Filistin Merkez Konseyinin İsrail aleyhindeki kararları “sembolik”

RAMALLAH (AA) – KAYS EBU SEMRA – Filistinli siyasi uzmanlar, Filistin Kurtuluş Örgütü'ne bağlı Merkez Konseyinde alınan İsrail aleyhindeki kararları, "sembolik" şeklinde nitelendirirken, uygulanma ihtimalinin de zayıf olduğunu belirtiyor.

Siyaset uzmanları, iki gün süren yoğun toplantıların ardından FKÖ'ye bağlı Filistin Merkez Konseyinin aldığı kararları, AA muhabirine değerlendirdi.

Toplantının sonuç bildirgesinde en öne çıkan maddeler arasında, "İsrail'in tanınmasının askıya alınması, Filistin yönetimi ve FKÖ'nün İsrail ile yapılmış anlaşmaları sonlandırması" yer alıyor.

Konseyin söz konusu kararlarına ilişkin Filistinli gazeteci-yazar Talal Avkel, "Bunlar, farklı bir üslupla daha ciddi bir şekilde kaleme alınmış, Filistin'in işgalcilerle arasındaki gelecekteki siyasetini resmeden, tekrarlayan kararlar." değerlendirmesinde bulundu.

Avkel, söz konusu kararların "tek seferde uygulanmasının mümkün olmadığını" vurgulayarak, "Ortada 25 yıllık bir geçmiş ve gerçekler var, bunların tek kalemde silinmesi mümkün değil, zamana ve mekanizmaya ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.

Kararların uygulanmasının İsrail'e dönük olmaktan ziyade "içe dönük mesajlar" içerdiğine dikkati çeken Avkel, bu mesajların da ulusal projeyi ve İsrail aleyhinde alınan kararların uygulanmasını hedef alan büyük zorluklarla mücadele amacıyla içerideki durumu güçlendirmek için verildiğini dile getirdi.

Siyasi analist Avkel, ayrıca bölünmüşlüğün sonlandırılmasına ve Filistin uzlaşısına yeniden fırsat veren Konseyin, Hamas'a açık kapı bıraktığı görüşünü dile getirdi.

– "Kararlar, siyasi mesaj olmaktan öteye geçemeyecek"

Ramallah'taki Yabous Siyasi Araştırmalar Merkezi Müdürü Süleyman Beşarat da alınan kararların sembolik olduğu konusunda Avkel ile hemfikir.

Beşarat, kararların siyasi bir mesaj olmaktan öteye geçmeyeceğini vurgulayarak, bunların uygulanmasının da birtakım sebeplerden ötürü mümkün olmadığını savundu.

Yabous Siyasi Araştırmalar Merkezi Müdürü Beşarat, sözlerine şöyle devam etti:

"Filistin yönetimi, Oslo Anlaşması'nın bir sonucudur, bu prensiple bakacak olursak ekonomik ve siyasi açıdan uluslararası bir gözetime sahip. Ancak bu anlaşmaya bağlılığını sonlandırırsa, uluslararası gözetimden de mahrum kalacak."

İsrail'e karşı yükümlülüklerin bitirilmesi konusunu ise gerçekçi bulmadığını söyleyen Beşarat, bu konunun teorik ve pratik açıdan imkansız olduğunu söyledi.

Beşarat, "Gerçekte, güvenlik, ekonomi, siyaset hatta sağlık alanındaki ilişkilerde bir tekâmül söz konusu. Son zamanlarda imzalanmış onlarca mutabakat zaptı var, Filistinlilerin hayatını kolaylaştırmak amacıyla İsrail sivil idaresiyle daha sonra da doğrudan ortaklık için anlaşma imzalanabilir." diye konuştu.

Filistinli siyasi analist ayrıca, kararın uygulanması aşamasında sorumluluğun da "rolünü güçlendirmek" amacıyla Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a bırakıldığını dile getirdi.

– "Kararları uygulayacak siyasi irade yok"

Ulusal Necah Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Ferid Ebu Dahir de konuya dair değerlendirmesinde "Yürütme otoritesinin, tekrarlanan bu kararları uygulamaya koyacak siyasi iradesi yok." ifadelerini kullandı.

Ebu Dahir, alınan kararların hiç de kolay olmadığını uygulanması için bazı politikalara ve icra mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.

– Filistin Merkez Konseyi toplantıları

Filistin Kurtuluş Örgütü Merkez Konseyi 30. dönem toplantıları "Han el-Ahmer ve Sabiteleri Savunma" gündemiyle geçen pazar Ramallah'ta yapılmıştı.

Merkez Konseyinde İsrail aleyhine alınan kararlar ise şu şekilde sıralanmıştı:

FKÖ ile Filistin yönetimi, Tel Aviv, 1967 sınırları dahilinde başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletini tanıyıncaya kadar, İsrail'i tanıma ve İsrail ile yapılan tüm anlaşmalara bağımlı kalma yükümlülüğünü sona erdirdi. İsrail ile Filistin yönetimi arasındaki güvenlik koordinasyonunun tüm biçimleri ve ekonomik ilişkiler de durduruldu.

Toplantının sonuç bildirgesinde ayrıca, Konsey tarafından alınan tüm kararların uygulanması yetkisinin Filistin Devlet Başkanı Abbas ile FKÖ Yürütme Konseyine verildiği kaydedildi.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?