“Hades ile üç başlı köpeği” Cehennem Kapısı'na geri döndü

DENİZLİ (AA) – MUSTAFA DEĞİRMENCİOĞLU – Antik Yunan'daki pagan inanışında ölülere hükmeden yer altı tanrısı olarak bilinen Hades ve ona bekçilik eden üç başlı köpeği Kerberos'un Pamukkale'deki Hierapolis Antik Kenti'nde bulunan eserlere bakılarak yapılan mermer heykeli, Cehennem Kapısı'ndaki kaideye geri döndü.

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Pamukkale'nin yanı başındaki Hierapolis Antik Kenti'ndeki kazılarda 2013 yılında ortaya çıkarılan Cehennem Kapısı, restorasyon çalışmaları kapsamında ilginç bir projeye ev sahipliği yaptı.

Antik kaynaklarda kapı önünde yer aldığı bilinen ve halen boş olan kaidelere gerçeğine uygun heykelin yerleştirilmesi için çalışma yürüten kazı heyeti, kazılardan çıkan Hades ve üç başlı köpeği Kerberos'a ait heykel parçalarını dikkate alarak üç boyutlu modelleme yaptı.

Bölgedeki eserlerin mermerlerinin alındığı Afyonkarahisar'daki ocaklardan çıkarılan mermerle lazer tarayıcı ve üç boyutlu yazıcılar kullanılarak yapılan 3 metrelik heykel, Cehennem Kapısı üzerinde bulunan kaidesine yerleştirildi.

Restorasyon çalışmalarının ardından ziyarete açılacak heykelin, Hierapolis'te "Plütonyum" olarak tanımlanan Cehennem Kapısı bölümünün cazibesini artırması hedefleniyor.

– Boğalar kurban ediliyordu

Çalışmayla ilgili AA muhabirine açıklama yapan Kazı Başkanı Prof. Dr. Grazia Semeraro, "ölüler ülkesine geçiş kapısı" olarak adlandırılan Plütonyum'un antik inanışta önemli bir yere sahip bulunduğunu söyledi.

Pamukkale'ye beyazlığını veren termal suyun çıktığı mağaradaki karbondioksit gazı nedeniyle canlıların öldüğünü, bu nedenle antik çağda burada kutsal törenler yapıldığını anlatan Semararo, Hristiyanlığın kabulü sonrası mağaranın moloz ve mermerlerle kapatıldığını belirtti.

Kazılarda yeri tespit edildikten sonra Cehennem Kapısı'nın tekrar gün yüzüne çıkması için Denizli Müze Müdürlüğü denetiminde ve Fiat Otomotiv-Vehbi Koç Vakfının desteğiyle restorasyon çalışması yürütüldüğünü dile getiren Semararo, şu bilgileri verdi:

"Plütonyum'daki kutsal alan, restorasyon çalışmasıyla antik çağda dini törenlerin yapıldığı şekilde düzenlendi. Mağaraya sokulan boğaların termal sudan çıkan karbondioksit gazıyla öldürülerek Hades'e kurban edildiği ayinleri izleyenler için yapılan oturma basamakları restore edildi. Cehennem Kapısı'nın çevresindeki diğer yapılar gözden geçirildi. Kutsal alanı çevreleyen bazı portik sütunlar ayağa kaldırıldı.

Daha önce mağaranın girişindeki kazılarda bulunan ve cehennemin bekçisi olduğuna inanılan Hades'in üç başlı köpeği Kerberos ve Hades'in heykelinin üç boyutlu rekonstrüksiyonlarla çizimi yapıldı. Afyonkarahisar'da sayısal restorasyonla mermerden kopyası çıkartıldı. Yenilikçi teknolojilerle lazer tarayıcıda yapılan üç metre boyundaki Hades heykeli ile Kerberos, kutsal mekan içindeki Cehennem Kapısı üzerinde bulunan kaidenin olduğu eski yerine yerleştirildi. Çevreye hakim bir yerde bulunan ve alan dışından da görülebilen Hades heykeli ile Kerberos, turistler için çekim noktası oluşturacaktır."

– Gelecek yıl ziyarete açılacak

Ziyaretçilerin bölgeyi rahatça gezmelerini sağlamak için gezi güzergahı oluşturduklarını belirten Semeraro, "Heykelin ziyarete açılması, bölgenin turistik açıdan cazibesini artıracaktır. Hazırladığımız yeni proje ile anıtsal çeşme için de bir gezi güzergahı yapılacak. Önümüzdeki yıl Apollon Tapınağı çevresinde yapacağımız kazı ve restorasyonla bölge ziyaretçilere açılacak." ifadelerini kullandı.

– Emektar arkeolog ortaya çıkarmıştı

Çok sayıda tapınak ve dinsel yapı nedeniyle arkeoloji literatüründe "Holy City" yani "Kutsal Kent" olarak tanımlanan Hierapolis'in, kurulduğu MÖ 2. yüzyıldan MS 80 yılına kadar pagan inanışın merkezlerinden biri olduğu, Hazreti İsa'nın havarilerinden Aziz Philip'in burada öldürülmesiyle Hristiyanlık merkezi haline geldiği biliniyor.

Cehennem Kapısı, Hierapolis'te 40 yıl çalıştıktan sonra geçen ay emekli olan eski kazı başkanı İtalyan arkeolog Ord. Prof. Dr. Francesco D'Andria başkanlığındaki heyet tarafından 2013 yılında ortaya çıkarılmıştı.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?