Cumhurbaşkanı Erdoğan canlı yayında soruları yanıtladı

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya'nın ücretsiz olması önerisine ilişkin, "Olmayacak bir şey değil hatta üzerinde öyle dururuz ki, (adını) müze değil artık Ayasofya Cami olarak koyarız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TGRT Haber-Beyaz TV'nin ortak yayınında "Cumhurbaşkanı ile Seçim Özel" programında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Biz çözdük başörtüsü sorununu" açıklamasının sorulması üzerine Erdoğan, "Nasıl çözmüş? İşi Anayasa Mahkemesine götürenler onlar. Utanmadan diyor ki 'Biz çözdük.' Siz bir defa iptali için Anayasa Mahkemesine götürdünüz. Nur Serter, ikna odalarının baş mimarı değil miydi? Orada o kızlarımıza zulüm eden bu kadın değil miydi? Bu kadın daha sonra CHP'nin milletvekili olmadı mı? Siz kimi aldatıyorsunuz? CHP milletvekili Nur Serter, Kemal Alemdaroğlu'nun rektör yardımcısıydı. İkna odalarının da baş mimarıydı. Biz sizin cemaziyelevvelinizi biliriz ve baş örtüsüyle hukukunuzun ne olduğunu çok iyi biliriz." diye konuştu.

  • "AK Parti sizin gibi çürük, çarık tipleri içine alacak bir parti değildir"

Seçimden sonra yeni bir parti kurulacağı söylemlerine ilişkin görüşü sorulan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu ülkede, siyasetin acemileri var. Yolda giderken siyasete bulaşmış olanlar var ama çekirdekten bu işin içinden gelmek başka bir şey. Bir defa biz bu yola makam ve koltuk aşkı ile çıkmadık. Bizim sevdamız millet. Sevdası millet olmayanların çabası beyhude bir çabadır. Bazı denemeler oldu biliyorsunuz. Sonuçlar ortada, bizim partimizden çok kişiler ayrıldı. Ne oldu? Parti kurdular. Sonra ne oldu? Sıfırlandılar.

Davamıza baş koyan arkadaşlarımız koltuk değil, halkımıza hizmet derdinde. Bu derdi olmayanlar, bu anlayışa sahip çıkmayanlarla biz yol yürüyemeyiz. Yoldan çıkanları da zorla yola sokmak gibi bir zaman israfına girmeyiz. Şu anda bizimle yola çıkıp da CHP'nin içinde olanlar var, onlarla beraber yol yürüyenler var. 'Akademik çalışma yapacağız.' deyip de ne yazık ki istikametini kaybedenler var. Bu tür tartışmalar yeni değil. Türk siyasi tarihinin son 20 yılına baktığımız zaman Türkiye'nin büyük badireler atlattığını görüyoruz. Bu badirelerin hepsinin altında AK Parti'nin emeği, milletimizin desteği yatmaktadır. Türkiye'nin beka mücadelesi verdiği bu dönemde yeni bir siyasi oluşumdan ziyade güçlü bir birlikteliğe ihtiyacımız var."

Erdoğan, AK Parti'nin milletin karşılaştığı sorunlara yönelik çözümler üretmeyi, millete hizmet etmeyi kendisine şiar edinmiş bir parti olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

"Gitmiş bir başka partiden aday olmuş şöyle veya böyle… Şunu bilecek bir defa; 'Seçimden sonra ben tekrar AK Parti saflarında yerimi alırım.' kusura bakma. AK Parti sizin gibi çürük, çarık tipleri içine alacak bir parti değildir. Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz çünkü dava adamı davasına ihanet etmez. Davasına ihanet edenlerle de yol yürümez. Biz şu anda bu yolumuzu samimi olanlarla yürüyoruz. Yürümekte de kararlıyız. Böyle bir şey yapacak olursak, milletimiz de bizi affetmez."

  • "Müze statüsünden çıkar"

Ayasofya'nın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ücretsiz olup olmayacağına ilişkin soruyu Erdoğan, şöyle yanıtladı:

"O, anormal bir teklif değil. Olabilir. Olmayacak bir şey değil, rahatlıkla olabilir. Hatta hatta bunun üzerinde öyle dururuz ki bunun (adını) müze değil, artık Ayasofya Cami olarak koyarız. Nasıl Sultanahmet Camisi'ne turistler geliyorlar, herhangi bir ödeme yapıyorlar mı? Ziyaretini Sultanahmet Camisi'nde, Süleymaniye Camisi'nde, Fatih Camisi'nde yapıyor. Aynı şeyi Ayasofya'da da yapar. Müze statüsünden çıkar. Zaten daha sonradan buraya böyle bir statü verildi. Bu da yine CHP zihniyetinin bir adımıdır. CHP zihniyetinin attığı bu adımı değiştiririz."

Bedelli askerlik ücretinin düşürülmesine ilişkin beklentilerin olduğunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, "El insaf. Burada bu kadar harcamalar yapılacak ki bu bedel ta nerelerdeydi biliyorsunuz. Düşürdük, düşürdük, düşürdük şu anda geldiği yer 5 bin avro. Bu şimdi o günün kuru üzerinden değerlendirilecek. Ücretler orada TL olarak neye tekabül ediyor, o parayı ödeyecek. Bir şöyle olsun, bir böyle olsun böyle bir durum söz konusu olmayacak." dedi.

  • "Netanyahu'nun propagandasını ne yazık ki ABD yönetiyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Golan Tepeleri açıklamasına ilişkin bir soru üzerine ş şu değerlendirmelerde bulundu:

"BM'nin bu konuyla ilgili kesin kararı var. BM'nin kesin kararında da Golan Tepesi'nin, İsrail ile yakından uzaktan alakası yok. AB'nin bu konuda yaptığı açıklamalar var. En son Tusk bir açıklama yaptı. Kesinlikle biz kararımızda herhangi bir değişikliğe gitmiyoruz. Dün akşam benim Sayın Macron ile bir görüşmem vardı. Yine Fransa'nın da buradaki duruşu aynı. 'Duruşumuzda herhangi bir değişiklik söz konusu değil. Trump ile görüşmem olacak. Trump ile yapacağım görüşmede bunu kendisine de söyleyeceğim.' dedi.

Burada maalesef çok ciddi bir yanlış var. Yanlış şu; Trump adeta malum, İsrail'de seçim var. Netanyahu'ya seçim hediyesi olarak altın tepside Golan Tepeleri'ni kendine göre hediye ediyor. Netanyahu da anında bunu seçim propagandasında kullanıyor. Her şey açık. Netanyahu'nun yolsuzlukları deşifre oldu. Adli mekanizma işletilmeye başlandı. Pompeo İsrail'i ziyaret etti, desteğini deklare etti. Bu hamle Netanyahu'nun yolsuzluklarını perdeleyemedi. İşgal siyaseti, kan üzerinden siyaset buna ne derseniz deyin haftaya da Netanyahu ABD'ye gidiyor. Şimdi Netanyahu'nun propagandasını ne yazık ki ABD yönetiyor. Biz buna emperyalizm ve siyonizm dostluğu diyoruz. Bu dostluk sadece bölge barışını değil, dünya barışını da tehdit ediyor. Kan ve işgal üzerinden politika geliştirmek acziyettir, insanlığa ihanettir. Bu dostluk sadece bölge barışını değil, dünya barışını da tehdit ediyor."

Bu konuyu BM'ye daimi temsilci vasıtasıyla taşıdıklarını, BM'de de bu konuyu tekrar gündeme getirip adımı atacaklarını belirten Erdoğan, bu konunun BM Güvenlik Konseyi'nden geçmesinin söz konusu olmadığını, çünkü Rusya'nın bu konudaki duruşunun belli olduğunu, AB üyesi ülkelerin duruşunda da herhangi bir sıkıntı olmayacağına göre BM Güvenlik Konseyi'nden bu işin olur almasının mümkün olmadığını kaydetti.

Trump'ın kendi kendine konuştuğunu dile getiren Erdoğan, "Adeta Amerika'daki Yahudiler üzerinde bir hesap peşinde. Kendisine şimdiden bir seçim yatırımı yapıyor. Çok çok yanlış bir oyun. Bu bölgenin geleceğine yönelik Allah göstermesin kan revan içinde kalmasının sorumluluğu onun üzerinde olur." dedi.

  • "Eğer bir gece ansızın girmemiz gerekiyorsa gireriz"

Kuzey Suriye'deki son duruma ilişkin soru üzerine Erdoğan, şunları aktardı:

"Dün, Savunma Bakanım ve Kuvvet Komutanlarım bölgedeydiler. Çalışmalar devam ediyor. Seçim için bir haftamız kaldı, bunu bir defa halletmemiz lazım. Fırat'ın doğusuna yönelik planladığımız terörden bölgeyi arındırma hareketi için hazırlıklar da son aşamaya geldi. Terörist unsurların başka kisvelerle sınırımızın diğer tarafında mevcudiyetini kabul etmemiz mümkün değildir kim olursa olsun. Planladığımız hareketin stratejik tek gerçeği terörle mücadele, insanlığı hedef alan terörü bitirmektir. Terörle mücadelemizi her halükarda sürdüreceğiz. Bu zulme sadece biz karşı çıkmıyoruz. Türk, Kürt, Arap ve Türkmen aşiretler, PKK, YPG, PYD zulmünün bitmesini istiyor. Gereken ne ise bunu yapacağız. Fırat'ın doğusuna yönelik olarak askeri anlamda ordumuz tüm yığınağını yapmıştır. Eğer bir gece ansızın girmemiz gerekiyorsa gireriz."

  • "Sana bu sözü söyleme hakkını kim veriyor?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin eski ABD Büyükelçisi Namık Tan'ın, Türkiye'nin Rusya'dan alacağı S-400 ve ABD ile yaptığı F-35 anlaşmalarına ilişkin sözlerinin sorulması üzerine, şunları söyledi:

"Bunlar ihanet içindeler. Sen bu milletin ekmeğini yiyeceksin, büyükelçilik yapacaksın ondan sonra terbiyesizce açıklama yapacaksın. Önce bir defa senin haddine mi? Sen büyükelçilik yaptın diye, emekli oldun diye sana bu sözü söyleme hakkını kim veriyor? Neymiş, 'Amerika ile iyi geçinmek lazım.' şudur, falan, filan… Biz, milletimizin menfaatine olan ne ise, bu menfaat olduğu sürece her şeyi iyi geçinme üzerinde devam ettiririz. Biz kalkacağız, 1 milyar 200 milyon dolar F-35 için vereceğiz, ondan sonra yok şöyleydi, yok böyleydi. Zaten bize iki tanesi teslim edildi, şimdi diğer iki tanesi gelecek. Zorla buna talip olmadık ki biz NATO'nun bir ortağı olarak bu da gündeme geldiği için girdik." dedi.

Patriotlar için Obama döneminden itibaren bu işin konuşulduğunu hatırlatan Erdoğan, "Beyefendiler, 'Kongreden izin çıkmadı.' dediler ve patriotları vermediler. Biz, savunma sistemi noktasında adımlarımızı niye atmayalım? Bunun için Rusya ile bu anlaşmayı yaptık. S-400 konusunda bu adımları attık. S-400 ile ilgili geri dönüşümüz söz konusu değil. S-400 ile ilgili adımımızı atmış vaziyetteyiz." ifadelerini kullandı.

Patriotlarla ilgili ABD ile görüştüklerini ama şartları uygun hale getirmelerini istediklerini belirten Erdoğan, "Bir fiyatlar, kredi imkanları, iki ortak üretim, buna benzer şartlar olması lazım ki biz sizinle de ayrıca ortak adım atalım dedik." diye konuştu.

(Sürecek)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *