GRAFİKLİ – Yahudi yerleşim birimleri ‘meşrulaştırılıyor’

Alaturka Amerika ABD Haberleri

KUDÜS (AA) – İsrail Hükümeti, işgal altındaki Filistin topraklarında inşa edilen Yahudi yerleşim birimlerinin mahkeme kararlarıyla kaldırılmasının önüne geçmek için “yasal güvence” sağlamaya çalışıyor.

İsrail’in, işgal altındaki topraklarda bulunan ve uluslararası hukuka göre illegal kabul edilen Yahudi yerleşim yerlerini kendi iç hukuku uyarınca meşrulaştırma çabalarına bir yenisi daha eklendi.

İsrail Yüksek Mahkemesinin, Batı Şeria’da 50 ailenin yaşadığı Yahudi yerleşim birimi Amona’nın illegal olduğu gerekçesiyle kaldırılmasına karar vermesinin ardından, benzer durumların diğer Yahudi yerleşim birimlerinin de başına gelmesini engellemek için hazırlanan kanun tasarısı pazartesi günü parlamentodaki ilk oylamada kabul edildi.

İsrail parlamentosu iç hukuku uyarınca, kanunlaşarak yürürlüğe girmesi için iki kez daha oylanması gereken bu yasa ile, Filistinlilerin Yahudi yerleşim birimlerine karşı İsrail mahkemeleri nezdinde dava açarak olumlu netice almalarının tamamen önüne geçilmesi hedefleniyor.

İsrail mahkemeleri şimdiye kadar, bu illegal yerleşim birimlerinden bazılarının “İsrail otoriteleri tarafından onaylanmadan inşa edildiği” gerekçesiyle kaldırılmasına hükmedebiliyordu.

Bunun son örneği, Kudüs’ün kuzeyindeki Binyamin bölgesinde 1997’de inşa edilen Amona yerleşim biriminin Filistinlilere ait özel mülk üzerine inşa edildiği gerekçesiyle kaldırılmasına hükmedilmesi olmuştu.

İsrail parlamentosunun, iç hukuki süreci tıkayarak işgal altındaki Yahudi yerleşim birimlerini kendi iç hukuku uyarınca meşrulaştırmaya yönelik çabaları ise İsrail’in kurulduğu ilk yıllara kadar uzanıyor.

– Yahudi yerleşim birimlerine ‘yasal’ kılıf arayışı

İsrail, 1967’den bu yana geçen 49 yıllık süreçte, işgal altındaki Filistin topraklarında inşa ettiği Yahudi yerleşim birimlerine yasal kılıf uydurmak için birçok kanun çıkardı.

İsrail, ilk defa 1951 yılında işgal altındaki Filistin topraklarından göç ettirilen Filistinlilerin özel mülklerini, gaiplik yasası olarak bilinen kanunla sahibi olmadığını ileri sürerek el koymaya ve bu mülkleri kamulaştırmaya başladı.

Gaiplik yasasıyla el konulan Filistinlilerin özel mülklerini önce askeri olarak ilan eden İsrail, daha sonra bu alanları üzerinde inşa edilecek Yahudi yerleşim birimlerine tahsis etti.

İsrail Yüksek Mahkemesi ilk defa 1979 yılında askeri amaçlarla el konulan alanlara Yahudi yerleşim birimlerinin inşa edilemeyeceğine karar verdi.

İsrail hükümeti ise bu karar üzerine, kamu arazisi sayılan bölgelere Yahudi yerleşim birimleri inşa etmeye başladı.

Aşırı sağcı Likud Partisinin lideri Binyamin Netanyahu’nun Başbakanlığındaki İsrail Hükümeti’nin Yahudi yerleşim birimlerinin statüsüne ilişkin yasa tasarısını Knesset’ten geçirmesi ise yasal kılıf arayışı çabalarının son halkası oldu.

– İsrail, 4 aşamalı olarak Filistin topraklarında Yahudi yerleşim birimi inşa etti

İsrail, 1967’de Batı Şeria’yı ve Doğu Kudüs’ü işgal etmesinin hemen ardından bölgede Yahudi yerleşim birimleri inşa etmeye başladı.

Sol eğilimli İşçi partisi yönetimindeki İsrail hükümeti, 1967-1977 yılları arasındaki süreçte Doğu Kudüs ve çevresi ile Batı Şeria’nın doğusundaki Ölü Deniz (Lut Gölü) çevresinde yoğun bir Yahudi yerleşim birimi inşası programı için düğmeye bastı.

İşçi partisinin yönetiminden hükümeti devralan aşırı sağcı Likud Partisi de 1977-1987 yılları arasındaki süreçte, Yahudi yerleşim birimi inşası programını aralıksız bir şekilde sürdürerek, Batı Şeria çevresindeki inşa edeceği yerleşim birimlerinde yaşayan Yahudi sayısını bir milyona ulaştırmayı hedefine koydu.

Dönemin İsrail hükümeti, 1990 yılında 1967 sınırlarını kabul etmediğini ilan ederek, Batı Şeria’da Yahudi yerleşim birimlerini inşa etme planına hız verdi. Bu süreçte İsrail Hükümeti, bölgedeki Yahudi yerleşim birimlerinin birbirleriyle ve diğer İsrail kentleriyle ulaşımını sağlamak üzere Batı Şeria’nın iç bölgelerinden geçen güvenli yollar inşa etti.

Yahudi yerleşim birimlerinin doğrudan Batı Şeria’nın iç bölgelerinde inşa edilmesi ise, İsrail’in eski başbakanı Ariel Şaron’un 1996’da Yahudi yerleşimcilere, Batı Şeria’nın her tarafında yerleşim birimi inşa etme çağrısıyla başladı.

– Gazze’deki Yahudi yerleşim birimleri

İsrail, 1968’de ilk defa Gazze Şeridi’nde, bölgeyi kontrol altına alacak birçok stratejik noktada Yahudi yerleşim birimi inşa etmeye başladı.

Gazze Şeridi’nde 23 bin metrekare üzerinde 19 Yahudi yerleşim birimi inşa eden İsrail, 23 bin metrekarelik alanı da inşa etmiş olduğu bu yerleşim birimlerine ‘güvenli alan’ adı altında ilhak etti.

Dönemin İsrail Başbakanı Ariel Şaron, Gazze’de yükselen silahlı direnişle beraber 2003 yılında ilk defa bölgedeki Yahudi yerleşim birimlerinin boşaltılmasını öngören ‘Ayrım Planı’nı gündeme getirdi.

İsrail, 15 Haziran 2005’te Gazze Şeridi’ndeki Yahudi yerleşim birimlerini boşaltmaya ve bu yerleşim yerlerini yıkarak Gazze’den çekilmek zorunda kaldı.

– 49 yılda 262 resmi ve gayri resmi Yahudi yerleşim birimi

Batı Şeria’nın güneyindeki Kefar Atsiyon Yahudi yerleşim birimi, İsrail’in 1967’de Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü işgal etmesinin hemen ardından kurduğu ilk Yahudi yerleşim birimi olarak kabul ediliyor.

İsrail’in Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü işgal ettiği 1967 yılında, bölgede tek bir Yahudi yerleşimci bulunmazken, bugün 220 bini Doğu Kudüs’te olmak üzere toplamda 640 bin Yahudi yerleşimci yaşıyor.

Özel Arap Araştırmaları Derneği Müdürü ve Yahudi Yerleşim Birimleri Uzmanı Halil Tüfekçi’ye göre, Batı Şeria’da 136, Doğu Kudüs’te 10 yasal Yahudi yerleşim biriminin yanı sıra, Batı Şeria’yı çevreleyen yüksek tepeler üzerine kurulmuş 116 illegal Yahudi yerleşim birimi bulunuyor.

Yahudi yerleşim birimi karşıtlığıyla bilinen İsrailli sivil toplum kuruluşu ‘Barış Şimdi’ hareketine göre, Yahudi yerleşim birimleri Batı Şeria’nın yüz ölçümünün yüzde 13’üne tekabül ediyor.

‘Barış Şimdi’ hareketinin istatistiklerine göre, 1977 yılına gelindiğinde Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimci sayısı 4 bin 400’e ulaşmış bulunmaktaydı.

Filistin’in bağımsızlık vesikasının ilan edildiği 1988 yılına gelindiğinde ise Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimci sayısı 66 bin 500’e çıktı.

İsrail ile Filistin arasında Oslo barış anlaşmasının imzalandığı 1993’te Yahudi yerleşimci sayısı 116 bin 300’e ulaştı.

ABD’nin Camp David kasabasında İsrail-Filistin sorununa çözüm arayışları amacıyla tarafların bir araya geldiği 2000’de, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimci sayısı 184 bini bulmuştu.

İsrail-Filistin sorununun çözümü için 2014’te yapılan son çabaların durmasıyla beraber Batı Şeria’daki yerleşim birimlerinde yaşayanların sayısı 371 bin olarak kaydedildi.

Filistinli ve İsrailli uzmanlara göre, 220 bin Doğu Kudüs’te olmak üzere toplamda 640 bin Yahudi yerleşimci yaşıyor.

– Tarafların bakış açıları

Filistinlilere göre, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki Yahudi yerleşim birimleri, sıradan yerleşim birimlerinden daha çok yollarıyla, üniversiteleriyle, okullarıyla, sağlık kuruluşlarıyla mütekamil bir sömürge sistemidir.

Uluslararası camiaya göre de İsrail’in Filistin toprakları üzerinde inşa ettiği Yahudi yerleşim birimleri illegal olup, taraflar arasında barışı da tesis edecek iki devletli çözüme giden yolda büyük bir engeldir.

İsrail ise, Yahudi yerleşim birimlerinin inşa edilmesi çağrılarına muhalefet ederek yapılan bu çağrıları Yahudilerin Batı Şeria’dan tamamen çıkarılmaları olarak değerlendirip, etnik temizlik yapma çağrıları olarak niteliyor.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ise, İsrail işgali altındaki Filistin topraklarında yasal statü eksikliğiyle inşa edilen yerleşim birimlerinin, iki devletli çözüme giden yolda en büyük engel olduğunu belirterek, adil ve kalıcı bir barışa ulaşma ihtimalini düşürdüğünü vurguluyor.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?