Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (3)

Alaturka Politika Haberleri

TBMM (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, "İdlib'de sıkışan kimdir? Sen hangi ülkenin, hangi örgütün, hangi iş birlikçinin fermanını okuyorsun? CHP'nin başındaki bu utanç vesikası, ülkesi ve milletiyle köprüleri atmış, bağını tamamıyla koparmış, Türk ve Türkiye düşmanlarının kadrosuna iltica etmiştir. Yazıklar olsun." diye seslendi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın "Kıbrıs Türk’tür Türk kalacak sözü geçmişte kalmıştır" ifadesinin, bir bakıma "Akdeniz’de yüzen karanlık emellerin tercüme ve deşifresi" olduğunu dile getirdi.

Beşşar Esed'in, akıl ve vicdan tutulması yaşayarak, dünyanın gözü önünde kendi halkının kanını akıttığını, canını aldığını belirten Bahçeli, "Hala 'Esad ile görüşülsün' diyen sorumsuz siyasetçilerin bu içler acısı tabloyu görmemekte inat etmeleri ise kabul edilir bir şey değildir." dedi.

Advertisement

– "Keçeyi suya atmış"

"Güney sınırlarımız boyunca kurulmak istenen vahim tuzağı sağır sultan duymuştur da sadece Kılıçdaroğlu ve iş birlikçi yandaşları mı duymamıştır?" sorusunu yönelten Bahçeli, "Esad topraklarını Rusya’yla bir olmuş şiddetle bombalıyor.
Kılıçdaroğlu, keçeyi suya atmış çıkan yerini taşlıyor. İdlib'de can pazarı yaşanıyor.
Rusya destekli Esad tarihe, insanlığa, hukuka, inanç ve yaşama haklarına karşı affedilmesi mümkün olmayan suçlar işliyor. Esad gitmeden, koltuğundan indirilmeden barış, huzur ve istikrar mumla aranacaktır." diye konuştu.

Bahçeli, Türkiye'nin dört gözlem noktasının ateş hattında olduğuna, diğerlerinin de tehdit edildiğine dikkati çekerek, "Esad direkt, Rusya da endirekt şekilde Türkiye'nin karşısında mevzilenmişlerdir.
Hani Soçi Mutabakatı?
Nereye gitti heyetler arası görüşmeler, ikili temaslar, telefon diplomasileri?" ifadesini kullandı.

– "Siyaseti bırakıp komedi filmi çevirse…"

Bahçeli, şunları söyledi:

"Rejim unsurlarının gözlem noktalarımızın gerisine bu ay sonuna kadar çekilmesi, hem kendi hayırları hem de bölgesel sükunet ve çatışmasızlık ortamının olgunlaşması bakımından mecburiyettir. Türkiye'nin şakası makası yoktur.
Yeni bir saldırı, yeni şehit haberleri Esad'a pahalıya mal olacak, bedelini Suriye'nin her zemininde misliyle ödeyecektir.
Azdan az, çoktan da çok gider gitmesine ama gidenlerin alayı Esad rejiminden olacaktır.
Geçen haftaki grup toplantımızda, gerekirse, başka da bir seçenek kalmazsa Şam'a girmeyi planlamak lazım dedik.

CHP Genel Başkanı, yine boş keseden sallamış, Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kuracaklarını söylemiş.
Ne zaman, hangi yetkiyle ve kiminle kuracaksın, hadi kurdun diyelim, Esad'la mı eşbaşkanlık görevini paylaşacaksın?
Kılıçdaroğlu, susması gereken yerde konuşunca mizaha konu olacak işler yapıyor. Allah var ya siyaseti bırakıp komedi filmi çevirse kapalı gişe oynar, epey de hayran kitlesi kazanır. Dikiş ve fren tutmayan Kılıçdaroğlu, 'Şimdi İdlib'de sıkıştılar. Sağa dönüyorlar olmuyor, sola dönüyorlar olmuyor.' diyor. Bu sözleri Macron söyleseydi 'normal' derdik; bu iddiaları Esad, Hafter, bir başka hasım dile getirseydi 'herkes mayasına ve sütüne göre konuşur' der, geçerdik.
Sayın Kılıçdaroğlu söyler misin bize, İdlib'de sıkışan kimdir?
Hangi mihrakların nam ve hesabına dedikodu yapıyorsun? Esad'ın propagandasına alet olmaktan hiç mi vicdan azabı duymuyorsun?
Sen Türkiye Cumhuriyeti'ni bilir misin? Yoksa nüfus kütüğünü Suriye Arap Cumhuriyeti'ne mi aldırdın?
İdlib’de Türk Silahlı Kuvvetlerinin şerefli mensupları Türk milleti adına vardır.
İdlib'de sıkışan yok, ancak sıkıştırılmak istenen ülkenin Türkiye olduğu nettir.
Sen hangi ülkenin, hangi örgütün, hangi iş birlikçinin fermanını okuyorsun?
CHP'nin başındaki bu utanç vesikası, ülkesi ve milletiyle köprüleri atmış, bağını tamamıyla koparmış, Türk ve Türkiye düşmanlarının kadrosuna iltica etmiştir.
Yazıklar olsun diyorum."

– "Koronavirüsü kadar sarsıcı ve kaygılandırıcıdır"

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi'nin, Ankara'da Rusya ve Esad'ı kınarken, eşzamanlı olarak ABD'nin, PYD/YPG'li teröristlerle Haseke'de üs kurduğunu belirten Devlet Bahçeli, "Aynı ABD, 9 Şubat 2020’de Yunanistan ve Fransa'yla birlikte Ege Adaları'nda, İskender 2020 askeri tatbikatını yapıyor, Türkiye’ye silah gösteriyordu." dedi.

Bahçeli, Rusya ve ABD'nin bölgesel değişimleri denetlemek, dengeleri kontrol etmek, nüfuz ve egemenlik alanları oluşturmak amacıyla güç rekabetinde olduklarını vurgulayarak, "Gelişmeler, çağımızın vebası olarak tanımlanan Koronavirüsü kadar sarsıcı ve kaygılandırıcıdır. Biliyoruz ki asırların hükmü bir çırpıda değişmez, dönüşmez.
Şunu da biliyoruz ki Rusya Esad’ın hamisidir, ABD ise PKK/YPG/FETÖ’yü himayesinde tutmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Astana ve Soçi süreçlerine aslında hep soru işaretiyle bakan İran'ın teopolitik saplantılarının, "jeopolitik, ekonomi politik ve reel politik zemini çatlattığını" söyleyen Devlet Bahçeli, "Suriye’nin siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü isteyen sadece Türkiye'dir. Ülkemiz dışındaki bütün aktörler, hatta Esad bile, Suriye’nin beşeri yapısının ve siyasi birliğinin tasfiyesine hizmet etmektedir." diye konuştu.

(Bitti)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?