YASAD Başkanı Güneş:

İSTANBUL (AA) – Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Başkanı Doğan Ufuk Güneş, “Korkarım yazılım konusundaki dönüşümü hızla yapamazsak bizim çocuklarımız gelecekte Antalya’ya gelen turistlere hizmet etmenin ötesine geçemeyecek.” dedi.

Güneş, Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı (TOSYÖV), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından düzenlenen KOBİ Zirvesi’nde “Girişimcilik Kültürünün Geliştirilmesi, Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri” panelinde Türkiye’de sonraki nesillerin uygar yaşayabilmesi için dünyadaki yazılım rekabetine katılması gerektiğini anlattı.

YASAD’ın 420 kurumsal üyeyle 228 bin civarında beyaz yakalı istihdam ettiğini belirten Güneş, yazılım alanında gelişmeler yaşanmasına karşın istenilen eğitim düzeyine ulaşılmadığını ifade ederek, ilgili tüm paydaşları yeni nesillere analitik düşünme yeteneği kazandıracak eğitim modelleri tasarlama çağrısı yaptı.

Güneş, yazılımların Sanayi 4.0’ın ham maddesi niteliğinde olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“IP6’ya geçtiğimiz bugün sonsuz sayıda cihazı internete bağlayabilir hale geliyorsunuz. ‘Internet of the things’ değil ‘Internet of the everything’ dönemindeyiz. Bilgi ekonomisini ve girişimcilik ekosistemini iyi anlamamız lazım. Türkiye’nin çıkış yakalayacağı bir alan varsa bu yazılımdır. Türkiye bunu yakalarsa matbaayı kaçırdığında bir imparatorluğa mal olacak hatayı tekrarlamamış olur. Kesinlikle yazılımın stratejik sektör olarak kabul edilmesi, eğitim sisteminin yazılıma göre güncellenmesi ve çerçevenin buna göre düzenlenmesi lazım.”

Türkiye’de ilkokul ve liselerde bir an önce algoritmik bakışın öğretilmesi gerektiğini belirten Güneş, “Bir an evvel çocuklarımıza analitik düşünme yeteneğini kazandırmalıyız. Liselerde, meslek liselerinde bu dönüşümü yapamazsak vallahi de billahi de bin yıllık bir treni kaçıracağız ve korkarım yazılım konusundaki dönüşümü hızla yapamazsak bizim çocuklarımız gelecekte Antalya’ya gelen turistlere hizmet etmenin ötesine geçemeyecek. Buna acil önlem almalıyız.” diye konuştu.

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak ise Türk gazetecilerinin “treni kaçırdık” yönünde başlıklar atmaktan bıktığını, Türkiye ekonomisine ilişkin ümit veren haberler yapmak istediğini söyledi.

Yazılıma yönelik eğitim faaliyetlerini artırmanın Türkiye’nin geleceği için önemine işaret eden Toprak, “Şükür ki bizde kimin katkılarıyla oldu bilmiyorum ama yazılımın ihracat kapsamına alınması trenini kaçırmadık. Yazılımla alakalı gelişmelerin hızlanarak devam etmesini arzu ediyoruz.” dedi.

Türkiye Bilişim Derneği Başkanı İlker Tabak da yazılım zorluklarının büyük bir kısmının mevzuattan kaynaklandığını, bilişim alanında en fazla katma değer yaratan alanın yazılım olduğunu belirterek, “Türkiye için kurtuluş yazılım sektöründedir.” dedi.

– “KOBİ’leri ASELSAN teknolojilerinin üretiminde daha fazla rol almaya davet ediyorum”

Zirve kapsamında yapılan “Savunma Sanayi ve Uydu Uzay Teknolojilerinde KOBİ’ler” başlıklı panelde konuşan ASELSAN Uydu Yer Sistemleri Program Direktörü Fuat Taner Özdemir, ASELSAN’ın uydu haberleşme teknolojileri alanındaki çalışmalara yurtdışında yetkin firmalarla çalışarak başladığını söyledi.

Şirketin yazılım ve donanımları yerli ve milli olarak geliştirmeye başladığını aktaran Özdemir, “KOBİ’lerle iş birliğine, yan sanayi firmalarıyla çalışmalarımız sürmekte. İlgili olanlara bu konuda bilgi verebilirim.” dedi.

TÜRKSAT Uydu Programları Direktörü Selman Demirel de uluslararası düzeyde uydu yörüngeleri için rekabet yaşandığını belirtti.

Türk Ekonomi Bankası (TEB) Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Turgut Boz da bilgi toplumunun robotik dünyaya hazırlandığını anlattı.

TAI TUSAŞ Uzay Sistemleri Grup Başkanlığı Haberleşme ve Navigasyon Uyduları Program Müdürü İzzet Bayır ve HAVELSAN Satın Alma ve Sözleşmeler Direktörü Mustafa Egeli de panelde, yerli teknolojilere ilişkin gelişmeleri anlattı.

KOBİ zirvesi plaket takdimleriyle sona erdi.

Istanbul to host intl space science event

ANKARA (AA) – Istanbul this summer will host one of the world’s premier space science events, Turkish Science, Industry and Technology Minister Fikri Isik told Anadolu Agency on Thursday.

The 41st Space Research (COSPAR) Scientific Assembly will take place between July 30 and August 7 at the Istanbul Congress Center, as hosted by the Turkish Scientific and Technological Research Council (TUBİTAK).

“A number of international organizations are expected to be at the event, especially the U.S., Chinese, Japanese, and Russian space agencies, along with the European Space Agency,” said Isik, joining 3,500 participants from 60 countries.

The event will discuss the earth’s surface, meteorology, climate, the atmospheres of other planets, space weather, the solar system and planets, space science and technology, material science in space, life in space, and physics in space.

“The event will open new horizons for the researchers in our country who have been unable to participate [in such events] held in remote countries,” he said.

He added that the event will especially allow young scientists to interact with researchers from various field and different countries.

COSPAR was established by the International Council for Science in 1958.

The Scientific Assembly organizes conferences to increase the sharing of information to contribute to scientific research in the field of space.

TUBITAK became a member of the assembly in 1996.

The congress is held every two years in different countries.

SpaceX plans to visit Mars by 2018

By Barry Eitel

SAN FRANCISCO (AA) – Private space exploration company SpaceX announced Wednesday that it is planning to send a spacecraft to Mars by 2018. If successful, it would become the first private business to visit another planet.

To reach the closest planet to Earth, SpaceX claimed it would use a modified version of its Dragon spacecraft – cargo capsule currently used to send material to the International Space Station orbiting around Earth.

During the mission, nicknamed Red Dragons after the color of Mars, the unmanned crafts would land on the planet to test how to land large cargo payments on the planet’s surface.

The launch would mark a huge step toward sending humans to Mars in the company’s ships – a goal of Elon Musk, SpaceX’s chief executive.

“Planning to send Dragon to Mars as soon as 2018,” the company tweeted. “Red Dragons will inform overall Mars architecture.”

The mission would use craft very similar to the Dragon 2 capsules currently in development, Musk said via the social media platform.

“Dragon 2 is designed to be able to land anywhere in the solar system,” he wrote. “Red Dragon Mars mission is the first test flight.”

But the Dragon 2 craft would not be suitable for manned missions, Musk said, claiming that he “wouldn’t recommend transporting astronauts beyond Earth-moon region” in the capsules because they “wouldn’t be fun for longer journeys.”

He added that the spacecraft have the internal volume of a sport utility vehicle.

On average, Mars is usually 225 million kilometers (140 million miles) from Earth, although it gets significantly closer during certain points of its orbital cycle.

Landing on the planet’s surface is notoriously difficult. NASA is the only government agency to succeed, even though many nations have tried.
NASA also has a goal of sending humans to Mars by the 2030s and said Wednesday that it will provide “technical support” but not financial backing to the Red Dragons mission by SpaceX, a longtime partner.

SpaceX hinted that there would soon be a more robust announcement.

FBI will not reveal iPhone hacking method

By Barry Eitel

SAN FRANCISCO (AA) – The FBI will not publically divulge the mechanism used to unlock an iPhone connected to a deadly terror attack in California last December, a bureau spokesman said Wednesday.

The White House maintains a procedure, called Vulnerabilities Equities Process (VEP), which compels government agencies to share any technology vulnerabilities that could pose a threat to public safety. Critics have charged that the ability to unlock another person’s smartphone would qualify as such a threat.

But Amy Hess, the FBI’s executive assistant director for science and technology, noted that the bureau would not follow the process.

“The F.B.I. assesses that it cannot submit the method to the VEP,” Hess said in a statement. “The FBI purchased the method from an outside party so that we could unlock the San Bernardino device,” she said referring to the attack that killed 14 victims.

Hess said the bureau paid an outside party to hack an iPhone – the center of a months-long controversy regarding whether the government should be able to infiltrate device encryption.

Though it paid for the service, the FBI did not pay for the rights to disclose the hacking technique.

“We did not, however, purchase the rights to technical details about how the method functions, or the nature and extent of any vulnerability upon which the method may rely in order to operate,” Hess said. “As a result, currently we do not have enough technical information about any vulnerability that would permit any meaningful review under the VEP process.”

Also Wednesday, local police announced that the dead body of a man was found in a conference room at Apple’s headquarters in Cupertino, California.

Investigators said that it was an isolated incident.

“There’s nobody else on the campus or in the public that is at risk,” Sgt. Andrea Urena of the Santa Clara County Sheriff’s Office told reporters.

Apple declined to comment on either Hess’ statement or the death.

SpaceX, 2018’te Mars’a ilk aracını göndermeye hazırlanıyor

CAPE CANAVERAL (AA) – Uzay aracı ve roket üreticisi SpaceX, Mars’a ilk uçuşunu 2018’te yapmayı planlıyor.

Şirketin kurucusu ve Üst Yöneticisi Elon Musk, Twitter’daki hesabından yaptığı açıklamada “Kızıl Ejderha (Red Dragon)” adlı uzay aracını 2018’te Mars’ın yüzeyine indirmeyi planladıklarını belirtti.

Musk, Kızıl Ejderha’nın 2018’deki ilk deneme uçuşunda astronot olmayacağını kaydetti.

Elon Musk, halihazırda Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) ikmal yapmak için kullanılan Dragon kapsüllerinin geliştirilmiş tipinin, Güneş Sistemi’nde herhangi bir yere iniş yapabilecek şekilde tasarlandığını sözlerine ekledi.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), uzay mekiklerinin 2011’de emekliye ayrılmasının ardından UUİ’ye ikmal için SpaceX şirketiyle anlaşmıştı.

“Anlık yazışmaya izin veren oyunlar, çocuklar için riskli”

İSTANBUL (AA) – SEFA MUTLU – Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı, birçok anne ve baba için çocuğunun online oyun oynamasının çok normal olduğunu belirterek, “Aileler bunu denetleme gereği duymuyor. Bunu fark eden çeteler de bu durumdan yararlanarak çocuklara bu tür tuzaklar kuruyor.” dedi.

Narlı, internet üzerinden yapılan çocuk istismarları hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Dünyada çocuklar üzerinden kirli bir ticaret yürütüldüğünü dile getiren Narlı, değişen koşullarla beraber çocuk istismarının internet üzerinden yapıldığını kaydetti.

Narlı, online oyunların çocuk istismarcılarının yeni silahı olduğunu anlatarak, bununla baş edebilmek için kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ailelerin bilinçlendirilmesi için kamu spotları hazırlanmasının da önemli olduğunu belirten Narlı, “Birçok anne ve baba için çocuğunun online oyun oynaması çok normaldir. Aileler bunu denetleme gereği duymuyor. Bunu fark eden çeteler de bu durumdan yararlanarak çocuklara bu tür tuzaklar kuruyor.” değerlendirmesini yaptı.

Çocukları uyarırken ürkütmemek gerektiğini aktaran Narlı, uyarıların pedagoglar eşliğinde yapılmasının önemine işaret etti.

– “Çocukları polis gibi denetlemeyin”

Narlı, sapkın kişilerin ve çocuk ticaretinden gelir sağlayanların internetin bütün imkanlarından faydalandığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Bütün sorumluluğu internete atamayız. Çocukların internet kullanımı için ailelerin çok dikkati olması gerekiyor. İnternetin bazı ülkelerde daha denetimsiz olması ve açıklarını yakalamada bu tür kişiler son derece başarılı. Anne ve baba çocuğunu denetlerken polis rolüne bürünmemeli. Çocuğun ruh halini anlamak da çok önemlidir. Bu çeteler yeni yöntemlere çok çabuk adapte olabiliyorlar. Türkiye’de ailelerin bilinç düzeyi yaş gruplarıyla doğrudan alakalı. Türkiye’de okuryazarlık düzeyi düşük olan genç kadınların da bilgisayar ve internet kullanım becerileri çok sınırlı. Bu kişilerin çocuklarını takip etmeleri çok olabilir.”

– “Sosyal medyaya başlama yaşı 15-16 olmalı”

Pedagoji Derneği Başkanı Uzman Pedagog Mehmet Teber ise hedefi çocuklar olan sapkın bir grubun varlığına işaret etti.

Teber, çocukları istismar eden kişilerin ilk tercihlerinin sosyal medya olduğuna vurgu yaparak, “Bu alan ailenin daha az denetiminde. Bu kişiler zaman zaman kendilerini çocuk mankenlerin bağlı olduğu bir kurum sahibi gibi tanıtabiliyor. Çocuklara ulaşmak için Facebook veya Whatsapp uygulamalarını kullanıyorlar. Şu anda gündemde birkaç oyunun ismi geçse de anlık yazışmaya izin veren tüm oyunlar risk içeriyor.” diye konuştu.

Sosyal medyanın denetimsizliği ve ailenin bu mecraları bilmemesinin çocuğun istismarı ihtimali artırdığını, sosyal medya kullanımına başlama için uygun yaşların 15-16 olduğunu aktaran Teber, teknolojiye uzak anne-babaların çocuklarının bu tür tehlikelere daha açık olduğunu kaydetti.

– Dijital ebeveynler

Teber, ebeveynlerin çocuklarının oynadığı oyunları kısa süre yanlarına oturarak takip etmesi gerektiğini anlatarak, şöyle konuştu:

“Çocuğun sosyal medya ve cep telefonuyla tanışması gereken zamanı lise çağlarıdır. İnterneti yasaklamak çözüm değil. Sadece doğru denetimle doğru kapıları açmak lazım. Ebeveynler iyi birer teknoloji ve internet okuryazarı olmalı. Avrupa’da bunlara dijital ebeveyn deniyor. Günümüzde sokaktan çocuk kaçırma olayı çok az. Asıl tehlike sosyal medyadan geliyor. Burada devlete de görev düşüyor. Okullarda bununla ilgili dersler olmalı. Hayatın büyük bir kısmı orada geçiyor. Çocuklar kanmaya yatkındır. Burada dikkat edilmesi gereken konu çocuklara dünyayı ve insanları kötü anlatmaktan ziyade mahrem ve özel kavramlarını anlatılmasıdır.”

Etrafında dönen ve engelden kaçan robot ürettiler

RİZE (AA) – Rize’de, Tevfik İleri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Bölümü bünyesinde kurulan atölyede, etrafında dönen, engelden kaçan, uzaktan komuta edilebilen ve bilgisayardaki resimleri çizen 3 robot geliştirildi.

Lisenin Bilişim Teknolojileri Bölümü Şefi Hamza Kutay ile öğretmenler Yusuf Meral, Onur Pulat, Volkan Koç, Ali Anıl Yücesan ve teknisyen Ömer Demir’in kurduğu robot atölyesinde üretilen robotlar tanıtıldı.

Kutay, gazetecilere yaptığı açıklamada, bir robot atölyesi kurmayı planladıklarını ve bunu hayata geçirdiklerini söyledi.

Daha yolun başında olduklarını dile getiren Hamza Kutay, “Gerekli ekipman ve malzemelerimizi aldık. Türkiye’de ve dünyada ne gibi çalışmalar oldu, onlara baktık. Biz de tecrübelerimizin elverdiği ölçüde ilk önce engelden kaçan robot yapmaya karar verdik. Bizi bayağı bir uğraştırdı.” dedi.

Kutay, günümüzde akıllı ev sistemlerinin çok popüler olduğuna işaret ederek, “Bunlar, uzaktan cep telefonuyla her türlü bilgiyi alabildiğiniz ve her türlü veriyi gönderebildiğiniz sistemler. Biz de bu sistemi minimize edip, bir araç üzerinde denedik. Bu araç bluetooth modülüyle çalışıyor. Bu sistemle aracı istediğimiz gibi hareket ettirip, yönlendirebiliyoruz. Ona gerekli komutları verebiliyoruz. Gerekirse üzerine farklı sensörler bağlayıp, veri de alabiliyoruz. Bu verileri değerlendirebiliyoruz. Kendi ara yüzümüzü yazabiliyoruz.” diye konuştu.

Üçüncü robota ilişkin de bilgi veren Hamza Kutay, “Onun dışında parçalarıyla beraber bize gelen bir modül var. Bu modülü bir araya getirdik. Açık kaynak yazılımlı bir robottur. Ekranda kendi ara yüzünde var olan bir resmi kağıt üzerine aktarabiliyor.” ifadesini kullandı.

Kutay, çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Teknolojik araştırma ve geliştirme için kurduğumuz robot atölyesinde 3 robot üretimini başarıyla gerçekleştirdik. Hedefimiz önümüzdeki yıl Türkiye genelindeki robot yarışmalarına katılmak. Rize’yi ve okulumuzu teknolojik alanda çok daha ileri götürmek ve başarılı kılmak istiyoruz. Bu alanda iddialıyız. Bu konulara ilgi duyan öğrencilerimizi bölümümüze bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

Hamza Kutay, etrafında dönebilme kabiliyeti bulunan robota “Mevlana”, engelden kaçan ve uzaktan komuta edilebilen robota ise “Hızlı” adını verdiklerini de sözlerine ekledi.

Türk bilim insanlarının Antarktika’daki çalışmaları

KAYSERİ (AA) – ORHAN CANBULATEL – Antarktika kıtasında bilimsel araştırmalar yapan ekipte bulunan Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Halıcı, arazi çalışmaları sırasında 100 liken (mantar) örneği topladığını, bu likenlerin türlerini belirleyerek varsa bilim dünyasına tanıtılmayanları tespit etmeye çalışacağını söyledi.

Halıcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün liderliğinde, farklı üniversitelerden 13 bilim insanının, ilk kez düzenlenen bilimsel bir seferle Antarktika’ya gittiğini anımsattı.

Kıtada bulundukları sürede herkesin kendi uzmanlık alanında çalışmalar yaptığını ifade eden Halıcı, “Ben botanik bilimciyim, orada kendi alanımla ilgili çalışmalar yaptım. Amacımız, oradaki bulguları, topladığımız materyalleri değerlendirip bilimsel yayınlar yapmak. Antarktika kıtasıyla Türk bilim insanlarının da ilgilendiğini, onların da çalışmalar yaptığını dünya kamuoyuna bildirmek.” dedi.

Halıcı, uzmanlık alanının likenler olduğuna dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:

“Antarktika 14 milyon kilometrekarelik bir alan ama bunun sadece binde 3’ü buz değil. Aynı zamanda dünyanın en kurak kıtası. Ozon tabakası son derece ince. Ultraviyole (UV) ışınları yüzeye etkili bir şekilde ulaşıyor. Ozon tabakasının çok ince olması, rüzgarların çok sert olması ve hava sıcaklığının düşük olması, burada canlıların yaşamlarını etkiliyor. Sadece bu koşullara dayanıklı canlılar orada yaşayabiliyor. Botanik bilimi açısından kıtanın baskın elementleri benim uzmanı olduğum likenler. Şu an Antarktika kıtasında bilinen yaklaşık 500 liken türü var. 200 civarı kara yosunu türü biliniyor. Sadece 2 çiçekli bitki türü var. O türler de sadece Antarktika’ya özgü türler.”

– “Ana hedefimiz orada Türkiye’nin bir bilim üssü kurması”

Antarktika’daki arazi çalışmalarını Galindez Adası’nda, Ukrayna üssü civarında yaptıklarını aktaran Halıcı, “Ben 100 liken örneği topladım. Şimdi bu likenlerin türlerini tayin edeceğiz, daha önce bilim dünyasına tanıtılmamış türler varsa bunları tanıtacağız, daha önce rapor edilmeyen türler varsa bunları tespit edeceğiz.” dedi.

Ekibin isteğinin bu çalışmaların süreklilik arz etmesi olduğunu dile getiren Halıcı, “Gelecek yıllarda da Türk bilim insanlarının Antarktika’da çalışmalar yapmasını istiyoruz. Ana hedefimiz orada Türkiye’nin bir bilim üssü kurması. Bu ülkemiz için de son derece iyi olacaktır.” diye konuştu.

Galindez Adası’na, Arjantin’in güneyindeki Ushuaia Limanı’ndan gemiyle gittiklerini bildiren Halıcı, Atlantik Okyanusu ile Pasifik Okyanusu’nun akıntılarının karıştığı bu bölgede denizin son derece dalgalı olduğunu, bu nedenle ilk zamanlar seyahat sırasında ekibin olumsuz etkilendiğini ancak sağlıklı gidip, döndüklerini anlattı.

Antarktika’nın çok farklı bir iklime sahip olduğuna ve havada ani değişimlerin yer aldığına işaret eden Halıcı, “Bir bakıyorsunuz hiçbir şey yokken 15-20 dakika sonra kar fırtınası çıkabiliyor. Yer çoğunlukla buzla kaplı. Özellikle biz karada çalışanlar yürümekte ve tırmanmakta zorluk çektik ama çok güzel bir tecrübe oldu. Umarım diğer Türk bilim insanları da bu tecrübeyi tadar.” ifadelerini kullandı.

– Likenler

Doç. Dr. Gökhan Halıcı, likenlerin halk arasında genellikle yosun olarak bilindiklerini ancak bu canlıların bir çeşit mantar olduklarını dile getirdi.

Likenlerin fotosentez de yapabildiklerine dikkati çeken Halıcı, şunları söyledi:

“Son derece önemli ekolojik rolleri var. Çıplak kayaçların üzerinde öncül organizmalar. İlk önce likenler çıplak kayaları istila ediyor ve yavaş yavaş aşındırmaya başlıyor. Aşınan kayalar da toprak oluyor. Likenler aynı zamanda önemli indikatör (gösterge) organizmalar. Günümüzde küresel ısınmayla ilgili çok fazla çalışma var. Sıcaklık giderek artıyor. Kutuplarda ılıman bölgelere göre sıcaklığın değişimi daha hızlı gerçekleşiyor. Mesela küresel iklim değişikliklerinde likenler bir indikatördür. Aynı zamanda kirletici maddeleri bünyesinde depolayabilme özellikleri var. Bununla kirlilik oranlarını yorumlayabiliyoruz. Ayrıca çok iyi bir antioksidanlar.”

UV ışınlarının yüzeye güçlü bir şekilde ulaştığı Antarktika’da, likenlerin güçlü bir antioksidan üretim sistemine sahip olduğunu düşündüklerini belirten Halıcı,”Çalışmalarımızda bunu da araştıracağız. Bir de çok düşük sıcaklıklarda yaşayabilmelerini sağlayan spesifik (özellikli) genlerin neler olduğuyla ilgili çalışmalar var. İnşallah bu çalışmaları biz de yapacağız. Kıtadaki hakim organizmalar kesinlikle likenler.” sözlerine yer verdi.

Üniversitede robotlar yarıştı

KARABÜK (AA) – Karabük Üniversitesi (KBÜ) Proje Geliştirme ve Tasarım Öğrenci Kulübü tarafından düzenlenen 3. Saf-Run Robot Yarışması’nda 217 robot mücadele etti.

KBÜ Gökşen Mustafa Yücel Spor Salonu’nda düzenlenen yarışmada konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, emeği geçenlere teşekkür etti.

Gençlerin, ülkenin gelişmesini sağlayacağını ifade eden Yaşar, şöyle konuştu:

“20 yıl sonra Türkiye’yi nerede görmek istiyorsanız ona göre çalışmalarınızı yapmanızı istiyoruz. Elimizde bulunan teknolojiyle yetinmemeliyiz. Sizler bugün yapılmış olanların 10 kat daha iyisini yapmalısınız. Dünyanın en büyük sektörü savunma sanayisidir. Savunma sektörünün en büyük etkinliği de robotlardır. Mili saniyede patlayan bir silah dünyanın şeklini değiştirir. Bunun için sizlerin de daha hızlı, daha görsel ve teknolojik işler yapmanızı bekliyoruz.”

Kulüp Başkanı Pınar Koçer de yarışmaya ilkokul, lise ve üniversiteden katılımcılar olduğunu belirtti. Çalışma temposu açısından zorlu fakat takım çalışması yönünden çok güzel bir süreç yaşandığını ifade eden Koçer, “Bugün yarışmamızın geldiği nokta tüm yorgunluğumuza değdi. Yaklaşık 4 ay süren bu çalışmamız için okulumuz, hocalarımız ve hatta Karabük halkı desteklerini hiçbir zaman eksik etmedi.” dedi.

– 217 robot yarıştı

Yarışmada, “serbest”, “çizgi izleyen”, “yangın söndüren” ve “mini sumo” kategorilerinde toplam 217 robot mücadele etti.

Serbest kategoride “Ttech Patroid” adlı robot birinci, “Yardımsever” adlı robot ikinci, “X-Ray Radar” adlı robot üçüncü oldu.

Çizgi izleyen kategorisinde “Piko Ohm” adlı robot birinciliği, “Giga Ohm” adlı robot ikinciliği, “Kilo Ohm” adlı robot üçüncülüğü elde etti.

Yangın söndüren kategorisinde Göktuğ Akkuş birinci olurken, ikinciliği ve üçüncülüğü Eray Aktokluk aldı.

Mini sumo kategorisinde “Barbaros” adlı robot birinciliği, “Karahan” adlı robot ikinciliği, “Alfa Bravo” adlı robot üçüncülüğü kazandı.

Yarışmada dereceye girenlere ödülleri, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar ve Karabük Demir Çelik Fabrikaları AŞ Genel Müdür Yardımcısı Hakan Onur tarafından verildi.

Annesi için “peynir düzeneği” geliştirdi

SİVAS (AA) – MERVE TOPUZ/CÜNEYT ÇELİK – Sivas’ta, 13 yaşındaki ortaokul öğrencisi, brucella hastası annesinin peynir yiyebilmesi için evde peynir yapımını sağlayan düzenek geliştirdi.

Mevlana Ortaokulu öğrencisi Cemre Şahin, dışarıdan alınan süt ve süt ürünlerini yedikten sonra rahatsızlanan brucella hastası annesinin durumuna çok üzüldüğü için bir proje hazırladı.

Şahin, annesinin çok sevdiği peyniri yiyebilmesi için haftada 2 gün eğitim gördüğü Sivas Bilim ve Sanat Merkezinde evde peynir üretimini sağlayacak paslanmaz çelikten dikdörtgen şeklinde düzenek yaptı.

İki hazneli mekanizmayla evde kendi peynirini kolayca üretebilen Şahin’in annesi artık endişe etmeden peynir yiyebiliyor.

Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, annesinin brucella hastası olduğunu ve kaynatılmadan yapılan süt ve süt ürünlerini tükettiğinde rahatsızlandığını söyledi.

Annesinin peyniri çok sevdiğini ancak tüketemediği için kendileriyle kahvaltı yapamadığını anlatan Şahin, “Annem dışardan alınan peynirleri yiyemiyor. Yiyince hastalığı ilerliyor ve rahatsızlanıyor. Tedavi olması için de yememesi lazımdı. Ama peynir olmadan da kahvaltı yapmıyor. Ben de annem bizimle kahvaltı yapabilsin diye bir proje düşündüm.” diye konuştu.

Şahin, en iyi yolun kendi peynirlerini üretmekten geçtiğine karar verdiğini ve evde peynir yapabilmek için basit bir mekanizma geliştirdiğini belirterek, şunları söyledi:

“İlk olarak peynirin nasıl yapıldığını araştırdım. Peynirin üretimini öğrendim. Sonra peyniri evde yapabileceğim basit düzenekten oluşan paslanmaz çelikten dikdörtgen bir hazne yaptım. Daha sonra bunun içerisine yukarı kaldırılabilen ve süzgeçli ve ayar yeri olan ikinci bir hazne yaptım. Çünkü oluşan peyniri suyundan ayırmam gerekiyordu. Bunları maket haline getirdikten sonra 50 liralık bir malzemeyle sanayide gerçeğini yaptırdım.”

– “Annem gönül rahatlığıyla yiyebiliyor”

İçerisine 5 litre süt alabilen mekanizmada ilk denemesini gerçekleştirdiğini ve annesinin yiyebileceği 2 çeşit peynir yaptığını anlatan Şahin, şunları kaydetti:

“5 litre sütü 10 dakika kaynatıp yarım saat dinlendirdikten ve parmağımı yakmayacak dereceye geldikten sonra büyük hazneye koydum ve mayaladım. Yaklaşık 4 saat bekledikten sonra küçük hazneyi yukarı çektim ve oluşan peynirin bir saat suyunu süzmesi için beklettim. İkinci haznede peynir oluştuktan sonra aşağıda da öz suyunu da bir saat daha kaynatıp lor peyniri elde ettim. 5 litre sütten yaklaşık bir kilogram beyaz peynir, yarım kilo da lor peyniri elde ediyoruz. Şimdi annemin 2 çeşit peyniri var ve bu peynirleri gönül rahatlığıyla yiyebiliyor. Annem eskiden bizimle kahvaltı yapamazken şimdi kahvaltılarımızı birlikte yapıyoruz. Gönül rahatlığıyla kendi üretimimiz olan peyniri tüketiyoruz. Biz de artık annem için yaptığım peynirlerden yiyoruz. Çünkü daha sağlıklı olduğunu biliyoruz.”

Şahin, geliştirdiği mekanizmayla 5. Ulusal Çocuk Kongresine gitmeye hak kazandığını da sözlerine ekledi.