Bel fıtığı ve kas ağrılarının tedavisinde geleneksel yöntem

ANKARA (AA) – DUYGU YENER – Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama Merkezi (GETAT) Başkanı Dr. Öğretim Üyesi İlker Solmaz, yumuşak doku hasarlarının enjeksiyon kullanılarak tedavi edilmesi olarak tanımlanan "proloterapi" tedavisinin, kas ve iskelet sistemi ağrıları ile bel ve boyun fıtığı yaşayan hastalarda olumlu sonuçlar verdiğini bildirdi.

Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi GETAT Merkezi Başkanı İlker Solmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarından "proloterapi" yöntemini, bel, boyun ve kas iskelet sisteminin maruz kaldığı hasarların tedavisinde enjeksiyon kullanılarak uyguladıklarını, fizik tedavi ve cerrahi işlemlerden fayda göremeyen hastaların da uygulamadan memnun kaldığını söyledi.

Solmaz, iki yıl önce Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde kurulan GETAT merkezine, hem yurt içinden hem de yurt dışından 10 bine yakın kişinin başvurduğunu ifade etti. Solmaz, Almanya, İsviçre, Hollanda gibi ülkelerden de hastaların başvurmasıyla sağlık turizmine de önemli bir katkı sağlandığına dikkati çekti.

Kendilerine başvuran hastalara ağırlıklı olarak proloterapi uyguladıklarını ifade eden Solmaz, bu yöntemi, genellikle diz, boyun, omuz, sırt, el, dirsek, ayak ile bel ve boyun fıtıklarının tedavisi için uygulandıklarını aktardı.

– "Bel fıtığı operasyonu geçiren hastaları da tedavi ediyoruz"

Proloterapi yöntemini 4 ile 6 seans arasında uygulandığını dile getiren Solmaz, "Hastanın muayenesi yapıldıktan sonra tetkikleri gerekirse diğer kliniklerle de konsültasyon yaparak enjeksiyona başlıyoruz. Enjeksiyonun yanı sıra hastanın fizyoterapi yapıp yapamadığı ve beslenmesi de çok önemli." dedi.

Solmaz, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma bünyesinde faaliyete geçen GETAT merkezinde, hasta tedavilerinin yanı sıra hekim yetiştirilmesine de öncülük ettiklerini vurguladı.

Bel fıtığı operasyonu geçiren ve rahatsızlıkları tekrarlayan hastaların merkeze daha çok başvurduğuna dikkati çeken Solmaz, şöyle devam etti:

"Kliniğimize on kişi bel ağrısı ile başvuruyorsa, bunun 8'i daha önceden ameliyat olmuş hastalar. Bu yöntemle operasyon geçirmiş hastaları tedavi etmek de mümkün. Normal tıbbi müdahalelerin yapıldığı ameliyatına karar verilmek üzere olanların son aşama olarak otobana girmeden önceki son çıkış bu ameliyata giden yolda uygulanması gereken son tedavi yöntemidir. Başarı oranımız, yüzde 80-90 olunca talep de çok oluyor. 4 yaşından 95 yaşına kadar hastamız var. Günde 60-70 hastam var. Günde 60-70 hasta ile birlikte uygulamalarımızı gerçekleştirmekteyiz. Oldukça yoğun bir talep alıyoruz. Şu anda 2021'e kadar randevularımız dolu. Bir taraftan hekim yetiştiriyorum bir yandan tedavilerinin ettiğim sayısını artırarak yoğun talebi karşılıyoruz."

– 88 yaşında bel fıtığı ağrılarından kurtuldu

Merkeze başvuran 88 yaşındaki Mustafa Çiftçi, bel fıtığı nedeniyle birçok merkeze başvurduğunu, ancak ileri yaşı nedeniyle ameliyat olamadığını söyledi.

Tedaviye başladıktan sonra ağrılarından kurtulduğunu ifade eden Çiftçi, "Ameliyat olmadan belimde ağrı kalmadı. Baston da olmasa giderim de bundan daha iyi yürürüm." dedi.

49 yaşındaki ev hanımı Filiz Yoğun da dizlerinde ağrı nedeniyle zor günler geçirdiğini belirterek, "Ankara'da kaç tane hastaneye gittiysem ameliyat olmamı önerdiler. İğne tedavisi ve egzersizlerle ameliyata gerek kalmadı. Tedaviye başladıktan sonra dizlerimi bükerek yürümeye başladım. Eşim de belinden rahatsız o da geliyor." ifadesini kullandı.

– "Bin kilometre aralıksız araç kullanacak düzeye geldim"

Kamu görevlisi Salim Koşar, rahatsızlığının 2014'te sol ayağında ağrı şeklinde başladığını belirterek, yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Ağrılarım nedeniyle fizik tedaviye başladım. Geçen yıl yaz mevsiminde 3 ay parke üzerinde battaniyede yatmak zorunda kaldım. Üç ay fizik tedavi görmeme rağmen hiçbir sonuç alamadım. İlker hocamızla tedaviye başladık. Yürümekte, oturmakta güçlük çekiyordum. Araç kullanamıyor hatta bir kilogram poşet bile taşıyamıyordum. İğne tedavisine başladık. Hiç araç kullanamazken, Ankara-İstanbul arası bin kilometre araç kullanabiliyorum. Bir kilo taşıyamazken Kurban Bayramında 5 kat 20 kilo kurban etini taşıyabildim."

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?