Wall Street closes mixed with oil up, tech losses

NEW YORK (AA) – Wall Street closed mixed on the last trading day of the week as crude oil prices increased but stocks of tech giants fell.

The Dow Jones rose 0.12 percent to close t at 18,003 points while the S&P 500 closed flat at 2,091. The Nasdaq decreased 0.80 percent to end the day at 4,906 points.

The Dow increase of 0.6 percent overall this week as the S&P 500 rose 0.5 percent. The Nasdaq shed 0.7 percent.

At the final bell, oil prices were on the rise.

American benchmark West Texas Intermediate was up by 1.4 percent to $43.76 per barrel and international benchmark Brent crude was trading at $45.16 — a1.4 percent increase.

Shares of tech giants Google and Microsoft posted losses Friday.

Google, the world’s second biggest company by market capitalization, was down 5.4 percent.

The U.S.’ third biggest company by market capitalization, Microsoft, saw its shares decline by 7 percent. Analysts said the company trimmed around $30 billion in market capitalization from falling stocks Friday.

‘Paris iklim anlaşması, eski kuralları yıktı’

NEW YORK (AA) – Avrupa Birliği Enerji ve İklim Komiseri Miguel Arias Canete, Paris İklim Anlaşması’nın, “eski kuralları” yıktığını belirtti.

Geçen yılın aralık ayında Fransa’nın başkenti Paris’te uzlaşmaya varılan anlaşmanın bugün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’ndeki törenle imzaya açılmasından sonra açıklama yapan Canete, Paris İklim Anlaşması’nın çevreyle ilgili eski bilinen kuralları yıktığını bildirdi.

Canete şunları kaydetti:

“Eski kurallar, ekonomik büyümeyle çevreyi korumanın birlikte yürütülemeyeceğini söylüyordu. Eski kurallara göre iklim değişikliğiyle ilgili küresel çapta ortak icraat yapılması imkansızdı. Paris’te eski kuralları yıktık. Yerine onurlandırabileceğimiz yeni bir anlaşma koyduk. Ancak, Paris ruhunu, BM Genel Kurulundan uluslararası örgütlere, ulusal ve yerel meclislere ve gittiğimiz her yere taşımamız lazım. Çünkü Paris anlaşmasındaki taahhütlere ulaşmamız için her birimizin çalışması gerekiyor.”

Canete, Avrupa’nın hedefinin karbon emisyonlarını 2030’a kadar yüzde 40 oranında azaltmak olduğunu ifade ederek, kıtanın dünya genelinde iklim finansmanı sağlayan en büyük bölge olduğunun da altını çizdi.

Kamu bütçelerinin büyük ölçekli çevre yatırımları konusunda yetersiz kalabileceğine de dikkati çeken Canete, özel sektörün de iklim değişikliği konularında yatırım yapmak için harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.

Canete, dünya genelinde bütün ülkelerin iklim konularında sorumluluk sahibi olduğunun altını çizerek, karbon salınımı yüksek olan ülkelerin çevre konusunda başı çekmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

IMF 4. Madde Konsültasyon Raporunu yayımladı

WASHINGTON (AA) – Uluslararası Para Fonu’nun (IMF), 4. Madde Konsültasyon Raporu’nda Türkiye’nin çeşitli şoklara rağmen büyüme direncini koruduğu belirtildi.

IMF’nin Türkiye’ye ilişkin değerlendirmeleri içeren 4. Madde Konsültasyon Raporu yayımlandı.

IMF Yönetim Kurulunun, Türkiye’nin 2015 yılındaki büyüme performansını memnuniyetle karşıladığı vurgulanan raporda, “Türkiye’de ekonomik büyüme çeşitli şoklara rağmen direncini korumaya devam ediyor. İç talebe dayanan büyüme, genişlemeci para ve maliye politikalarıyla desteklenmeyi sürdürüyor” değerlendirmesi yapıldı.

Raporda, iç tüketimin bu yıl yüzde 30 civarında arttırılan asgari ücret ve gevşetilen makro ihtiyati düzenlemeler çerçevesinde daha da yükseleceği ancak dış dengesizliklerin de artan tüketim ve bankacılık harici sektörlerdeki kambiyo uyumsuzluklarıyla birlikte çoğalacağı kaydedildi.

Buna ek olarak, Türkiye’nin Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu’nun (NIIP), düşük petrol fiyatlarıyla azalan cari açığa rağmen negatif kalmaya devam ettiği ifade edilen raporda, dış finansman ihtiyacındaki artışın kırılganlıkları tetikleyebileceği uyarısında bulunuldu.

– “En önemli risk sermaye çıkışları”

IMF raporunda ayrıca sermaye çıkışlarındaki olası hızlanmanın Türk ekonomisi için risk teşkil ettiği belirtilirken, “Ekonomi dış şoklara karşı kırılganlığını sürdürüyor. Sermaye çıkışlarındaki hızlanma Türkiye için en büyük risk olarak kalmaya devam ediyor. Bu nedenle, ekonominin yapısal nedenlerle düşük seyreden iç tasarruf oranını artırmak ve dış dengesizlikleri düşürmek suretiyle dengelenmesi önceliğini koruyor” ifadelerine yer verildi.

Türk hükümetinin, bu bağlamda iddialı bir reform programı açıkladığına işaret edilen raporda tasarrufları, verimliliği ve kadın iş gücünü artırmayı hedefleyen reformlara öncelik tanınması tavsiyesinde bulunuldu. IMF yetkilileri, aynı zamanda reformların sonuçları ortaya çıkana kadar talep yönetiminde sıkı mali ve parasal politikaların uygulanması gerektiği savundu.

– “Enflasyonu düşürmek için sıkı para politikası uygulanmalı”

IMF’nin 4. Madde Konsültasyon Raporu’nda, dikkati çeken bir başka başlık enflasyon konusu oldu. Türkiye’de enflasyonun yüksek seyrettiğine işaret eden IMF, bu sorunun çözümü için de sıkı para politikası uygulanması önerisinde bulundu.

Raporda, bu konuda şunlar kaydedildi:

“Genel olarak enflasyonu aşağı çekmek için daha sıkı para politikasına ihtiyaç olduğunu düşünen IMF Direktörleri, parasal politikalarda normalleşmenin iletişimi ve parasal geçiş mekanizmasını güçlendireceği görüşünde birleştiler. Direktörler, ayrıca uluslararası rezerv tamponlarının revize edilmesini tavsiye etti.”

– “Bankalar iyi sermayelendirilmiş”

Türk bankacılık sisteminin yüksek sermaye yeterlik oranları sayesinde iyi sermayelendirilmiş durumda olduğuna işaret edilen raporda, bankaların çekirdek dışı yükümlülüklerindeki azaltmaları ve büyük ölçekli dış finansman vadelerini uzatmaları olumlu gelişmeler olarak nitelendirildi.

Bununla birlikte, raporda AB bankacılık kriterlerini içeren Basel-III’ün kademeli şekilde uygulanmaya başlamasının, bankaların sermaye yeterlik oranını düşürerek sermaye ihtiyacını artırabileceği ve bu ihtiyacın karşılanmaması halinde bankaların kredi verme kapasitesinin düşebileceği uyarısına yer verildi.

Raporda, ayrıca IMF’nin Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı Suriyeli sığınmacıları işgücüne entegre etme girişimlerini takdirle karşıladığı vurgulanarak, “IMF Direktörleri, Türk yetkililerine 2,5 milyonu aşkın Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yaptıkları ve onları işgücü piyasasına entegre etmeye çalıştıkları için teşekkürlerini iletti.” denildi.

– Ekonomik beklentiler

IMF’nin 4. Madde Konsültasyon Raporu’ndaki projeksiyonlara göre, Türkiye bu yıl yüzde 3,8 ve gelecek yıl yüzde 3,4 büyüyecek. 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları için öngörülen büyüme oranı ise yüzde 3,5.

Kuruluşun Türkiye’ye yönelik Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) tahmini ise 2016 için yüzde 9,8 ve 2017 için yüzde 8,8. IMF ekonomistleri, enflasyon oranının daha sonraki yıllarda düşmeye devam ederek, 2021’de yüzde 6,5’e ineceğini tahmin ediyor.

Ayrıca, geçen yıl yüzde 10,2 seviyesinde bulunan işsizlik oranının bu yıl yüzde 10,8’e yükseldikten sonra gelecek yıl yüzde 10,5’e ineceğini ve sonraki 4 yıl boyunca bu seviyede sabit kalacağı öngörülüyor.

Cari açığın gayri safi yurtiçi hasılaya oranına yönelik IMF tahminleri ise 2016 için yüzde -3,5 ve 2017 için yüzde -4,1 seviyesinde bulunuyor. 2018 ve sonrasına yönelik tahmin aralığı ise yüzde -4,3 ila -4,4 arasında değişiyor.

Bu oranlar, IMF’nin 12 Nisan’da yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda açıklanan beklentilerle aynı seviyede bulunuyor.

– 4. madde konsültasyonu nedir?

IMF üyesi bir ülkenin, Fon ile hiçbir anlaşma yapmaması halinde bile IMF kuruluş anlaşmasından kaynaklanan “4. Madde Konsültasyon Çalışması” çerçevesinde düzenli olarak denetlenmesi gerekiyor. Fon, sanayileşmiş ülkeleri de bu çerçevede denetleniyor.

IMF, üye ülkelerin ekonomi yönetimlerine yol gösterici olmak ve uluslararası finansal sistem üzerindeki gözetim görevini yerine getirmek amacıyla her üye ülkenin ekonomik gelişmelerine ilişkin olarak (genellikle yılda bir kere) ayrıntılı gözden geçirme çalışmalarında bulunuyor. Söz konusu çalışmalar, IMF Kuruluş Anlaşması’nın 4. maddesi kapsamında gerçekleştirildiğinden “Madde 4 Olağan Görüşmeleri” olarak isimlendiriliyor.

EXPO 2016 Antalya açılış töreni

ANTALYA (AA) – Antalya’da 6 ay boyuca açık kalacak EXPO 2016 Antalya Uluslararası Bahçecilik Sergisi, Antalya’nın Aksu ilçesindeki sergi alanında düzenlenen törenle açıldı.

Törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi Eker, Uluslararası Bahçe Bitkileri Birliği (AIPH) Başkanı Bernard Oosterom, Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) Genel Sekreteri Vincente Loscertales, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bazı yabancı misyon temsilcileri, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, milletvekilleri ve 5 binin üzerinde davetli katıldı.

Açılış, AIPH’nin EXPO Kongre Merkezi fuaye alanında verdiği resepsiyon ile başladı. Ardından resmi açılış törenine geçildi.

Sunuculuğunu Burcu Esmersoy ve Vatan Şaşmaz’ın yaptığı resmi açılış töreni, İstiklal Marşı ve BIE Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Marşların ardından EXPO 2016 Antalya’ya katılan 52 ülkenin bayrakları sahnede yerini aldı. Ülkelerin anonsu sırasında Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Filistin, Türkmenistan ve Kosova Cumhuriyeti salonda büyük alkış aldı.

Törende sırasıyla AIPH Başkanı, BIE Genel Sekreteri, Dışişleri Bakanı, EXPO 2016 Antalya Yönetim Kurulu Başkanı ve Gıda, Tarım Hayvancılık Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı birer konuşma yaptı.

– Erdoğan, Osmanlı ve Çin bahçelerini gezdi

Konuşmaların ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu tören alanından ayrılırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Osmanlı Bahçesi’ne geçti ve burada bir süre mehter ve klasik müzik grubunun performansını izledi.

Çin Bahçesi’ni açan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının “Geleceğimi Koruyorum” isimli standını gezdi, EXPO 2016 Antalya’nın maskotları Ece ve Efe ile birlikte fotoğraf çektirdi ve alanda bulunan çocuklarla sohbet etti.

– Su, ses ve ışık gösterisi

Alanı gezdikten sonra Şakayık Terası’na geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Antalya Valisi Muammer Türker ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, su, ses ve ışık gösterisini izledi.

Şakayık Terası önünde gerçekleştirilen gösteride, temsili bir şakayık çiçeğinin tomurcuklanması ile gün doğumu arasında bir benzerlik kurularak hayatın döngüsü canlandırıldı. Gösteride yer alan yüzlerce çocuk sahnede rengarenk kostümleriyle dans etti. Program, lazer ve duman şov, video mapping ve havai fişek gösterileriyle devam etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, su, ses ve ışık gösterisinin ardından alandan ayrıldı.

– 6 ay boyunca açık kalacak

Olimpiyatlar ve Dünya Kupası’nın ardından en büyük organizasyon olarak kabul edilen Dünya Botanik EXPO’su, 160 yıllık EXPO tarihinde ilk kez Türkiye’de açıldı.

Cumhurbaşkanlığı himayesindeki EXPO 2016 Antalya, Antalya’nın Aksu ilçesi sınırları içinde kurulan bin 121 dönümlük sergi alanında 191 gün boyunca açık kalacak.

Teması “çiçek ve çocuk”, sloganı “gelecek nesiller için yeşil bir dünya” olan EXPO 2016 Antalya ile Türkiye, tarihi ve kültürel mirasını, biyoçeşitlilik yönünden zenginliğini, tarımsal ve ekonomik potansiyelini, dünyaya tanıtma imkanına sahip olacak.

Organizasyon çerçevesinde 6 ay boyunca ulusal ve uluslararası konserler, kongre ve sempozyumlar, dans gösterileri, müzikaller, tiyatrolar, atölye çalışmaları, milli ve özel gün ile Ramazan ayı etkinlikleri, sokak eğlenceleri gibi programlar düzenlenecek.

Kentin turizm dinamiklerine yeni bir zenginlik olarak katılacak EXPO 2016 Antalya’yı yaklaşık 8 milyon kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.

Projesi yaklaşık 3 yıldır süren EXPO 2016 Antalya’da cuma günkü açılışa hazırlanılırken projenin yaklaşık 1,7 milyar liraya mal olduğu belirtiliyor.

EXPO 2016 Antalya’da 52 ülke bahçesinin yanı sıra oluşturulan tematik ve koleksiyon bahçeleriyle yüzlerce endemik bitki türü görülebilecek.

Sergi alanı, yeşil alanların yanı sıra EXPO Kulesi, EXPO Gölü, Türkiye Biyoçeşitlilik Parkuru, Çocuk Adası, Yeşil Köprü, Cam Köprü, Şakayık Terası, Tarım ve Biyolojik Çeşitlilik Müzesi, Çocuk Bilim ve Teknoloji Merkezi, 7 coğrafi bölgenin ev mimarilerinden esinlenerek yapılan Restoranlar Sokağı, yeme içme yerleri, amfi tiyatrolar, sanat ve sergi binaları, su değirmeni, kongre merkezi ve ülke bahçelerinden oluşuyor.

S&P’den 4 ülkeye not teyidi

NEW YORK (AA) – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P); Fransa, Etiyopya, Gana ve Norveç’in kredi notlarını teyit etti.

S&P; yaptığı yazılı açıklamada, Fransa, Etiyopya, Gana ve Norveç’in kredi notlarını ve görünümlerini koruduğunu bildirdi.

Buna göre, Fransa’nın kredi notu ”AA”, not görünümü ”negatif”; Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti’nin kredi notu ”B”, not görünümünü ”durağan” olarak belirlendi.

Açıklamada, geçen yıl bütçesinde ilerleme kaydeden Fransa’nın, ekonomik belirsizlik ve düşük enflasyon nedeniyle borç istikrarı sağlamada risk taşıdığı ifade edildi.

Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti’nin ise düşük gelir ve sınırlı para politikası esnekliğinin olduğu hatırlatılarak, buna rağmen, ülkenin gelecek 4 yılda diğer aşağı-Sahra (Sahra-altı) Afrika ülkelerinden daha güçlü ekonomik büyüme sağlayacağının öngörüldüğü belirtildi.

S&P; ayrıca, Gana’nın kredi notunu ”B-”, not görünümünü ”durağan”; Norveç’in kredi notunu en yüksek seviye olan ”AAA”, not görünümünü ”durağan” seviyesinde korudu.

Gana’yla ilgili açıklamada, ülke ekonomisinin bütçe açığı ve yüksek enflasyon seviyesi gibi riskler taşıdığı bildirilirken, Gana’nın, bu yılın sonlarına doğru artması beklenen petrol üretimi sayesinde, 2016’da ekonomik büyümesinde artış yakalayacağının tahmin edildiği kaydedildi.

S&P, Norveç’in kişi başına düşen gayrisafi yurtiçi hasılasının geçen yıl 75 bin 400 dolar seviyesinde olduğuna işaret ederek, ülkenin istikrarlı görünümü ve petrol rezervleri sayesinde ekonomik direncini ve mali esnekliğini düşük petrol fiyatlarına karşı koruyacağını vurguladı.

Antalya’s Expo 2016 opens its doors to public

ANTALYA, Turkey (AA) – Antalya’s Expo 2016 opened Friday with hopes that the six-month food-themed world fair will be a catalyst for a tourism industry revival in the southern Turkish province, located on the Mediterranean Sea coast.

The expo, one of the most important horticultural exhibitions in the world, is expected to attract 8 million visits over six months and aims at constituting a permanent and unique tourist attraction for the region.

The official opening ceremony for the expo held Friday night with the attendance of Turkish President Recep Tayyip Erdogan and Prime Minister Ahmet Davutoglu. Foreign Minister Mevlut Çavuşoglu and other international guests

“This Expo is the culmination of many years of work and today we witness the magnificent result of all this hard work,” said Bernard Oosterom, president of the International Association of Horticultural Producers (AIPH).

“I am convinced that this Expo opens the way for Turkey to host many other major international events but always remember, it started here!” Oosterom said.

“The expo has the potential to change the lives of a generation and it is the responsibility of all of us here to promote this message throughout the world. The world has come to Antalya and now it is up to Antalya to make its mark on the world,” Oosterom added.

Expo 2016 Antalya, on a 112-hectare exhibition site, includes, notably, Turkey’s first agriculture and biodiversity museum, a greenhouse, Turkey’s largest congress center, two amphitheaters, an artificial island and a science and technology center for children.

Some 53 participating countries introduced their national horticultural tradition emphasizing international diversity.

“Together with Turkey, 53 countries, from 4 continents, have put innovation, art, technology and imagination at the service of the beauty and the poetry of gardens,” Vicente Gonzalez Loscertales, secretary-general of the Paris-based Bureau International des Expositions (BIE), which oversees the major world expositions.

“Their gardens reflect the cooperation, the goodwill and the commitment of the international community to protect, to preserve and to enhance the diversity and the promises of nature,” Loscertales said.

Loscertales said that visitors will not only experience the beauty of nature, but they will equally enjoy a wide range of cultural programs and activities — music, dance and other performances from around world — that will transform the Expo site into a festival.

“Even though as an event, Expo 2016 will only last six months, its setting and gardens will stay. These gardens will actually do more than stay: they will continue to grow and they will provide better common spaces for the people of Antalya. The everlasting legacy of Expo will remain not only as a physical footprint but also in the vision and spirit of the citizens,” Loscertales added.

Forty “urban best practices”, selected at both national and international levels, have been displayed to introduce innovating solutions to environmental problems, organic farming, biotechnology and agricultural techniques.

A number of activities have also been scheduled throughout the Expo to enable children to develop environmental awareness and responsibility.

Issues such as global warming, ecological farming, the protection of biodiversity, sustainability and food security will also be addressed.

There are several ambitious gardens inside the exhibition site, including a 3,150-square- meter Chinese garden called Moon’s Jewel and a 1,200-square-meter Japanese garden.

Paris climate agreement opens to signing at UN

NEW YORK (AA) – The Paris Climate Agreement agreed to in December was opened Friday to signing by 171 countries UN headquarters in New York.

“We are in a race against time,” said UN Secretary-General Ban Ki-moon.

“I urge all countries to move quickly to join the agreement at the national level so that the Paris agreement can enter into force as early as possible,” he said.

Stressing that the window to keep global temperatures from rising well below two degrees Celsius is rapidly closing, Ban said: “The era of consumption without consequences is over. We must intensify efforts to decarbonize our economies.”

Climate action is not a burden but offers benefits, Ban said, including from eradicating poverty and creating green jobs to preventing instability and achieving sustainable development.

He noted that he has worked toward this day since becoming the UN chief when he declared climate change his top priority and called for action.

“This covenant must amount to more than promises. It must find expression in actions we take today … actions that reduce climate risk and protect communities; actions that place us on a safer, smarter path.”

French President Francois Hollande, noted that the agreement had to overcome skepticisms and national interests of countries represented in Paris that forged the accord.

“The agreement needed to be ambitious, binding and universal that it would ensure we will be committed in years to come to reduce temperature rises,” he said.

Noting that there is “urgency” in the deal, Hollande emphasized that words should become actions by world leaders and countries.

He said since December the world has seen temperatures that are the highest in the last century and he pointed to major disasters in Fiji, Africa and around the world.

“I would like to sound the alarm of destruction of ecosystems. Every year 20 million hectares of forests go up in smoke in Latin America, Southeast Asia and Africa,” he stressed.

Hollande also emphasized that there has never been a time when so many countries were brought together to sign an agreement in a single day.

The 171 countries present to sign the deal will surpass the previous record of 119 signatures for an opening day signing of an international accord set by the Law of the Sea in Montego Bay in 1982.

Leonardo DiCaprio, actor and UN Messenger of Peace said climate change is happening even faster than most pessimistic scientists warned decades ago. “It has become a runaway freight train bringing with it disaster for all living things.”

Reversing the course of climate change would not be easy, he said, but stressed that tools such as renewable energy and putting a price on carbon, are available.

“The world is now watching … we shall save, or lose, the last best hope of Earth,” he added.

13. Avrasya Medya Forumu

ASTANA (AA) – Avrasya Ekonomik Komisyonu (AEK) Ekonomik ve Mali Politikalar Bakanı Timur Suleymenov, “Biz AB’yi geleneksel ortak olarak görüyoruz, çünkü bizim ticaretimizin yarısı AB ile gerçekleşiyor.” dedi.

Rixos President Hotel’de gerçekleştirilen,13. Avrasya Medya Forumu’nun kapanış konuşmasını yapan Suleymenov, Kazakistan’ın parlak bir geleceği olduğunu belirterek, Avrasya Ekonomik Birliği ve AB arasındaki ilişkinin gelişeceğini ifade etti.

Sadece Kazakistan adına değil, Avrasya Ekonomik Birliği adına da konuştuğunu vurgulayan Suleymenov, yaptırımlar söz konusu olsa bile ülkelerinin AB ile ortaklığa devam edeceğini bildirdi.

Avrupa Birliği’ni geleneksel ortak olarak gördüklerini kaydeden Suleymenov, “Bizim ticaretimizin yarısı AB ile gerçekleşiyor. Dış ticaretimiz yüzde 40 azalmasına rağmen, AB ile ticaret oranımız yüzde 50 seviyesinde bulunuyor.” diye konuştu.

Suleymenov, İngiltere’nin AB’den ayrılma olasılığına değinerek, “Siyasi değil, kişisel fikrim, bu hem AB hem de İngiltere için olumsuz olabilir.” ifadesini kullandı.

Kazakistan Dışişleri Bakanı Erlan İdrissov da ülkelerinin, Avrupa’nın mevcut zorluklarının üstesinden geleceğine inandığını ifade ederek, Avrupa’yı “dünyada etkisi güçlü merkezlerden” biri diye tanımladı.

İdrissov, “Avrupa’nın sadece ileri teknoloji ve yatırım kaynağı değil, aynı zamanda pek çok reform ve değerlerin kaynağı olduğunu unutmamamız gerekiyor. Bu nedenle Avrupa’nın Kazakistan’daki rolü ve yeri hiç azalmayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

VW Grubu, 2015’te 4,1 milyar avro faaliyet zararı açıkladı

FRANKFURT (AA) – Alman otomobil üreticisi Volkswagen (VW) Grubu, 2015 yılında 4,1 milyar avro faaliyet zararı açıkladı.

Dizel araçlardaki emisyon testi skandalıyla gündemde olan VW Grubu, 2015 yılı mali performansına ilişkin bir açıklama yaptı. Buna göre, 2014 yılında 12,7 milyar avro faaliyet karı açıklayan VW Grubu’nun bu yılın aynı döneminde faaliyet zararı 4,1 milyar avro seviyesinde gerçekleşti.

Grubun geçen yıl vergi öncesi konsolide zararı ise 1,3 milyar avro ve vergi sonrası konsolide zararı da 1,4 milyar avro olarak belirlendi.

VW Grubu’nun 2015 yılı konsolide satış gelirleri 2014 yılına kıyasla yüzde 5,4 artarak 213,3 milyar avro oldu.

Ayrıca, emisyon skandalı, bazı araçların pedal sistemindeki sorun ve müşteri ile ilgili önlemlerin yanı sıra küresel hukuki riskler nedeniyle oluşan giderlere 16,2 milyar avroluk pay ayrıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Volkswagen Yönetim Kurulu Başkanı Matthias Müller, emisyon meselesi olmasaydı VW’nin başarılı bir yıl açıklayabileceğini belirterek, “Mevcut kriz, bugün açıklanan rakamların da gösterdiği gibi VW’nin finansal durumuna büyük bir etki yapıyor” ifadesini kullandı.

Evren Uğurbaş Amerika’daki Ekonomik Krizin İnşaat Sektörüne etkilerini anlattı

Hürriyet Gazetesi Ekonomi yazarı Ayşegül Akyarlı Güven, Amerika’daki Ekonomik Krizin İnşaat Sektörüne etkilerini , Los Angeles’ta yaşayan başarılı Türk İşadamlarından, İnşaat Yüksek Mühendisi Evren Uğurbaş’a sordu.

Çalıştığım şirket 9 aydır devlet ihalesi alamıyor

Evren Uğurbaş 8 yıldır yaşadığı Los Angeles’da inşaat mühendisi olarak çalışıyor. Melekler Şehri’nde yerel bir inşaat şirketinde proje müdürü. Daha çok devlete proje yapan bu şirketin 9 aydır yeni ihale alamadığını dile getiren Uğurbaş krizin etkilerini şöyle özetliyor: “Kriz ilk önce özel sektörü vurdu. İnşaatlar durma noktasına geldi. Özelde umduğunu bulamayan şirketler de daha önce iş yapmaktan özellikle kaçındıkları devlet projelerine yöneldiler. Eskiden ihalelere sadece 4-5 şirket girerken, bu sayı şimdilerde 20-25’e çıkıyor. Özel sektörden her yönüyle daha maliyetli olan devlet projelerinde ihaleyi kazanan bazı firmaların teklif ettiği fiyatlar, maliyetin bile altında kalıyor. 2-3 yıl içinde birçok şirket batma durumuna gelebilir. Şirketten 40’a yakın çalışan çıkartıldı.”

Kriz nedeniyle maaşlara zam yapmayan şirketlerin verdikleri bazı hakları geri alarak aslında maaş düşürdüğünü ifade eden Uğurbaş, bu durumu şöyle açıklıyor:

Birikimim yarıya indi

“Şirketler eskiden çalışanların eşlerinin de sağlık sigortalarını öderdi. Şimdi ise bu bedel çalışanlardan alınıyor. Bu da maaşlarda yıllık ortalama 2-3 bin dolarlık düşüşe yol açıyor. Borsanın durumu malum. Emekliliğim için yaptığım yatırımların yüzde 50’ye yakınını kaybettim. Ama ’Kriz gelir mi? Gelmez mi’ tartışmalarının sürdüğü Türkiye’de hálá bir inkar söz konusu. Bu dönemi krizin varlığını tartışıldığı bir yerde geçirmektense en azından durumu olduğu gibi kabul edip bunun için önlemler almaya çalışan bir ekonomide çalışmaya devam etmek daha avantajlı geliyor.”

Ayşegül AKYARLI GÜVEN / Hurriyet Ekonomi