Cumhurbaşkanı Erdoğan FAZ'a makale yazdı (2)

BERLİN (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ''Almanya'dan öncelikli beklentimiz, Birleşik Krallık hükümetinin yaptığı gibi, bu darbe girişiminin FETÖ tarafından yapıldığını kabul etmesidir.'' ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya'nın günlük gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung'ta (FAZ), "Almanya'dan beklentiler" başlığı ile bir makale kaleme aldı.

Türkiye'nin, kaynağı ne olursa olsun, hangi dini, ideolojiyi yahut etnisiteyi temsil ettiğini iddia ederse etsin, terörle mücadele konusunda oldukça kararlı olduğunu belirten Erdoğan, bu çerçevede Türkiye'nin DEAŞ, El Kaide, PKK, DHKP-C ve FETÖ gibi bir çok terör örgütü ile aynı anda mücadele ettiğini anımsattı.

Başkan Erdoğan, DEAŞ'a karşı Fırat Kalkanı, PKK'ya karşı da Zeytin Dalı Operasyonları sayesinde Suriye'nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan iki terör devletinin önlendiğini vurgulayarak, Türkiye'nin teröristlerden kurtararak istikrara kavuşturduğu bu bölgeden kaçan mültecilerin evlerine döndüğünü ve bu bölgenin bugün adeta Suriye'nin diğer bölgelerinden kaçan mülteciler için güvenli bir alana dönüştüğüne işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya'dan beklentilerine de değinerek, ''Türkiye'nin Almanya'dan beklentisi, Almanya'nın iç barışını da tehdit eden ve Alman vatandaşlarını da terör saldırılarının hedefi haline getiren FETÖ, PKK ve DHKP-C gibi terör örgütleri ile mücadele konusunda Türkiye'ye gerekli desteği vermesidir." ifadesini kullandı.

Erdoğan, PKK'nın Alman istihbarat kurumlarının raporlarında da tespit edildiği üzere, halen çeşitli kisveler altında Almanya'da faaliyet göstererek eleman temin etmekte, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı yapmakta, haraç toplamakta ve terör propagandası yapmakta olduğuna dikkati çekti.

– "Alman kamuoyunun yönlendirilmesi ikili ilişkilere zarar vermektedir"

Makalesinde 15 Temmuz hain darbe girişimine de yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

''Ordumuza sızdırdığı militanları vasıtasıyla yapmış olduğu askeri darbe girişimi ile Cumhuriyet tarihimizde görülmemiş bir katliama imza atan FETÖ ile mücadele konusunda da Türkiye'nin Almanya'dan somut beklentileri vardır. Zira yeni nesil bir terör örgütü olan FETÖ'nün, takiyye metodunu benimsemiş, sızma stratejisini uygulayan ve şeffaf olmayan bir yapı olduğu bilinmelidir. Bu terör örgütü, demokratik hukuk devletinin imkanlarını ve zaaflarını sonuna kadar kötüye kullanarak devletimizin tüm birimlerine sızmış, kendisine karşı olanları komplo ve şantajla sindirmiş ve Türk devletini içerden yıkmaya çalışmıştır. Komplolar ve şantajlar ile istediği sonucu elde edemeyince, en son olarak doğrudan silaha başvurarak kanlı bir darbe girişiminde bulunarak 251 vatandaşımızı şehit etmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni bombalamıştır.''

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ konusunda Almanya'dan beklentisi konusunda ise "Almanya'dan öncelikli beklentimiz, Birleşik Krallık hükümetinin yaptığı gibi, bu darbe girişiminin FETÖ tarafından yapıldığını kabul etmesidir. Bununla beraber Alman dostlarımızın, FETÖ'ye ait kurum, kuruluşlar ve şahıslar ile ilgili somut adımları, Türkiye'nin sağladığı kanıtlar ile beraber ivedilikle atması, FETÖ'den hesap sorulmasını talep eden Türk halkının nezdinde olumlu karşılanacaktır." ifadelerini kullandı.

Hem FETÖ hem de PKK üyelerinin ve kuruluşların, Türk Alman ilişkilerini sabote etmek için manipülasyon ve dezenformasyon dahil ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını esefle izlediklerini vurgulayan Erdoğan, ''Almanya gibi büyük ve köklü bir devletin Türkiye siyasetinin yahut Alman kamuoyunun, PKK ve FETÖ gibi terör örgütleri yahut başka marjinal gruplar tarafından yönlendirilmesi, ikili ilişkilerimize telafisi mümkün olmayan zararlar vermektedir." değerlendirmesinde bulundu.

– Radikalizmle mücadele

Almanya'da mevcut bulunan Türk diasporasının, Almanya ile Türkiye'nin ilişkilerinin sağlam bir zeminde yürümesi için bir fırsat olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin diasporasına yönelik açık ve şeffaf olan politikası, kimilerinin iddia ettiği gibi Almanya için bir tehdit değildir. Zira diaspora politikamızın temelinde, soydaşlarımızın kendi dilleri, dinleri ve kültürlerini koruyarak yaşadıkları ülkelerin dilini öğrenip, siyasi sürecine katılmaları ve kanunlara uyan iyi bir vatandaş olarak tümüyle entegre olmaları bulunmaktadır. Böyle bir Türk diasporası, Türkiye ve Almanya arasında sanattan ticarete, bilimden turizme bütün alanlarda daha güçlü bağlar kurulmasının teminatıdır. Yine böyle bir diaspora, Avrupa'da büyük tehlike haline gelen radikalleşmenin önündeki en büyük engeldir. Bu noktada radikalizmle mücadele konusunda Türk kökenli cemaatlerin ve DİTİB başta olmak üzere diğer STK'ların, Almanya'nın güvenliğine yaptığı katkı inkar edilemez."

Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik olanaklara da değinen Erdoğan, ticari ilişkiler noktasında, Türkiye ve Almanya'nın önünde turizmden, yenilenebilir enerjiye, altyapı yatırımlarından otomotiv sektörüne geniş bir işbirliği alanı bulunduğunun altını çizdi.

Türkiye'nin özellikle güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını artırarak hem yerli kaynaklardan enerji üretmeyi hem de iklim değişikliği ile mücadeleye katkı vermeyi amaçladığını kaydeden Erdoğan, ''Bu alan ve diğer alanlarda Türkiye'de yatırım yapan Alman firmalarının sayısının artmasını ve karşılıklı ticaretimizi arttırmayı hedefliyoruz. Gelin, her iki ülke toplumlarının refahı ve geleceği adına ve karşılıklı çıkar ilkesi çerçevesinde kazancımızı arttıralım, sorunlarımızı azaltalım.'' ifadeleriyle Alman işadamlarına çağrıda bulundu.

(Bitti)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?