyor. Mallarımız çok güzel bir isim yaptı. Zaten malları sınıflarken de söylüyorlar, 'Avrupa malları istiyorsanız Türk malı var' diye. Çin, Kore, Tayvan malları daha aşağı hesaplanıyor tabii. İranlıların hem markaya hem de Türk malına olan yatkınlığı bizim tüccarımızı avantajlı pozisyona itiyor." dedi.

Çayabatmaz, Türkiye'de kurumsallaşma, insan yetiştirme, makineleşme ve bilgiye ulaşımın daha ileri düzeyde olması nedeniyle İranlıların Türkiye'den ithalatı tercih ettiğini dile getirdi.

Ankara ve Tahran'ın birbirini tamamladığına işaret eden Çayabatmaz, son mamul ve hazır ürünlerde Türkiye'nin büyük kalite ve çeşitliliğe sahip olduğunu, İran'ın da ham madde ve yarı ham madde noktasında Türkiye'ye çok iyi bir partner olduğunu ifade etti.

– Yaptırımlar fırsata çevrilebilir

ABD yaptırımları nedeniyle özellikle enerji, otomotiv, petrol ve beyaz eşya sektöründe çok büyük firmaların İran'ı terk ettiğini aktaran Çayabatmaz, Türkiye'deki şirketlerin bankacılık sisteminde herhangi bir kredi işlemi ya da borç ilişkisi yoksa ambargolardan hiçbir şekilde etkilenmeden ticaretlerini yapabileceklerini söyledi.

MÜSİAD Tahran Temsilcisi Çayabatmaz, "Hatta oluşan boşluğu değerlendirerek, bunu fırsata çevirerek İran ile ticaretimize devam edebiliriz." diye konuştu.

Türkiye ile İran arasında tercihli ticaret anlaşmasının 10 yıllık görüşmelerin ardından 3 sene önce imzalandığını ve bu konuda uygulamadan kaynaklı bazı sıkıntıların aşılması gerektiğini vurgulayan Çayabatmaz, "Türkiye İran'a yaklaşık 150 kalemde gümrük muafiyeti tanıdı, İran da aynı şekilde. Bu kalemlerin artması ve ileride serbest ticaret anlaşmasına gidilmesi en büyük talebimiz. İran'ın Dünya Ticaret Örgütü'ne üye olmaması nedeniyle gümrükler çok yüksek, bu bizi etkiliyor. Bu gümrük işlemlerinin rahatlatılması, ticaretimizin artmasına yol açacaktır." ifadelerini kullandı.

– İran'ın ihracatı ithalatından çok fazla

İran'ın sürekli ihraç fazlası veren bir ülke olduğunu söyleyen Çayabatmaz, 2017 yılında 43 milyarlık ithalata karşılık 100 milyar dolar ihracat geliri olduğunu ifade etti.

Hükümetin Nevruz Bayramı'ndan sonra aldığı tedbirlerin piyasada çok kabul görmediğini dile getiren Çayabatmaz, İran tarihinde ilk defa serbest kurdan sabit kur rejimine geçildiğini hatırlattı.

Çayabatmaz, İran'da doların yükselmesinin reel ekonomik verilere dayandırılarak açıklanmasının çok zor olduğuna işaret ederek şunları söyledi:

"Bunun daha çok psikolojik etkileri var. Daha çok insanların siyasal sistemin geleceğine güven endeksinin azalması ve yaptırımların başlamasıyla alakalı. Yarın nükleer anlaşmada gelişme olsa ve 'yaptırım olmayacak' denilse doların eski seviyesine gelmesi işten değil."

– "İkinci aşama yaptırımların çok büyük etkisi olabilir"

Ağustosta devreye giren ilk aşama yaptırımların otomotiv, metal ve değerli madenlere yönelik olduğunu hatırlatan Çayabatmaz, kasımda yürürlüğe girecek ikinci aşamanın petrol sektörüne yönelik olacağına ve İran ihracatının yüzde 90'ını petrol ve petrokimya ürünlerinin oluşturduğuna dikkati çekti.

MÜSİAD Tahran Temsilcisi Fatih Çayabatmaz, "Bu yüzden ikinci aşama yaptırımların piyasaya çok büyük bir etkisi olabilir, çünkü miktar çok büyük. Ahmedinejad döneminde petrol ihracatı 3 milyon varilden 800 bin varile gerilemişti. Nisan ayında 2 milyon 800 bin varil olan petrol bugünlerde bir milyon 500 bin varile kadar düştü. Tekrar düşmesi devletin gelirlerine ciddi etki edecektir." değerlendirmesinde bulundu.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?