“Gerçek teröristler bizi kandırarak kışladan çıkaranlarmış”

ANKARA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında 4. Kolordu ve 28. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin davanın görülmesine devam edildi.

Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, sanıklar, yakınları, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapan sanıklardan eski uzman çavuş Şefran Kızılçay, olay günü birliğinden aranması üzerine kışlaya gittiğini, askeri araçlara bindirilerek kışladan ayrıldıklarını söyledi.

Neden kışla dışına çıkıldığını bilmediğini ileri süren Kızılçay, "Ben Ankara'ya geleli yaklaşık bir yıl olmuştu. Ankara'dan önce Hakkari Dağlıca'da çok zor şartlarda 4 yıl 3 ay görev yaptım. Dağlıca'da görev yaparken hiç pusuya düşürülmedim ama Ankara'da komutanım bildiğim insanlar tarafından iradem fesada uğratılarak pusuya düşürüldüm." dedi.

Darbe girişimini polislerce teslim alınmasından sonra öğrendiğini iddia eden Kızılçay, "Kendini bir meczuba teslim etmiş, darbe yapma derdine düşmüş hainlerle bunlar tarafından kandırılmış olan beni ayırmanızı talep ediyorum." diye konuştu.

Darbe girişiminde bulunmadığını ve FETÖ mensubu olmadığını öne süren Kızılçay, "Sanık Ejder Yıldırım'dan ve bu işte parmağı olan herkesten şikayetçiyim." ifadesini kullandı.

– "Hain komutanlar halka ateş ediyordu"

Sanık Tamer Özer de darbe girişiminden önce uzman çavuş rütbesiyle görev yaptığını, tabur komutanının ise sözde yurtta sulh konseyi üyelerinden Ertuğrul Terzi olduğunu dile getirdi.

Darbe girişiminin yaşandığı gün daha önceden oluşturulmuş WhatsApp grubundan "alarm" verildiğini belirten Özer, görev süresi boyunca çok defa bu şekilde alarm verilerek tatbikat yapıldığı için kışlaya gittiğini söyledi.

Bölük komutanı Serhat Savcı'nın emriyle Zırhlı Personel Taşıyıcı (ZPT) araca bindiğini ve verilen talimatla araca uçaksavar mühimmatı aldığını anlatan Özer, tatbikat yapılacağını düşündüğünden mühimmatın silaha takılmaması emrini verdiğini ileri sürdü.

Bir ara araç başından ayrıldığını, döndüğünde uçaksavar mühimmatının silahlara yüklenmiş olduğunu gördüğünü kaydeden Özer, durumu garipseyerek telefonundan haberlere baktığını ancak net bir bilgi edinemediğini savundu.

Telefonuna gelen bir mesaj üzerine yanına gittiği bir komutana yaşananların darbe girişimi olup olmadığını sorduğunda, Genelkurmay'a saldırı yapıldığı, komutanları kurtarmak için göreve gidecekleri yönünde cevap aldığını iddia eden Özer, komutanının yalan söylediğini düşünmediğini söyledi.

Bundan kısa süre sonra askeri araçlarla tugaydan çıktıklarını belirten Özer, "Genelkurmay'a terör saldırısı olduğu gerçek değilmiş. Gerçek teröristler bizi kandırarak kışladan çıkaranlarmış. Bulunduğumuz yerdeki hain komutanlar halka ateş ediyordu, tanklarla arabaları ezerek gidiyordu." diye konuştu.

Yaşananların darbe girişimi olduğunu öğrendikten sonra kendisine verilen Jandarma Genel Komutanlığı'na desteğe gelmesi emrine uymadığını ve kışlaya dönmeye çalıştığını anlatan Özer, bu davranışının kendisinin darbeci olmadığının kanıtı olduğunu savundu.

Üzerine atılı FETÖ üyeliği suçlamasını da kabul etmeyen Özer, mahkeme heyetinden beraatini istedi.

Diğer sanıkların da savunmalarının alınmasının ardından duruşma yarına ertelendi.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?