CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, canlı yayında gündemi değerlendirdi: (1)

Alaturka Politika Haberleri

ANKARA (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Hangi engeli getirirlerse getirsinler bizim belediye başkanlarımız iyilikte yarışacaklardır. Gerekirse bütün masrafları keseceklerdir ve hatta gerekirse belediye başkanı aylığını dahi bu işe ayıracaktır. Bu konuda çok açık ve çok net bir tavrımız var." dedi.

Kılıçdaroğlu, Fox TV'de canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu, koronavirüsle mücadele çerçevesinde hekimlerden, iktisatçılardan, sosyologlardan oluşan üç ayrı komisyon oluşturduklarını, olayı incelemeye çalıştıklarını söyledi.

Virüsün Avrupa'ya gelmesinin ardından bunun Türkiye'ye yansımaları ve alınması gereken önlemler konusunda da özel bir çalışma yaptıklarını ve öncelikle belediye başkanlarını uyardıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Kişilerin evde kalacaklarını da düşünerek 65 yaş üstü olanların adreslerini, bütün belediye başkanlarımıza bir şifre vererek kendi bilgisayar ortamımızdan almalarını sağladık. Bu virüsle mücadelenin milli dayanışma duygusu içinde yapılması gerektiğini söyledik. Arkadaşlarımıza da bu konuda gerekli talimatı verdik. Milli dayanışma duygusu içinde gideceğiz. Dolayısıyla burada bir iktidar, muhalefet kavgasına ortam hazırlamayalım. Çünkü sorun hepimizin sorunu dedik. Virüs A ya da B partili, A inancı ya da B inancı dinlemiyor. Hedef aldığı insandır, bizim insanımızdır."

Sorunun çözümü noktasında strateji üzerine yoğunlaştıklarını belirten Kılıçdaroğlu, hem sağlık hem ekonomik alanda alınması gereken önlemlere ilişkin yaptığı açıklamaları anımsattı.

Kılıçdaroğlu, sadece 65 yaşın üstündekilerin sokağa çıkmasına yönelik kısıtlamanın yanlış olduğunu savunarak, "O evden çıkmayacak ama onun çocuğu çıkacak, işini yapacak ve akşam eve gelince zaten bulaştıracak. Akıl dışı kararları anlamak mümkün değil." dedi.

"Evde kal" kampanyasına da değinen Kılıçdaroğlu, "Tamam güzel ama evde kalınmıyor. Bu insanlar iş güç sahibi. Ev geçindirecek ve onlara bir güvence verilmesi lazım. 'Evinizde kalın sizin sorununuzu biz çözeceğiz, ekmeğinizi getireceğiz, aylığınızı asgari ücret üzerinden, işsizlik sigortası fonundan ödeyeceğiz' denmesi lazım. Bunlar yapılmadı." diye konuştu.

Hükümetin ekonomi paketini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Sağlık konusunda Bilim Kurulu hangi kararı veriyorsa o karara uyuyacaksınız. Çünkü Bilim Kurulu bu işin kalbi, merkezi. Sağlık kurulunun aldığı kararların bir kısmına uyulmadı, uyulmadığı için toplum bu noktaya geldi ve daha ciddi bir hasarla karşı karşıya kaldı." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı kararı veya bakanların aldığı kararla kapatılan iş yeri sayısının 144 bin 690 olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Berber, kuaför, güzellik salonu. 504 bin kişi işsiz kaldı. Evinde ve herhangi bir geliri yok. Motorlu kurye çalışanlarının sayıları 982 bin. Ama bunların 500 bini işsiz, diğerleri şu anda hala çalışıyorlar, servis yapıyorlar. AVM'lerdeki işsiz sayısı 523 bin kişi. Kahvehaneler kapandı Türkiye genelinde 259 bin kişi işsiz kaldı. Bunlar gündelikle çalışanlardır. Okul kantinleri kapandı yurtlarda, üniversitelerde, okullarda 150 bin kişi işsiz kaldı. Lokanta, restoran, kafe bunlar da kapandı."

"Ne öneriyorsunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Şu güvence verilmeli en azından '3 ay ya da bu iş sona erdikten sonra tekrar iş başı yapacaksınız, dükkanlarınızı açacaksınız, burada çalışan işçilerin aylığını asgari ücret üzerinden ben ödeyeceğim.' Nereden? İşsizlik Fonu'ndan. Burada 131 milyar lira para var. Biz kendilerine bunu yapın, şunu yapın diye söyledik. Her birisini tek tek öneri olarak da verdik. İşsizlik Sigortası Fonu'nda para var, bu parayı ödeyin." değerlendirmesini yaptı.

– "İşsizi rahatlatacak en ufak bir çözüm yok"

Çözüme yönelik bir strateji oluşturulması halinde sorunun daha rahat çözülebileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Strateji insan odaklı değil, rant odaklı oluşturulmuş durumda. Bizim itirazımız burada." diye konuştu.

Ekonomik ve Sosyal Konsey'in toplanmasına ilişkin çağrısını anımsatan Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Niçin toplamıyorsunuz? Çankaya'da bir toplantıda Türk Tabipler Birliği, Türk Eczacılar Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği orada yok. Niçin yok? Dediler ki 'Biz ihtiyaç sahibi olanlara yardım edeceğiz.' Gayet güzel. Ne kadar para ayırdılar 2 milyar lira. 2 milyon 111 bin aileye bir defa biner lira verilecek. 'En düşük emekli aylığı 1500 lira olacak' dediler. O da güzelmiş, itirazımız yok. Sosyal açıdan vatandaşı, işsizi rahatlatacak en ufak bir çözüm yok. Rahatsız eden bu.

Bir şey daha var. Aile Yardımları Sigortası. Bu eğer Türkiye'de olsaydı bu sorunlar çok daha rahat aşılabilirdi. Bu sigorta Uluslararası Çalışma Örgütü'nün kabul ettiği 9 sigorta dalından birisi. 8'i Türkiye'de uygulanıyor, 9'uncusu uygulanmıyor. İşçi sendikaları bunu dile getirsinler. Bu çağrıyı da yaptım Sayın Erdoğan'a, bunu parlamentodan süratle geçirelim."

– "Yine yapacaklar"

Bağış kampanyalarına yönelik bir soruya ise Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

"Bizim inancımızda 'İyilikte yarışınız' der. Neden iyilik yapmak isteyenleri bundan men ediyorsunuz. Bunu anlamak mümkün değil. Bizim belediyelerimiz bugün binlerce kişiye nakit, on binlerce kişiye gıda yardımı yaptılar. Doğal gaz ve elektrik konusunda ilgili firmalara yazılar yazıp, 'Açınız bunları' diye uyardılar. Borç nedeniyle kapanan suların açılmasını sağladılar. Bütün belediye başkanlarımız daha seçimlerin başında taahhüt ettiler 'Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek' diye. AK Parti'li belediyelerde bağış alıyorlar. Yanlış mı yapıyor? Hayır doğru yapıyor."

Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarına, gıda ve diğer yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasına yönelik talimatının anımsatılması üzerine, "Yine yapacaklar. İş dünyasından son derece saygın insanlar var, yoksullara yardım yapmak istiyorlar. Getirecekler paketleri verecekler veya belediye o paketleri oradan alacak yoksullara dağıtacak. Belediye burada aracılık yapacak." dedi.

Belediye gelirleri içinde bağışların yer aldığını belirten Kılıçdaroğlu, "Yapılan tamamen CHP'li belediyeler yardım yapmasın. Elini kolunu bağlayalım başarısız olsunlar. Buradan bütün vatandaşlarıma sesleniyorum, hangi engeli getirirlerse getirsinler bizim belediye başkanlarımız iyilikte yarışacaklardır. Hiç bir çocuk kendi beldelerinde yatağa aç girmeyeceklerdir. Gerekirse bütün masrafları keseceklerdir ve hatta gerekirse belediye başkanı aylığını dahi bu işe ayıracaktır. Bu konuda çok açık ve çok net bir tavrımız var. Çünkü yaşanan salgın çok derin bir salgın." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, kendisinin öneriler paketinin anımsatılarak, "Devletimizin kaynağı var mı?" sorusuna da "Bugün yeteri kadar kaynağımız var mı? Hayır yok. Üzülerek ifade edeyim yok. Bağış kampanyası açılmasının nedeni de bu zaten. Yani 'CHP'li belediyelere vermeyin sadece bize verin, biz bu yardımı yapacağız.' 900 milyon liraya yakın bir para toplandı. Bu paranın büyük bir kısmını kamu kuruluşları ödedi. Zaten bunlar devletin parası. Bu kurumlar paraları veriyorlar ama Kurumlar Vergisi beyannamesini verdiklerinde yaptıkları bağışın tamamını vergi matrahından düşecekler." karşılığını verdi.

(Sürecek)

Reklamlar

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?