İletişim Başkanı Fahrettin Altun, canlı yayında soruları yanıtladı: (3)

Alaturka Amerika ABD Haberleri

İSTANBUL (AA) – İletişim Başkanı Fahrettin Altun, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin Türkiye'yi "kötü örnek" olarak gösterdiği açıklamalarıyla ilgili, " Pelosi'nin de Türkiye karşıtı lobinin sözcülüğüne soyunduğunu üzülerek görmüş durumdayız. Bu, Sayın Cumhurbaşkanımızın Amerikan Başkanıyla ilişkisine bir müdahale girişimi olarak da ayrıca okunabilir." dedi.

Altun, CNN Türk canlı yayınında gazeteci Hakan Çelik'in sorularını yanıtladı.

İletişim Başkanlığınca düzenlenen Uluslararası Doğu Akdeniz Konferansı'nın, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasını dünyaya aktarmak üzere gerçekleştirildiğini anlatan Altun, konferansta Türkiye'nin tezlerinin dünyaya aktarıldığını, bu tür organizasyonlarda kurulan iş birliğinin ülke lehine kullanılabildiğini söyledi.

Advertisement

İletişim Başkanlığının Rusça Twitter hesabı açmasının özel bir anlamı olup olmadığı sorusu üzerine Altun, Rusya'nın Türkiye'nin önemli stratejik ilişkiler kurduğu bir ülke olduğunu vurguladı. İletişim Başkanlığının 30'a yakın dilde faaliyetleri olduğunu kaydeden Altun, farklı kamuoylarının gündemlerini de Türkiye'ye aktarmaya çalıştıklarının altını çizdi.

Altun, basın taramaları yaptıklarını, ikili ilişkilerin geliştirilmesi noktasında kurulan sosyal ilişki ağlarının faydasını gördüklerini vurguladı. Türkiye'nin tezlerini diğer ülkelerdeki kamuoyunun dikkatini çekecek şekilde aktarmaya çalıştıklarını belirten Altun, Türkiye'nin kendisini anlatmasının en önemli fonksiyonları olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin ciddi bir sahada mücadele verdiğini vurgulayan Altun, "Bu, güçlü siyasi liderlikle verilen bir mücadeledir. Bu mücadelenin hatırına biz bu anlamda uluslararası itibar başarısı elde ediyoruz. Türkiye'nin sahada ve buna bağlı olarak masada elde ettiği kazanımlar, iletişim tarafına da yansımasını buluyor. Bu yönüyle evet kamu diplomasisi çok hayatidir fakat kamu diplomasisi faaliyetlerimiz başta olmak üzere, bizim için en kritik unsur lider diplomasisidir." diye konuştu.

Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşme yapacağı ülkelerin liderlerine o ülkenin dilinde kitapçıklar hazırladıklarını anlatarak, şu bilgileri verdi:

"Lider diplomasisiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü diplomasiyle biz uluslararası alanda, gerçek anlamda bir lig atladık. Şu an itibarıyla Türkiye, dünyanın temel, kritik meselelerinde, ortaya çıkan krizlerde fikri mutlaka alınması gereken bir ülke konumuna gelmiştir. Bu, Sayın Cumhurbaşkanımızın aktif, girişimci dış politikası sayesindedir, yürüttüğü lider diplomasisi sayesindedir."

Dijital Gösterim Merkezlerinde teknolojinin son imkanlarının kullanıldığını anlatan Altun, farklı bölgelerde kurulan bu merkezlerde vatandaşlara gündeme ilişkin sunumlar yapıldığını söyledi.

– AA ve TRT'nin çalışmaları

İletişim Başkanı Altun, soru üzerine, Anadolu Ajansı (AA) ve TRT'nin Türkiye'nin köklü kurumları olduğunu hatırlattı. AA ve TRT'nin, Türkiye'nin tezlerinin dünyaya aktarılmasında kritik kurumlar olduğunun altını çizen Altun, şunları kaydetti:

"Anadolu Ajansının farklı dillerde yürüttüğü yayınlar, anlık olarak Türkiye'nin tezlerini dünyaya anlatmak noktasında son derece kritik bir mecra konumunda. Anadolu Ajansının fotoğraf servisi, bütün dünyada ördüğü ağ, onu son derece kritik ve kıymetli bir yere taşımış durumda. Benzer şekilde TRT, özellikle son dönemde TRT World ve TRT Arabi ile birlikte Türkiye'nin tezlerini uluslararası alana yaymak noktasında çok ciddi bir noktaya geldi. Biz şu iki kavramı çok önemsiyoruz: İtibar ve güven. Ne olursa olsun, Türkiye'nin itibarını artırmak ve Türkiye'ye olan güveni artırmak noktasında bütün kurumlarımızın çok ciddi gayreti var, olmalı. Bununla ilgili biz de elimizden gelen bütün gayreti ortaya koyuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız önümüze sürekli bu hedefi koyuyor, daha da ileri gitmek, daha da yoğun şekilde çalışmak mecburiyetindeyiz."

– Türkiye-AB ilişkileri

Fahrettin Altun, Avrupa Birliği toplantılarında Türkiye karşıtı bir yaptırım kararı beklenip beklenmediği yönündeki soru üzerine, "Böyle bir beklentimiz söz konusu değil. Böylesi bir adım, uluslararası ilişkiler tarihinde atılabilecek en irrasyonel adımlardan biri olur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ikili diyaloglarını da sürdürdüğüne değinen Altun, şöyle devam etti:

"Türkiye-Avrupa ilişkileriyle alakalı Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu perspektif, verdiği mesaj çok açık ve net. Kamuoyumuzun da yakından bütün boyutlarıyla bildiği bir mesaj bu. Türkiye'nin milli çıkarlar ekseninde yaptığı yolculuk, ortaya koyduğu dış politika, rasyonel bir liderlik söz konusu olduğunda Avrupa ülkeleri açısından da benimsenmesi gereken bir yolculuktur. Fakat burada küçük hesaplarla ne yazık ki birtakım kendi dar alanlarında girdikleri ilişkiler dolayısıyla söz konusu olan küçük hesaplarla hareket edildiğinde Türkiye'ye dönük zaman zaman olumsuz yaklaşımlar söz konusu olabiliyor. Bizim söylediğimiz çok açık ve net bir şey var. Avrupa'nın güvenliği Türkiye'den başlar. Güçlü bir Avrupa-Türkiye ilişkileri, Türkiye'ye olduğu kadar Avrupa ülkeleri açısından da bir kazanımdır. Türkiye geldiği nokta, bulunduğu konum, kazandığı imkan ve kabiliyetler itibarıyla Avrupa için bir şanstır. Bu anlamda Avrupa'nın bunu görüp değerlendirmesi lazım."

– Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasi trafiği

Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yoğun programında her ortamda liderlerle diplomasisini sürdürdüğünü anlattı. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, "Ben koşan, terleyen bir Cumhurbaşkanı olacağım." dediğini aktaran Altun, Erdoğan'ın "yoğun bir mesaisi ve bitmeyen bir enerjisi" olduğunu dile getirdi.

Erdoğan'ın her gününü "ülkeye hizmet yarışı" olarak gördüğünü ve dakikasını bile boş geçirmemeye çalıştığını anlatan Altun, yeri geldiğinde otobüste, yeri geldiğinde kritik bir toplantıya ara vererek ülke liderleriyle görüşmeler yaptığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "dosyasına hakim" olduğunun altını çizen Altun, meselelere hazırlıklı olduğu için de muhataplarıyla görüşmelerini hızlıca gerçekleştirebildiğini dile getirdi.

Erdoğan'ın, "Türkiye, 1945'ten bu yana belki ilk defa uluslararası alanda merkeze oturma fırsatı yakalamıştır." sözünü hatırlatan Altun, şu değerlendirmede bulundu:

"Kaotik bir uluslararası zemin var. Bu anlamda artık tek kutuplu bir dünya yok. Birçok ülke açısından krizli bir uluslararası ortam var. Bu ortamdaki fırsatları değerlendirmek noktasında Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde çok önemli adımlar atabiliyor. Cumhurbaşkanımız bu sürecin çok iyi değerlendirilmesi gerektiği kanaatine sahip olduğu için de önce bölgemiz, ardından da küresel coğrafyada, 'Mutlaka temel meselelerle ilgili Türkiye'nin sözü vardır ve muhataplarının bu sözü bilmesi ve buna uygun şekilde davranması için de ikna edilmesi gerekir.' yaklaşımıyla muhataplarıyla birebir açık ve net ilişki ve iletişimi tercih ediyor. Bu tabii çok yoğun bir diplomasiyi beraberinde getiriyor."

– Pelosi'nin açıklamaları

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin Türkiye'yi "kötü örnek" olarak gösterdiğinin hatırlatılması üzerine de Fahrettin Altun, bu ifadeleri "ciddiyetsiz" bulduğunu dile getirdi.

Pelosi'nin bulunduğu konumun, kendisini cevapsız bırakmamayı gerektirdiğini vurgulayan Altun, şunları söyledi:

"Türkiye son derece demokratik bir geçmişe sahip. Ancak ve ancak bu demokratik geçmiş, darbelerle inkıtaya uğratılmış bir geçmiştir. Peki bu darbelerin arkasında hangi aktörler vardır? Bu anlamda baktığınızda bizde güç geçişleri bir iktidardan bir başka iktidara geçiş, halkın iradesiyle olur. Bunun istisnası darbelerdir. Bu darbelerin arkasında kimler olduğu da kamuoyunun bildiği bir husustur. Dolayısıyla bunu hatırlatmak gerekir. Türkiye'nin demokrasisinin ne kadar güçlü olduğu, demokrasi kültürünün ne kadar güçlü olduğu 15 Temmuz'da bütün dünyaya, dosta düşmana ilan edilmiştir. 15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin arkasında kimlerin olduğu da ayrıca bir soru işareti olarak buraya bırakılması gereken bir işarettir. Temel itibarıyla bizim çok açık ve net bunu söylememiz lazım. Ne yazık ki Pelosi'nin de Türkiye karşıtı lobinin sözcülüğüne soyunduğunu üzülerek görmüş durumdayız. Bu, Sayın Cumhurbaşkanımızın Amerikan Başkanı'yla ilişkisine bir müdahale girişimi olarak da ayrıca okunabilir, iki ülke ilişkilerine müdahale girişimi olarak da okunabilir. Ben Amerika'daki yürütme organlarının da bu olumsuz söyleme tepki göstereceklerini ümit ediyorum."

Amerika'daki Türkiye karşıtı lobinin, özellikle medya ağları ve düşünce kuruluşları üzerinden işlemeye devam ettiğinin altını çizen Altun, bu aktörlerin uluslararası alanda yürüyen güç mücadelesinde Türkiye'nin konumunu zayıflatmak için gayret içerisinde olduğunu söyledi.

– "Bağımlılık tuzağından kendisini kurtarmış bir Türkiye var"

Türkiye'ye yönelen eleştirilerin hiçbir hükmünün olmadığının altını çizen Altun, şöyle devam etti:

"Burada arzu edilen şey, Türkiye'nin iddialarından vazgeçmesi. Türkiye'nin bağımlılık tuzağına yeniden kapılması, yani geçmişte olduğu gibi sorgusuz sualsiz batıcı bir paradigma ekseninde siyaset yapması. Şu an itibarıyla Türkiye'de yeni bir paradigma var. Bağımlılık tuzağından kendisini kurtarmış bir Türkiye var. Dış politikada, ekonomide, güvenlik politikalarında özgün, özerkleşmiş bir Türkiye var. Bunu da yaparken halkından çok büyük bir destek alan bir lider var. Elbette burada bir yıpratma savaşı söz konusu, bu yıpratma savaşının unsurları bunlar. Bunu hem biz Türkiye kamuoyuna iyi anlatmak durumundayız hem de diğer taraftan Türkiye'nin tezlerini Amerikan kamuoyuna bütün bu frekans bozucu unsurlara rağmen anlatmak durumundayız."

Kısa vadede Türkiye'nin tezlerini, yaklaşımlarını anlatmak için kitaplar, sosyal medya kampanyaları, konferanslar, paneller, çalıştaylar ve toplantılar düzenlediklerini belirten Altun, orta vadede stratejik iletişim kampanyaları yaptıklarını dile getirdi. Bu noktada film ve diziler gibi platformları da kullanmak durumunda olduklarını ifade eden Altun, uzun vadede de temelde stratejik aktörlere yatırım yaparak, onları Türkiye'ye sempati duyan aktörler haline getirmek üzere ilişki ağları geliştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde ciddi bir mücadele verdiğini ve bunun sonucunda elde edilen başarının batı başkentlerinde rahatsızlığa neden olduğunu belirten Altun, Türkiye'nin, bölgesinde her zaman etkin bir ülke olduğunu dünya kamuoyuna anlatmak ve bunu kabul ettirmek gerektiğini sözlerine ekledi.

(Bitti)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?