Hassalı üzüm üreticisini “hastalık” üzdü

HATAY (AA) – HİLMİ TUNAHAN KARAKAYA – Hatay'ın üzüm üretimiyle ünlü Hassa ilçesinde, lezzeti ve kalitesiyle damakta ayrı bir tat bırakan meyvede görülen hastalık üreticileri üzdü.

Ağustos ayı başında hasadın başladığı üzüm bağlarında, son aylarda etkili olan yağışlara bağlı olarak "mildiyö hastalığı" nedeniyle yaşanan kayıplar rekolteyi olumsuz etkiledi.

Bu yıl ilçede yaklaşık 100 bin ton beklenen rekoltede yüzde 50 oranında yaşanan kayıp, üreticileri hayal kırıklığına uğrattı.

Çiftçiler, hasat sırasında ürün kaybı yaşamamak için sıcak havada dikkatli şekilde topladıkları üzümleri kasalara yerleştirdikten sonra araçlara yükleyerek tüketicilere ulaştırmaya özen gösteriyor.

Hassa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Şahiner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgedeki verimli topraklarda üretilen üzümlerin tadı ve aromasıyla Türkiye'nin dört bir yanında alıcı bulduğunu söyledi.

Yaklaşık 50 bin dekarlık alandan yılda ortalama 100 bin ton rekolte olduğunu aktaran Şahiner, düzensiz yağışların tetiklediği "mildiyö hastalığı" nedeniyle ürünlerdeki verimin büyük oranda düşmesinin üreticiyi üzdüğünü vurguladı.

– "1,5 liradan alıcı buluyor"

Şahiner, hasadın 1 Ağustos'tan itibaren sürdüğüne işaret ederek, şöyle devam etti:

"Bu yıl ilçemizde hastalıktan dolayı yaşanan üzüm kayıpları nedeniyle önemli bir rekolte düşüklüğü var. Önceki yıllarda ortalama 100 bin ton olan rekoltemiz bu yıl en fazla 40-50 bin ton civarında olacak. Dolayısıyla hasattan sonra borç ödemede çiftçimizlerimiz sıkıntıya girecek. Ürünümüz az da olsa yine güzel ve kaliteli. Günlük ortalama bin ton civarında hasat yapılmakta. Sofralık dediğimiz üzümler ortalama 1,5 liradan alıcı bulurken meyve suyuna giden üzümler ise yaklaşık 90 kuruştan alıcı buluyor."

Üreticilerden Ahmet Ak da üzüm yetiştiriciliğinin meşakkatli ve yorucu bir iş olduğunu dile getirdi.

Yaşanan hastalıktan dolayı çok büyük oranda ürün kayıpları olduğunu aktaran Ak, bu durumun kendilerini büyük oranda etkilediğini, destek beklediklerini kaydetti.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?