Altın saklamada Londra’nın yeni rakibi İstanbul olacak

İSTANBUL (AA) – MURAT BİRİNCİ – Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, altın saklamada halihazırdaki kapasiteyi 10’a katlayacak, bin 600 tona varan altın ve gümüş kapasiteli binanın Kuyumcukent taraflarında yakın zamanda devreye gireceğini belirterek, “Nasıl Londra’da diğer ülkelerin altın saklaması yapılıyorsa, bu anlamda biz de diğer ülke altınlarının saklamasına talip olacağız.” dedi.

Karadağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sermaye piyasaları ve borsanın hem hacim hem de ürün çeşitliliği anlamında derinleştirilmesi gerektiğini, İslami finansın da bu alanlardan biri olduğunu hatırlattı. Karadağ, özellikle Körfez sermayesinin Türkiye’ye çekilmesi, İslami hassasiyeti olan yatırımcıların borsaya gelmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılması için uluslararası düzeyde danışma konseyinin kurulmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.

Katılım bankaları bünyesinde fetva hocaları bulunduğunu ifade eden Karadağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu sistemde katılım bankası olarak bir İslami ürün çıkardığınızda bunun İslami uyumuna da sizin çalıştırdığınız hoca karar veriyor. Bunun güvenilirliği noktasında sıkıntılar var. Ürün sizin, hoca sizin… Finansal İstikrar Komitesi toplantısında, bu konuda bir ulusal ve uluslararası fetva heyetine, ürünlerin İslami uygunluğunu denetleyecek ve standartları belirleyecek bir kurumsal yapıya ihtiyaç vardı, paydaşlarımızla ‘nerede, nasıl ve hangi bünyede bu yapıyı kuralım?’ diye istişare ettik.

Katılım bankaları bünyesinde olan yapının, biraz daha organize, farklı bir bünyeye taşınması lazım. Şu anda tüm sektör paydaşlarının bağlantısı olan Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği bünyesinde Uluslararası İslami Finans Danışma Kurulunun kurulmasının faydalı olacağını düşündük. Bu konuda Borsa İstanbul aktif katkı sağladı.

Önümüzdeki dönemde sadece katılım bankalarının değil de, tüm bankaların İslami finans ürünleri çıkarabilmesini sağlayacak, bu konudaki standartları belirleyecek veya standartların denetimini yapacak kuruldan hizmet alabilmesinin önünü açmak istiyoruz. Siz bir ürün çıkarttığınız zaman bunu hem ulusal hem uluslararası alanda satmanız lazım. Körfez, Malezya ya da İngiltere’de bu ürünü almak isteyen herkese satabiliyor olmak lazım. Standart belirleyecek kurulun da bu anlamda uluslararası geçerliliği lazım. Malezya, Körfez, New York ve Londra’dan hocalar olacak.”

– “Türkiye’nin en büyük 20 projesinin hiçbiri borsada alınıp satılamıyor”

Karadağ, proje finansmanının hem kamu hem de özel ayağında borsa ve sermaye piyasalarının geliştirilebilmesi için çok önemli eksenler bulunduğunu ifade ederek, tasarruf açığı sebeplerine piyasalar merkezinde bakıldığında bireysel ve kurumsal yatırımcıların yatırım yapacağı ürünlerin çeşitliliğinin az ve yetersiz kalmasının temel neden olduğunu, birçoğunda derinlik, ölçek büyüklüğü ve kitlelere ulaşamama sorunu bulunduğunu anlattı.

Halihazırda pay piyasası derinliğinin 70 milyar dolar, ancak muhatap oldukları uluslararası varlık fonlarının 100 milyar doların üzerinde olduğunu bildiren Karadağ, uluslararası fonların Türkiye’ye yatırım yapmak istediği zaman derinliği olan belli hisse senetleri dışında kağıt bulamadıklarını söyledi.

Karadağ, şunları kaydetti:

“Öncelikle hem özel hem kamu prestij projelerinin sermaye piyasalarında alınıp satılması gerek. Türkiye’nin dünyada en büyük ilk 20 projesine baktığımızda hiçbiri borsada alınıp satılamıyor. Siz uluslararası bir fonsunuz, 100 milyar dolarınız var, Türkiye’ye yatırım yapmaya karar verdiniz, 5 milyar dolar ayırdınız, menkul kıymete yatırım yapmak istiyorsunuz. Bizim bu tür talepleri karşılayacak arzımız yok, ürün çeşitliliği ve derinlik anlamında… 3. Havalimanı müthiş bir proje. Menkul kıymet alanında alınıp satılabilecek herhangi bir ürün yok. Aynı şekilde köprülerimizin yok. Bu projelerimizin sahipleriyle görüşüp muhakkak borsa ve sermaye piyasalarına gelmesini sağlamamız gerekiyor. Çok ciddi potansiyel var. Uluslararası yatırımcılarla konuştum. Bizim büyük prestijli projelerimizin borsa ve sermaye piyasalarında olmasını istiyorlar. Çok heyecanlılar.”

– “Seans salonunda değişiklik olabilir”

Himmet Karadağ, gerçekleşen işlemlerde anlık olarak aracı kurumların görünmesi konusunda Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) verilen görüşe ilişkin, bu konuda kapsamlı çalışmalar yaptıklarını, aracı kurumların kararsız olduğunu belirterek, “Çok yoğun bir şekilde bize deseler ki, ‘Ticaret işleminin taraflarını gerçekten açalım ya da kapatalım’, tamam. Burada problemin aslında birçok ayağı var. Nasdaq iş birliğiyle beraber BISTECH teknolojisine geçmeyle saniyede iletilebilen emir sayısı 100 binlerle ifade ediliyor. Bunun piyasalara ve piyasa oyuncularına yansımaları da yeni hissedildi.” diye konuştu.

Çok hızlı emir iletiminin olduğunu, gelecek yönetim kurulu toplantısında bunu karara bağlayacaklarını ifade eden Karadağ, emir iptalleri ve fiyat kademelerinde virgülden sonra 3 basamak uygulamasına geçişe ilişkin soru üzerine de, teknolojik olarak virgülden sonra 3 basamak kullanılmasının mümkün olduğunu, ancak tüm paydaşların buna ayak uydurması gerektiğini söyledi. Karadağ, muhasebe sisteminde virgülden sonra 2 basamağın kabul gördüğünü ve tüm sistemin uyumlu çalışabilmesi gerektiğini kaydetti.

Emir iptallerinde ücret alındığını, belirli bir sınır koymadıklarını, şu anda piyasayı gözetlediklerini ve mümkün oldukça müdahalede bulunmadıklarını ifade eden Karadağ, gelecek günlerde emir iptalleriyle ilgili ücretleri yükseltebileceklerini ya da ilave düzenleme yapılabileceğini bildirdi.

Seans salonunda insan ögesinin ikinci plana atıldığı yönündeki eleştirilere de değinen Karadağ, “Halihazırda Borsa İstanbul’da tiyatral işlem seans salonunu koruyoruz. İşlem hacminin küçük bir yüzdesi burada gerçekleştiriliyor. Burada çalışan aracı kurumlar ve brokerlar var. Buradaki işlemleri ya da oradaki ortamı canlandırmak için önümüzdeki dönemde aracı kurumlarla ve brokerlarla görüşüyoruz. İlave değişiklik ve teşviklerimiz olacak.” diye konuştu.

– İstanbul bölgesel altın saklama merkezi olma yolunda

Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Karadağ, “Merkez Bankasının zorunlu karşılık için kabul ettiği altınları bankalar, ağırlıkla Londra’ya veriyor. Türkiye’de ne kadar altın var? Bu rakamı artırmak için neler yapmayı planlıyorsunuz?” sorusuna da şu karşılığı verdi:

“Halihazırda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının altın rezervleri 479 ton civarında. Biz bu altınların ne kadar fazlasını Türkiye’de saklayabiliriz diye Merkez Bankası ile yakın çalışma içerisindeyiz. Burada önemli olan, piyasaların güvenini maksimum düzeyde tutabilmek. Bu konuda yatırımlarımız devam ediyor. Kuyumcukent taraflarında hem saklamanın hem fiziki anlamda koşullarının iyileştirildiği binamız yakın zamanda devreye girecek. Saklama kapasitemizi önümüzdeki dönemde ciddi miktarda artıracağız. Mevcut kapasite 10’a katlanacak.

Bin 600 tona varan altın ve gümüş saklama kapasitesine ulaşacağız. Fiziken kapasiteyi artırdıktan sonra Merkez Bankası ve sektörün diğer oyuncuları ile daha rahat çalışmaya ya da daha fazla altın stokunu Türkiye’de tutabilmeyi sağlayacağız. Nasıl Londra’da diğer ülkelerin altın saklaması yapılıyorsa, bu anlamda biz de diğer ülke altınlarının saklamasına talip olacağız. Bu alanda genişleme eksenlerimiz var.”

Türkiye’nin altın tarafında güçlü olduğunu ifade eden Karadağ, gram altın pazarında yatırımcı tabanının genişletilmesi, borsa üyeliği yapısında altın tarafında değişiklik yapılması, altın EFT sisteminin kurulması ve uluslararası tarafa taşınabilmesi, bölgesel altın saklama merkezi olma gibi projeleri bulunduğunu anlattı.

Brent petrol 44 doların altına indi

İSTANBUL (AA) – Brent petrolün varil fiyatı, iki günlük yükselişin ardından güne düşüşle başlayarak 44 doların altına geriledi.

Dün en düşük 42,49’u gören Brent petrolün varil fiyatı, İngiltere Merkez Bankasının (BoE) faiz indirimi ve parasal genişleme adımıyla önceki günkü yükseliş eğilimini sürdürerek 44,31 dolara kadar çıktı ve günü yüzde 1,7 artışla 44,15 dolardan tamamladı.

Bugün güne yatay bir başlangıç yapan Brent petrolün varil fiyatı, saat 10.25 itibarıyla 43,94 dolardan işlem görüyor.

Analistler, petrol fiyatlarının dolar endeksindeki düşüş eğiliminden destek bulduğunu belirterek, bugün ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olabileceğini kaydediyor.

Batı Teksas türü ham petrolün varil fiyatı ise şu dakikalarda 41,67 dolar seviyesinde seyrediyor.

Seyahat için 4,2 milyar lira harcandı

ANKARA (AA) – Yurt içinde bu yılın birinci çeyreğindeki seyahat için 4 milyar 204 milyon 11 bin liraya harcandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın birinci çeyreğine ilişkin “Hanehalkı Yurt İçi Turizm Araştırması” sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, birinci çeyrekte yurt içinde ikamet eden 10 milyon 393 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydıyla ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 9,1 azalarak 12 milyon 690 bin olarak gerçekleşti.

Bu dönemde seyahate çıkanlar 98 milyon 162 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 7,7 gece, seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 331 lira oldu.

Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13,8 artarak 4 milyar 204 milyon 11 bin liraya yükseldi.

Seyahat harcamaları, kişisel veya paket tur harcamaları olarak yapıldı. Yurt içi turizm harcamasının yüzde 96,6’sını (4 milyar 59 milyon 295 bin lira) kişisel, yüzde 3,4’ünü (144 milyon 716 bin lira) ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Seyahate çıkış amacı olarak “yakınları ziyaret” yüzde 73,6 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 10,2 ile “sağlık”, yüzde 8,2 ile “gezi, eğlence, tatil” izledi.

– Seyahate çıkanlar en çok arkadaş, akraba evinde kaldı

Söz konusu dönemde seyahate çıkanlar 84 milyon 620 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş, akraba evinde” kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 3 milyon 814 bin geceleme ile “otel” yer alırken, bunu 3 milyon 719 bin geceleme sayısı ile “kendi evi” takip etti.

Kaçak pazar arabalarına el konuldu

ANKARA (AA) – İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünce 42 bin 400 pazar arabasına el konuldu.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne, bir firmanın gözetim uygulaması olan pazar arabalarını “pazar arabası şasesi ve torbası” olarak göstererek ithal ettiği ve bu yolla piyasaya çok ucuz pazar arabası satışı gerçekleştirdiği yönünde ihbar geldi.

İhbarı değerlendiren ekipler, ilgili firmanın işlemlerini takibe aldı. Pazar abası olarak beyan edilmesi gereken eşyanın, pazar arabası şasesi gibi gösterildiğinin tespit edilmesi üzerine 42 bin 400 pazar arabası cinsi eşyaya el konuldu.

Söz konusu firmanın yetkilileri hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulurken, eşyaların gümrüklenmiş değerinin 1 milyon 974 bin 362 lira olduğu bildirildi.

Altının gramı 132 lira sınırında

İSTANBUL (AA) – Altının gram fiyatı 131,8 liradan alıcı buluyor.

Dün azalan risk iştahının neden olduğu altın talebi ile yükselişini sürdüren altının gram fiyatı 132,7 lira ile tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü ve günü yüzde 0,22 artışla 131,8 liradan tamamladı.

Haftanın son işlem gününe yatay başlayan gram altın saat 10.00 itibarıyla 131,8 liradan işlem görüyor. Şu dakikalarda Kapalıçarşı’da çeyrek altın 215 lira, Cumhuriyet altını 877 liradan satılırken, altının onsu ise yüzde 0,2 artışla 1.364 dolar seviyelerinde bulunuyor.

AA Finans Analisti İslam Memiş, dün İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz oranlarında 25 baz puan indirime gittiğini belirterek, “BoE’nin faiz kararı altının ons fiyatını tekrar 1.365 dolar seviyesine taşıdı. Altının ons fiyatının 1.360 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olup olmayacağı bugün ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisinden sonra belli olacak. Biz altının ons fiyatının baskı altında kalacağını tahmin ediyoruz.” dedi.

Memiş, bugün altının ons fiyatında 1.345-1.365 dolar ve gram fiyatında 130-132 lira aralığında işlemler gerçekleştirileceğini öngörüyor.

BDDK, bugün bankalarla faiz konusunu görüşecek

İSTANBUL (AA) – SÜMEYYE DALKILINÇ – Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konut alımlarında faiz oranlarının yıllık 9’a doğru çekilmesi yönündeki çağrısına ilişkin, “Bireysel tarafta, konut tarafında, şirketlerin kredilerle desteklenmesini, faizler konusunda aşağı doğru bir yönün olmasını bekliyoruz. Bunları da bugün konuşup değerlendireceğiz.” dedi.

Sektörde faaliyet gösteren en büyük bankalar ile Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) yöneticileri, bugün Akben başkanlığında İstanbul’da bir araya geliyor.

BDDK Başkanı Akben, söz konusu toplantı ve sektördeki son gelişmelere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekonominin gidişatı ile ilgili seri toplantılar yaptıklarını ve önceki gün Ankara’da da Finansal İstikrar Komitesi toplantısının gerçekleştiğini hatırlatarak, söz konusu toplantıda verileri takip ettiklerini, 15 Temmuz’dan itibaren uyguladıkları politikanın durumuna baktıklarını ve yeni şeylerin gerekli olup olmadığını irdelediklerini söyledi.

“Kararlar gayet isabetli olmuş” diyen Akben, bunun yanında rakamlar ile kredilere de baktıklarını, burada da herhangi bir olumsuzluk görmediklerini ifade etti. Akben, kredilerde kayda değer bir bozulma olmadığını, bankaların şu anda borçlanabildiğini, sendikasyonlarını devam ettirdiklerini ve yenilediklerini, şu anda borçlanma konusunda herhangi bir sorun olmadığını vurguladı.

– “Vatandaş ve hükümetin gösterdiği milli duruş ve seferberliği bankalardan da bekliyoruz”

Akben, bugün bankacılık sektörünün üst düzey yöneticileriyle İstanbul’da bir araya geleceklerini, söz konusu toplantının kararını önceki gün aldıklarını bildirdi.

Bankaları son günlerde verilen mücadeleye destek vermeleri ve bu mücadeleye herhangi bir zarar gelmemesi ile gerek bankaların faiz politikaları gerekse kredi politikalarında herhangi bir olumsuzluk yapmaması açısından uyardıklarını belirten Akben, “Şimdi bunların yüz yüze de bir tartışmasını yapacağız. Piyasanın, ülkenin ve ortamın normalleşmesi açısından olağan süreç içerisinde bankalarımızın rolünü konuşacağız.” dedi.

Vatandaşlar ve hükümetin gösterdiği bu milli duruş ve seferberliği bankalardan da beklediklerini ifade eden Akben, toplantıya sistemik öneme haiz, ilk 10’daki büyük bankaları davet ettiklerini, ayrıca TKBB ve TBB yöneticilerinin de toplantıda hazır bulunacağını bildirdi.

– “Büyümeye destek bekliyoruz”

Mehmet Ali Akben, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Konut alımlarında özellikle devlet ve özel sektör bankaları lütfen, şu faiz oranlarını yıllık şöyle 9’a doğru çekiversinler” şeklindeki çağrısına ilişkin, bu konuyu da bugünkü toplantıda gündeme getireceklerini bildirdi.

Akben, “İngiltere, dün çok uzun yıllardan beri indirmediği bir faiz oranını indirdi. Büyümeye destek bekliyoruz. Ülkenin kurtuluşunun büyüme ile olduğunu düşünüyoruz. Burada da bilhassa bireysel tarafta, konut tarafında, şirketlerin kredilerle desteklenmesini, faizler konusunda aşağı doğru bir yönün olmasını bekliyoruz. Bunları da bugün konuşup değerlendireceğiz.” şeklinde konuştu.

-“(Kredi kartı taksit sayısının artırılması) Uzun süreden beri gündemimizde olan bir konu”

Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nun “Kredi kartı taksit sayısının 9’dan 12’ye, belki 14’e yükseltilmesi mümkün olabilir. Tüketici kredilerinde 36 ay olan vade süresi biraz daha uzatılabilir. Bunlar ekonomide hareketlilik sağlayabilir. Tabii bunlar bir duyuma dayalı değil. Bizim bankacılık sektörü olarak beklentilerimiz bu yönde” şeklindeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine de, Akben, bu konunun uzun süreden beri gündemlerinde bulunduğunu ve çalışma gerektiren bir konu olduğunu söyledi.

Akben, şunları kaydetti:

“Bu konuyu çalışacağız. Makroekonomik dengeleri de göz önüne alarak bu konuya da bir çözüm bulma konusunda rakamları çalışmamız lazım. O olur, bu olur, taksit sayısı şuraya gelir, buraya geliri dillendirmek… Daha çok taze… Konuyu Merkez Bankası ile birlikte çalışacağız. Çalıştıktan sonra bu konuyu hükümetin gündemine getireceğiz. Bu konuda bir takvim vermek doğru olmaz. Çünkü şu an çok hızlı bir dönemdeyiz. Bu konuda bir takvim veremem ama çalıştığımızı söyleyebilirim.”

-“(Odeabank’ın 1 milyar liralık sermaye artırımı) Para ülkeye önceki gün geldi”

BDDK Başkanı Akben, Bank Asya’nın tasfiye konusunun Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) gündeminde bulunduğunu hatırlatarak, konuyla ilgili yasa ile belirlenen süreler olduğuna işaret etti.

Akben, bankada mevduatı bulunanların parasını ne zaman alabileceğine yönelik olarak da, “Bu konuda bir tarih vermek sakıncalı olabilir. İnceleme gerektiren bazı konular var. Çünkü Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile ilgili olup olmadığı araştırılması gereken hesaplar var. Bunları netleştirdikten sonra gerekli açıklamalar yapılacaktır. Vatandaşlarımız müsterih olsunlar, herhangi bir mağduriyet olmayacak.” diye konuştu.

Odeabank’ın 1 milyar liralık sermaye artırım kararı aldığını anımsatan Akben, “Para ülkeye, önceki gün sermaye hesabına geldi. Arkadaşlarımız incelemesini tamamlayıp bitirdi diyebiliriz.” ifadesini kullandı.

BDDK’dan enerji sektörü kredilerine düzenleme

İSTANBUL (AA) – Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) enerji sektörüne yönelik kredilere ilişkin yıl sonuna kadar uygulanacak hükümleri belirledi.

BDDK’nın, Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Değişiklik kapsamında yönetmeliğe, enerji sektörüne yönelik kullandırılan kredilere ilişkin 31 Aralık 2016’ya kadar uygulanacak hükümleri kapsayan geçici bir madde eklendi.

Söz konusu maddeye göre, bankalarca enerji sektörü için kullandırılan ve ikinci grupta sınıflandırılan kredi ile diğer alacaklar, iki defayla sınırlı olmak üzere yeni sözleşme koşullarına bağlanabilecek.

Yeni sözleşme koşullarına bağlanan kredi ve diğer alacaklar, toplam alacak tutarının yüzde 10’unun geri ödenmesi koşuluyla birinci grup kredi ve diğer alacaklar içerisinde yeniden sınıflandırılabilecek.

Öte yandan bankalar, yeni sözleşme koşullarına bağladıkları kredi ve diğer alacaklarını, sınıflandırma esasları çerçevesinde değerlendirerek ilgisine göre üçüncü, dördüncü veya beşinci gruba dahil edebilecek.

Bankalarca enerji sektöründe kullanılmak üzere kullandırılan kredi ve diğer alacaklar dışında, üçüncü, dördüncü veya beşinci grupta sınıflandırılan kredi veya diğer alacakların bulunması halinde, bu krediler de aynı grupta sınıflandırılacak. Bununla birlikte bu krediler için ilgili grup itibarıyla öngörülen oranlarda özel karşılık ayrılması bankaların ihtiyarında olacak.

Söz konusu kredilere ve diğer alacaklara ilişkin bankaya olan ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin geçici likidite sıkıntısından kaynaklanması halinde, borçluya likidite gücü kazandırmak ve banka alacağının tahsilini sağlamak amacıyla gecikmiş faizler de dahil olmak üzere, kredi ve diğer alacaklar gerektiğinde ilave kredi açılmak suretiyle üç defayla sınırlı olmak üzere yeniden yapılandırılabilecek ya da yeni bir itfa planına bağlanabilecek.

Fındıkta Verim ve Kaliteyi Artırma Projesi

TRABZON (AA) – Trabzon Ticaret Borsası (TTB) koordinasyonunda 2013 yılında başlatılan “Fındıkta Verim ve Kaliteyi Artırma Projesi” kapsamında yaşlı ağaçlar sökülerek yenilerinin dikildiği örnek bahçede ilk fındık hasadı gerçekleştirildi.

Trabzon’un Yomra ilçesine bağlı İkisu Mahallesi’nde bulunan ve 2014 yılında söküm ve dikimi yapılan ilk 10 fındık bahçesinden biri olan Ömer Ustaömeroğlu’na ait bahçede, hasat töreni düzenlendi.

Vali Yücel Yavuz, törende yaptığı konuşmada, fındık gibi her bakımdan yararlı olan ihraç ürününde böyle bir projenin uygulanmasının, örnek olmasını açısından önemine dikkati çekti.

Herkes üzerine düşeni yapması ve fındıktan kazancın daha da artırılması gerektiğini ifade eden Vali Yücel, “Bunun için devlette bu alanda görevli olanlar başta olmak üzere herkes dairede değil, bağda, bahçede görev yapacak. İhracatı artırmak, milli gelirimize katkı sağlamak için bizim de bu milletin has evlatlarına daha çok çalışarak borcumuzu ödememiz gerekiyor. Bundan sonra bu çabanın içinde olacağız.” dedi.

TTB Meclis Başkanı Mehmet Cirav ise fındıkta üretim sorunu olduğunu belirterek, Türkiye’nin, 700 bin hektar alanda fındık üretip dünya lideri olan bir ülke olmasına rağmen üretimin bir hayli düşük olduğunu söyledi.

Cirav, 1 milyon, hatta 1,5 milyon ton fındık üretebilecek alanlardan ne yazık ki 600-700 bin ton fındık alınabildiğini kaydederek, şöyle devam etti:

“Verim ve kalitedeki bu eksikliği gidermek adına herkese örnek olması için bu projeyi başlattık. Aldığımız mesafe olumludur. Daha da olumlu olabilmesi için öncelikle fındıkta alan bazlı verilen üretici desteğinin ürüne dayalı hale getirilmesi gerekir. Çünkü ürün değil de arazi miktarına göre destek alan üretici garanti para olduğu için bahçesine gitmiyor. Bu da verim ve kalitenin azalmasına sebebiyet veriyor.”

– “Hedef dekarda üretimi asgari 200-250 kilograma çıkarmak”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Cahit Gülbay ise sektördeki kuruluşlar tarafından desteklenen projenin alandaki kısmını yürüttüklerini ifade ederek, hedeflerinin Trabzon’da dekarda 80-90 kilogram olan üretimi asgari 200-250 kilograma çıkarmak olduğunu söyledi.

Giresun Fındık Araştırma İstasyonu Müdürü Aysun Akar da Türkiye’de yıllardan beri fındıkta verim ve kaliteyi artırmaktan söz edildiğine dikkati çekerek, uygulamanın Trabzon’da hayata geçirilerek herkese bu işin yapılabileceğinin gösterildiğini kaydetti.

Konuşmaların ardından ocak yerine tek dal ve ikili sistemle Giresun kalite fındığın dikildiği bahçede, fındıklar sepetlerle toplanarak ilk hasat gerçekleştirildi.

Hasat törenine, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Yomra Kaymakamı Hasan Balcı, Yomra Belediye Başkanı İbrahim Sağıroğlu, Karadeniz Fındık Mamulleri İhracatçı Birliği Başkanı Edip Sevinç ile üreticiler de katıldı.

Turks protect currency by selling $10.8 bln to lira

ANKARA (AA) – More than $10.8 billion worth of foreign currency in Turkey has been changed to Turkish lira since the July 15 coup attempt, according to the Central Bank’s weekly bulletin on Thursday.

The bank’s data shows that foreign-owned deposits in the country decreased by 6.2 percent, from $174,1 billion to $163.3 billion in the two weeks between July 15 and July 29.

General deposit in the Turkish banking sector also declined by 20.3 billion liras ($6.8 billion) from July 15 to July 29, reaching 1.33 trillion liras ($440 billion), but up 10.3 percent year-on-year, the bank said.

The Turkish lira has been under pressure, tumbling over 5 percent against the dollar after the July 15 coup attempt, but it has since regained its value around nearly 3 percent.

The country’s deputy prime minister Mehmet Simsek credited the switch to lira by Turks on July 20 as protecting the economy, following the attempt to overthrow the government by the Fetullah Terrorist Organization (FETO).

“Turkish people who stopped the July 15 coup attempt [also] defeated the coup in the Turkish market by exchanging their foreign currency,” Simsek said.

The volume of loans from the Turkish banking sector decreased to 1.545 trillion Turkish lira ($511 billion) in the two weeks from July 15 to July 29, according to the Central Bank.

While the credit volume stood at 1.548 trillion Turkish lira (almost $512 billion) as of July 15, it decreased by 2.8 billion Turkish lira ($927 million) in one week.

Moody’s to keep Turkey at investment grade: Experts

By Bahattin Gonultas and Fatih Erkan Dogan

ANKARA (AA) – International rating agencies Moody’s and Fitch will not opt to cut Turkish economy’s credit rating on Friday, as the negative impact of the July 15 defeated coup attempt on the economy has been minimal and its macroeconomic indicators are still positive, senior economists said Thursday.

Experts said that Moody’s will not need to downgrade Turkey’s credit rating in its upcoming rating review on Friday as measures taken by the Turkish economic administration after the foiled coup let the economy pass through the crisis with only minor scratches.

Moody’s rating agency announced on July 18 that it would review Turkey’s rating for a possible downgrade in wake of the attempted coup.

Moody’s will assess Turkey’s rating this Friday, Aug. 5, to decide whether to keep the country’s Baa3 credit rating, which is an investment grade. Fitch is also scheduled to release its assessment on Turkey on Aug. 19.

For Turkey, loss of an investment grade rating could mean investors would be forced to sell off the county’s bonds, as some investment funds are not mandated to hold non-investment grade-rated papers.

– 3 key points of consideration

Nilufer Sezgin, chief economist at Istanbul-based Is Portfoy, said that Moody’s announced on July 18 that it would make its decision on Turkey in light of three key points.

“The first of these was a slowdown in domestic demand in the long term. The second criterion was the restriction of access to external financing. And the third criterion Moody’s pointed out was an emergence of inertia due to declining political predictability and efficiency,” she said.

However, Sezgin emphasized that developments in key areas observed by Moody’s were so far mostly positive.

“On the other hand, to reach a clear decision over the course of growth, more time is needed. A hasty decision from Moody’s with the data set currently available would increase criticism,” she added.

The country’s top economic officials have been trying to reassure investors that the July 15 defeated coup will not cause permanent damage to the economy. They said that they had a positive meeting with Moody’s on July 28.

On the second day after the thwarted coup, Turkey’s Central Bank acted by cutting commission on daily liquidity options for banks to zero and providing unlimited liquidity to maintain financial markets.

The country’s main stock exchange, Borsa Istanbul, and other finance facilities in Turkey opened as scheduled on Monday, July 18 and have been operating since that time uninterrupted despite the coup bid.

– Moody’s to examine Turkey’s long-term data

“From an economic point of view, there is not a situation that will require a downgrade,” said Ali Kirali, economic research and strategic planning director at Odeabank.

Increased risk premium and global uncertainties create vulnerability over the country’s external financing needs, according to Kirali.

“Beside that, weak tourism revenues due to geopolitical challenges and terror as a global phenomenon come to the fore as Turkey’s most important vulnerabilities weighing on its current account deficit and external financing costs,” Kirali added.

Moody’s would prefer to examine long-term data flow rather than make a hasty decision with insufficient data, said Bora Tamer Yilmaz, an economist at Ziraat Invest in Istanbul,

“Turkey’s human capital also lets the country come to the fore compared to other economies. Young people keep domestic demand vivid and support the country’s growth. One weakness of Turkey is its savings deficit. The low savings rate forces Turkey to seek external funding. The cost of funds from abroad, which depends on the market sentiment and risk premium, puts the country’s foreign trade balance into the fragile side of Turkey’s economy,” Yilmaz said.

– Coup bid’s damage to the economy not permanent

The government took the first steps toward creating a sovereign wealth fund on Tuesday in order to keep growth on track and limit economic damage from the July 15 coup attempt.

Under the proposal, the government will establish a company called Turkiye Varlik Yonetimi AS (TVY), or Turkey wealth fund, with 50 million Turkish liras ($17 million) that will be paid out of the country’s privatization fund.

Finansinvest Chief Economist Burak Kanli echoed Yilmaz, saying the rating agency would need at least three months to get enough data to assess the impact of the July 15 coup attempt on the Turkish economy.

“The course of events in the field of politics and economics in the coming period will be critically important. I think there may be some short-term impact of the coup bid on the economy but they will not become permanent. Therefore I believe the possibility of retaining Turkey’s credit note is much higher [than a cut],” he added.

– ‘Ankara never takes any steps to hurt investors’

On Tuesday, Erdogan assured international investors that declaring a state of emergency was aimed at administering the law towards coup plotters and did not concern investors in the slightest.

“I speak to international investors, don’t be concerned about Turkey, this country is safe and secure,” Erdogan said. “We never take any steps to hurt or harm investors. I personally make sure of this,” he added. “There are no interventions in the economy under the state of emergency.”

Foreign investors have poured more than $150 billion into Turkey since 2003, including over $16 billion last year, according to the Economy Ministry.

International rating agencies will tarnish their own reputations if they announce negative ratings for Turkey’s economy, Erdogan’s chief economic adviser told Anadolu Agency on Monday.

“I believe these agencies will not declare a negative rating that may disturb their reputation considering the positive macroeconomic indicators of Turkey’s economy,” said Cemil Ertem.