Alaturka Ekonomi Haberleri

ANKARA (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın bugün açıkladığı “Yeni Ekonomi Programı “na ilişkin, “İş dünyası hareketsiz bir durumda mazbatanın verilmesini bekliyor. Eğer aksi bir durum olursa ülke tan anlamıyla felaketle karşı karşıya kalacak. Demokrasinin olmadığı bir yerde istediğiniz yapısal reformları yapın işe yaramaz. ” ifadelerini kullandı.

Erdoğdu, yazılı açıklamasında, İstanbul'da seçim sonuçlarının henüz netleşmemiş olmasını eleştirdi.

Hukukun egemen olmadığı ve meşruiyetin kaynağının millet iradesi olarak kabul edilmeden açıklanan tüm paketlerin, ekonomiye güven vermeyeceğini vurgulayan Erdoğdu, şu ifadeleri kullandı:

“İş dünyası hareketsiz bir durumda mazbatanın verilmesini bekliyor. Eğer aksi bir durum olursa ülke tam anlamıyla felaketle karşı karşıya kalacak. Demokrasinin olmadığı bir yerde istediğiniz yapısal reformları yapın işe yaramaz. Ekonomi, 10 gündür katledilen yasa ve milletin iradesini hiçe sayan bir devlete güvenmez. İçişleri Bakanı'nın polisleri kapı kapı dolaştırıp sahte seçmen bulmaya çalıştığı, 'seçim iptal edilsin' diye yasa ve hukukun katledildiği bir ülkeye hiç kimse yatırım yapmak için gelmez. Böyle bir demokrasi ve hukuk anlayışıyla bu krizden çıkmanın imkanı yok. Ekonomide düzlüğe çıkmanın tek ilacı demokrasi hukuk ve özgürlüğün sağlanması. Bugün yaptıkları açıklamada sadece yargı ve hukuk reformuna dair somut iki-üç adım olsaydı piyasada heyecan dalgası oluşturulabilirlerdi ama piyasaya yeni bir hayal kırıklığı daha yaşattılar. ”

Ekonomi yönetiminin krizi yönetemediğini ileri süren Erdoğdu, “Krizin süresini uzatıyorlar, tahribatı ağırlaştırıyorlar. Reform paketi beklerken, belirgin olmayan reform vaat paketi ile karşılaştık. Maalesef ekonomik krizin ciddiyetini hala tam anlamıyla kavrayamamış bir yönetimimiz var. ” görüşünü savundu.

  • “Alelacele hazırlanmış “

Sunumda Türkiye'nin bugün ihtiyaç duyduğu kaynağı nasıl temin edeceği, borçları nasıl çevireceği ve enflasyonu nasıl düşüreceğinin anlatılmadığını aktaran Erdoğdu, bu haliyle paketin, alelacele hazırlanmış, baştan sona temenniler manzumesi olduğunu öne sürdü.

Erdoğdu, açıklanan pakette, kamu bankalarının sermaye enjeksiyonuna muhtaç hale geldiğinden başka somut bir bilgi bulunmadığına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Bankalara devlet teşviki dışında hiçbir getirisi olmayan bomboş bir açıklama. Bugüne kadar yaptıkları reel sektörün sorunlarını ertelemek ve devlet bankaları aracılığıyla kredi çöküşünü sonlandırmaktan ibaretti. Devlet bankalarının kullanılmasının da sonuna gelinmiş olduğu görülüyor ki, bankaların sermayelendirilmesi için şimdilik 28 milyar lira tutarında özel tertip borç kağıdı çıkartacaklar. Kriz sırasında tercih ettikleri yöntem devlet bankalarını eritti, bankacılık sektöründe kriz tehlikesi belirdi. Şimdi finansal riski toplumsallaştırıyorlar. ”

Hem vergiyi tabana yaymanın hem de kurumlar vergisini düşürmenin bu koşullarda mümkün olmadığını savunan Erdoğdu, “2018 yılı itibarıyla kurumlar vergisinin oranı yüzde 22'dir. Diğer bir deyişle vergi yükü zaten tabandadır. Vergiyi tabana yayacağız demek, şirketleri kurtarma maliyetinin vatandaşların üzerine yıkılacağı anlamına gelir. ” ifadelerini kullandı.

  • “Kıdem tazminatı işçinin güvencesidir “

Reform paketinde borçlarını ödeyemeyecek şirketlerin tasfiyesinden bahsedildiğine işaret eden Erdoğdu, “Şimdiye kadar birlikte hareket ettikleri sermaye çevrelerinden bazılarının feda edileceğine dair bir karar almış olduklarını da anlayabiliyoruz. Bunun sonuçlarını izleyen günlerde göreceğiz. ” değerlendirmesini yaptı.

Pakette Kıdem Tazminatı Fonu kurulacağının ve fona işçinin katılımının da sağlanacağının açıkladığını anımsatan Erdoğdu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“İşsizlik sigortasından sonra belli ki işçinin kıdem tazminatına da çökecekler, alın terini gasbedecekler. Kıdem tazminatı işçinin güvencesidir. Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemi, katılımcılarını reel olarak kayba uğratabilen, biriken fonları koruma hususunda henüz yeterince gelişmemiş bir sistemdir. Bu düzenlemenin işçilerin hak kaybına yol açabileceği bellidir. Böyle bir şeye izin vermeyeceğimizi bilsinler. ”

Aykut Erdoğdu, tarımdaki çöküşün ve artan gıda fiyatlarının sorumlusu olan iktidarın gıda fiyatlarının artışına karşı somut bir çözüm getirmediğini savunarak, şunları kaydetti:

“17 yıldır IMF programını kesintisiz uygulayarak tarımda bugün yaşananların sorumluları Sera AŞ kurarak gıda enflasyonunu yavaşlatmayı vadediyor. Sera AŞ kurarak gıda enflasyonunu düşüreceğimizi zanneden iktidar, tanzim satış fiyaskosundan hiç ders almamış. ”

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?