“Bu çağda kayıt dışı insan çalıştırmak en büyük medeniyet ayıbı”

Alaturka Ekonomi Haberleri

İSTANBUL (AA) – İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "Bu çağda kayıt dışı insan çalıştırmak en büyük medeniyet ayıbı. 1990 yılında yüzde 55'ler seviyesindeki kayıt dışı istihdam oranı, geçen süre içinde ciddi oranda azaltılmış olsa bile haziran ayı itibarıyla hala yüzde 35 düzeylerindedir. Kayıt dışıyla mücadelede önemli adımlar atılmış olsa da kalıcı ve yapısal çözümlere ihtiyacımız bulunmakta." ifadelerini kullandı.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'nın katılımıyla gerçekleştirilen İSO eylül ayı olağan meclis toplantısında konuşan Bahçıvan, son yıllarda sadece Türkiye için değil, dünyanın bütün bölgeleri için yüksek katma değerli sanayi üretimini merkeze alan bir ekonomi anlayışının giderek yükseldiğini söyledi.

İSO olarak üretim ekonomisinin öne çıkmasını savunmak kadar üretimde niteliksel bir dönüşümü sağlamaları gerektiğinin farkında olduklarını ifade eden Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Bugün dünyada artık tüketime dayalı ekonomik anlayışın bir çıkmaza girdiği görülmekte ve yeniden üretim ekonomisine dönülmesi noktasında önlemler alınmaktadır. İSO olarak Türkiye'de de yeniden üretim ekonomisine dönülmesi konusundaki çabalara öncülük ederken bunun somut meyvelerini bir süredir alıyoruz. Bu konuda daha çok atılacak adımımız var.

Geçtiğimiz hafta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'mız yeni bir strateji belgesi açıkladı. Paydaş odaklı bir yaklaşımla hazırlanan 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi, kalkınmada sanayi ve teknolojiyi destekleyerek yenilikçi ve daha gelişmiş bir sanayi için bizlere güç ve umut veriyor. Sanayi, sadece ülke kalkınmasında değil, sağlıklı bir kent kalkınmasında da önemli bir role sahip. Yaşam kalitesi yüksek, huzur ve refah içinde yaşayan toplumlar sanayileşmeyi başarmış toplumlar."

– "Türkiye içinde sanayi yatırımları açısından İstanbul hala önemli ve çekici"

Erdal Bahçıvan, sanayideki nitelikli dönüşümde kentlerin önemine dikkati çekerek, bu anlamda İstanbul'un barındırdığı fırsatlara, zenginliğe ve potansiyele işaret etti.

Bahçıvan, "İstanbul ölçeğindeki bir ekonomide sanayiye hak ettiği önem ve yerin verilmemesi, şehrimiz ve ülkemizin geleceği adına olumlu sonuçlar doğurmayacaktır. 'İstanbul'da sanayi hiç değişmesin, hep aynı yapıda kalsın' gibi bir anlayışa da asla sahip değiliz. Buna çağın gerçekleri ve dinamikleri de zaten izin vermez." diye konuştu.

Küreselleşme süreci ve bilgi toplumuna bağlı olarak artık ucuz iş gücü ve doğal kaynaklara dayalı rekabet anlayışının yerine, üretim teknolojilerini geliştirme, katma değeri yüksek ürünleri üretme ve çevreyle dost bir üretim anlayışının önem kazandığını ifade eden Bahçıvan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Nitelikli iş gücü oranının yüksek olması, altyapı olanakları, global lojistik ve pazar imkanları, Türkiye içinde sanayi yatırımları açısından İstanbul'u hala önemli ve çekici kılmaktadır. İSO, İstanbul sanayisinin geleceğinin bir devlet politikası çerçevesinde ele alınması gerektiğini düşünmektedir. İstanbul'da sanayinin geleceğine böyle bir vizyonla baktığımızda ülkemizin en büyük hedefi olan dünyadaki ilk 10 ekonomi arasına girme hedefine yönelik emin adımlarla yol alırız. Her ne kadar İstanbul Çevre Düzeni Planı, İstanbul sanayisinin Türkiye ekonomisinin lokomotifi olduğunu göz ardı etmiş olsa da İstanbul'un geleceğinin sanayiye bağlı olduğu gerçeği değişmeyecektir. Çevre ve üretim dengesi gözetilmeli. İstanbul sanayisi, uygun teknoloji ve temiz üretim uygulamalarıyla çevresel tehditleri fırsata çevirerek rekabet gücünü geliştirebilecek bir potansiyele sahip."

– "Kayıt dışı istihdam, aynı zamanda çok önemli bir haksız rekabet sebebi"

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'yle ortaya konulan hedeflere ulaşmak için İstanbul sanayisinin güçlendirilmesinin en temel planlama yaklaşımı olması gerektiğini kaydetti.

Bu çerçevede İstanbul'da sanayinin geleceği kurgulanırken Ar-Ge merkezleri, üniversiteler, tasarım merkezleri, teknoloji liseleri, meslek liseleri ve sanayisi ile entegre yeni nesil organize sanayi alanlarının oluşturulması gerektiğini belirten Bahçıvan, "Bu amaçla İSO olarak biri Avrupa, diğeri Asya'da olmak üzere İstanbul'daki sanayimizin dönüşümüne imkan sağlayacak iki yeni OSB kurulması talebimizi uzun zamandan beri dile getirmekteyiz. Çevre ve Şehircilik Bakanı'mızın talimatı ile TOKİ ile bu yöndeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu.

Bahçıvan, devletin gelirlerinin azalmasına ve bütçe açığının artmasına neden olan kayıt dışı istihdamın aynı zamanda çok önemli bir haksız rekabet sebebi olduğunu ve başta emek yoğun sektörler olmak üzere tüm sektörlere ciddi zarar verdiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bütün bunların ötesinde bu çağda kayıt dışı insan çalıştırmak en büyük medeniyet ayıbıdır. 1990 yılında yüzde 55'ler seviyesindeki kayıt dışı istihdam oranı, geçen süre içinde ciddi oranda azaltılmış olsa bile haziran ayı itibarıyla hala yüzde 35 düzeylerindedir. Her 3 kişiden birinin kayıt dışı olduğu anlamına gelen bu oran, aslında problemin büyüklüğünü de ortaya koymaktadır. Kayıt dışıyla mücadelede önemli adımlar atılmış olsa da kalıcı ve yapısal çözümlere ihtiyacımız bulunmaktadır. İstanbul ölçeğinde ise kayıt dışı oranı yüzde 21 ile ülke ortalamasının altında olsa da ülke ekonomisinin yüzde 40'ını sırtlayan İstanbul'da da bu oranın en kısa sürede aşağı çekilmesi önem arz etmektedir."

Konuyu sadece kendi açılarından değerlendirmediklerini, çalışanların mağduriyetlerini de önemsediklerini dile getiren Bahçıvan, "İSO olarak, rekabet gücümüzü olumsuz etkileyen, hem işverene hem de çalışana büyük zarar veren kayıt dışı istihdamın önlenmesine yönelik hükümetimiz ve Valiliğimizce yürütülen tüm çalışmalara tam destek vermekteyiz." dedi.

Mesleki eğitimin gelişmesine yönelik projelerde yaptıkları çalışmalar ve hayata geçirdikleri projeler ile ilgili de bilgi veren Bahçıvan, "Dün Silivri civarında yaşanan deprem acı gerçeği bir kere daha bizlere hatırlattı. Deprem, hem toplum hem de sanayimiz için İstanbul'daki risklerin maalesef en başında gelmeye devam ediyor. Zorunlu Deprem Sigortası konusunda İstanbul halkının bilinçlendirilmesine her zamankinden daha fazla önem verilmelidir." diye konuştu.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?