“Arakan krizi” BM özel oturumuyla tekrar dünya gündeminde

ANKARA (AA) – TUĞÇENUR YILMAZ/ZUHAL DEMİRCİ – Birleşmiş Milletlerde (BM) İngiltere'nin çağrısıyla düzenlenen Arakan özel oturumunun ardından bölgede yaşanan insani kriz tekrar dünya gündemine geldi.

İngiltere ve Fransa eş başkanlığında BM marjında üç gün önce yapılan özel bir oturumda Arakan krizi ele alındı. Oturumda, uluslararası kamuoyuna Arakan'daki kriz için acil adımlar atılması gerektiği çağrısında bulunuldu.

İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian başkanlığında gerçekleşen Arakan oturumuna, BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Myanmar ve Bangladeşli yetkililerin yanı sıra Türkiye, Avustralya, Kanada, Rusya, Japonya, Kuveyt, ABD, İsviçre, Endonezya, Malezya ve Hollanda'nın temsilcileri katıldı.

Arakan'daki durumun son zamanların en büyük mülteci sorununa yol açtığına dikkat çekilen ortak açıklamada, son bir yılda 723 bin Arakanlının yerlerinden edildiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Myanmar ordusunun sorumluluğunda gerçekleşen ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar kategorisine girebilecek insan hakları ihlalleri konusunda BM Araştırma Misyonu'nun bulgularının derin endişelere neden olduğu kaydedildi.

BM kuruluşları ve partnerlerinin yanı sıra diğer yerel ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarına, bölgeye hızlı ve güvenli ulaşımın sağlanması konusunda destek çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, Arakan'daki durumun güvenlik, gönüllü hareket etme ve mültecilerin sürdürülebilir geri dönüşü için yeterli olmadığı vurgulanarak, bir milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yaptığı için Bangladeş hükümeti ve halkına teşekkür edildi.

– "Soykırım yapanlar UCM'de yargılansın"

Arakanlı Müslümanlar uluslararası toplumun çözüm için adım atmaması nedeniyle yıllardır sistematik zulme maruz kalmaya devam ediyor.

BM İnsan Hakları Konseyi Arakan krizinin somut bir zeminde değerlendirilmesi için 23 Mart 2017'de Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu'nu kurmuştu. Misyon sonrasında yayımladığı raporda, Myanmar ordusu ve radikal Budistlerin Arakanlı Müslümanlara yönelik cinayet, tecavüz, işkence ve keyfi tutuklamalar başta olmak üzere birçok insan hakkı ihlalinde bulunduğunu açıklamıştı.

Raporda, Myanmar Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing ve pek çok üst düzey generalin Arakanlı Müslümanlara soykırım yaptığı bildirilmiş, soykırım suçu işleyen komutanların UCM'de kurulacak bir mahkemede yargılanması gerektiği vurgulanmıştı.

Böylelikle BM, ilk kez hazırladığı bir raporda Arakanlı Müslümanlara "soykırım" yapıldığını açıklamış oldu.

Bangladeş ve Myanmar arasında aralık ayında Arakanlı Müslümanların ülkelerine dönüşünü öngören bir anlaşma imzalanmış olmasına rağmen halkın evlerine dönmeleri birçok nedenden ötürü kısa vadede mümkün görünmüyor.

– İngiltere'den Arakan çağrısı

İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt 19 Eylül'deki Myanmar ziyaretinin ardından Arakan Müslümanlarına yönelik katliamları, BMGK'ye taşıyacaklarını söylemişti. Hunt, sorumluların hesap vermesini temin etmek için ellerindeki bütün araçları kullanacaklarını açıklamıştı.

Bu talep üzerine dünya liderlerinin bir araya gelmesi ve Arakan krizine sürdürülebilir bir çözüm bulunması konusunda somut adımlar atılması bekleniyor. Ancak BM'nin yapısı ve karar alma mekanizmaları sorunun çözümü konusunda adım atılmasını engelliyor.

Myanmar'da artan şiddet olaylarının ardından başta BM olmak üzere uluslararası kamuoyunda Myanmar Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Aung San Suu Çii'ye ve Myanmar ordusuna birçok kez şiddeti durdurma çağrısında bulunmuştu ancak bugüne kadar çözüm için somut bir adım atılamadı.

– BM'de Arakan krizi

BMGK daimi üyesi İngiltere'nin eski Daimi Temsilcisi Matthew Rycroft, ilk olarak 2017'de Arakan'da yaşananları görüşmek üzere BMGK'yi acil toplantıya çağırmıştı. Bu talebin ardından BM'de kapalı bir oturumda görüşülen krizle ilgili herhangi bir resmi belge çıkmamış, yalnızca durum değerlendirilmesi yapılarak 9 yılda ilk kez Myanmar konusunda ortak bir açıklama üzerinde uzlaşılmıştı.

Bunun yanı sıra İngiltere, konseye Arakan'daki şiddet olaylarının kınanmasını ve askeri operasyonların derhal sona ermesini talep eden bir karar tasarısı göndermiş ancak tasarı Çin'in vetosu üzerine geri çekilmişti. Çin, BMGK'de Myanmar'a yönelik herhangi bir adım atılmasına karşı çıkıyor.

– İngiltere'nin krizdeki "sorumluluğu"

Arakan idaresini 1826'da alan İngilizler 1885'te eski adı Burma olan Myanmar'ın tamamını ele geçirerek bölgede hakim güç haline geldi. Bu dönemde İngilizlere karşı örgütlenen Burma Milli Hareketi bölgedeki Müslümanları İngilizlerle iş birliği yapmakla suçlayarak Arakanlı Müslümanlara karşı faaliyetlere başladı.

Burma'nın bağımsızlığını kazanmasından sonra ülkedeki hakim gruplar tarafından Arakan'da 500 yıldır yaşayan Müslümanlar, "düşman ve öteki" şeklinde nitelendirilerek zulüm ve sistematik baskıya maruz kaldı. Birçok uzman bölgedeki insani krizde söz konusu İngiliz hakimiyetinden kalan, toplumda var olan farklı etnik ve dini unsurların kötü idaresinin de katkısı olduğunu savunuyor.

– Arakan sorunu

Arakan'da 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.

Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemlerini başlatmış ve 10 bine yakın kişiyi katletmişti.

Etnik temizliğe dönüşen saldırılarda 350'den fazla köy, ordu ve radikal Budistler tarafından yok edilirken, 700 binden fazla Arakanlı Müslüman dağlık bölgeler, nehir ya da deniz üzerinden komşu Bangladeş'e sığınmak zorunda kalmıştı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?