AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı

ANKARA (AA) – AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Fasıl açmamak bir öz güvensizlik işaretidir ve bu öz güvensizlik Avrupa Birliği tarafındadır. Cumhurbaşkanımızın altını çizdiği konu da budur. Türkiye'yle ilgili ilkeli bir müzakere süreci yürütüyor musunuz, yürütmüyor musunuz karar verin. Zaten ilkeli bir müzakere süreci yürütülürse Türkiye, iddia ediyorum, 6 ay içerisinde bütün fasılları açacak ve kapatacak kapasiteye sahiptir." dedi.

Çelik, AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın gerçekleştirildiği otelin önünde oluşturulan basın merkezini ziyaretinde açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Yerel seçimlerle ilgili adaylık başvurularının ne zaman başlayacağına yönelik soru üzerine Çelik, "Adaylık başvurularıyla ilgili sürecin nasıl işleyeceğine yönelik takvim çalışıldı, MYK'ye sunulmayı bekliyor. Genel Başkanımızın talimatıyla MYK'ye sunulduğu anda orada karar verilecek. Takvim çalışıldı, taslağı hazır. Teşkilat Başkanımız, Yerel Yönetimler Başkanımız ve Seçim İşleri Başkanımız bunu hazırladılar." yanıtını verdi.

– "Türkiye'nin milli çıkarlarının bir gereği"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun dış politikayla ilgili çok kapsamlı, tez düzeyinde, bütün konuları ele alan bir sunum yaptığını anlatan Çelik, Çavuşoğlu'nun ABD'yle olan ilişkiler, Hollanda ile ilişkilerin normalleştirilmesi çabaları, Arakanlı Müslümanların son durumu, Afrika, Türkiye'nin uluslararası örgütlerdeki durumu ve insani yardımlar konusunda geldiği nokta konularında bilgi paylaştığını kaydetti.

AK Parti Sözcüsü Çelik, sunumun Türkiye'nin bazı ülkelerle yaşadığı sorunlara ilişkin boyutunun da bulunduğunu belirterek, Türkiye'nin daha çok CHP tarafından 'Şu ülkelerle kavgalısınız' diye suçlandığını ifade etti.

Çavuşoğlu'nun ülkelerle yaşanan sorunların, "haklı-haksız" denilen meselelerin arkasında ne olduğunu, bu ülkelerin olumsuz tutumundan kaynaklanan birtakım sonuçların ortaya çıktığını anlattığını vurgulayan Çelik, Türkiye'nin egemen bir devlet olarak buna uygun karşılıkları verdiğini söylediğini aktardı.

Türkiye ile iyi ilişkiler kurmayı arzu edenlere karşı da hızlı adımlar atıldığının sunumda aktarıldığını kaydeden Çelik, aynı zamanda yurt dışındaki Türk vatandaşlarıyla ilgili, İslamofobi ve diğer nefret suçlarıyla mücadele konusunda yapılan çalışmaların da sunumun konusunu oluşturduğunu bildirdi.

Çelik, "Bir de tabii şu var, buna çok önem veriyoruz, yurt dışındaki iş adamlarımızın işlerinin takip edilmesi Türkiye'nin milli çıkarlarının bir gereğidir. Dışişleri Bakanlığımız bu konuda da çok büyük bir performans göstermektedir. Bütün bakanlıklarımızda olduğu gibi Dışişleri Bakanlığımızın birinci gündeminde de iş adamlarımızın işlerinin takip edilmesi, oradaki iş koşullarının verimli bir şekilde sonuçlanmasıyla ilgili bir takip var. Bununla ilgili de bilgi verdiler." dedi.

Yurt dışındaki iş adamlarının sorunlarının, geçmişte dosyalarda fazla yer almadığını ama Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminden itibaren artık bir ülkeyle ilgili dosyanın kimi zaman yarısını bu konuların oluşturduğuna değinen Çelik, Türkiye Cumhuriyeti'nin, dünyanın neresinde olursa olsun, kendi vatandaşlarına sahip çıktığını gösteren örneklerin de sunumda ortaya konulduğunu ifade etti.

– Yerel seçim ve Millet İttifakı

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhur İttifakı'nın yanı sıra 24 Haziran seçimlerinde olduğu gibi belli bölgelerde de Millet İttifakı'nın oluşma durumuna ilişkin soruya, "Onu bilmiyorum. Yani oralarda ne gibi tartışmalar oluyor, takip etmiyoruz. Zaten çok sık da oradaki gündem değişiyor." yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Katar'dan alınan uçak"la ilgili meseleyi "hediye" diyerek sık sık gündeme getirmesi üzerine kendisinin "Devletlerin karşılıklı jestleri olur" dediğini anımsatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunu tekrar gündeme getiriyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinin de pek çok yerde oluyor. Fakat unutmayın şöyle bir durum var, hediye edilmeyecek tek şey 'milli irade'dir. Sayın Kılıçdaroğlu tuttu, 'milli irade'yi hediye etti, ittifak çerçevesinde bir partiye milletvekillerini gönderdi. Daha sonra hediyesini de geri aldı. Günlük sosyal olaylarda, 'nişan takmıştık takıları verdik, nişan bozulunca takıları geri aldık' gibisinden bir şey oluyor. Milletvekillerini gönderip, milletvekillerini geri alan, milletvekillerini ve milli iradeyi hediye gibi gören birisinin de bu tip konuları gündeme getirmesi ilginç."

Millet İttifakı'yla ilgili sürecin nereye varacağının hep birlikte görüleceğini anlatan Çelik, "Biz sonuç itibarıyla kendi işimize bakıyoruz." diye konuştu.

– Akşener'in evinin önündeki protesto

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, af teklifine ilişkin soru üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kişilere karşı işlenen suçlarla ilgili girişimde bulunulamayacağına dair ilkesel bir hassasiyeti olduğuna değinerek, AK Parti'nin bu ilkesel tutumdan geri adım atmayacağını bildirdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in evinin önündeki eyleme katılanlara ilişkin İçişleri Bakanlığının girişimde bulunduğunu belirten Çelik, MHP'nin de bu kişilerin bağlı olduğu teşkilatı görevden aldığını hatırlattı.

Çelik, hiçbir siyasi tartışmanın fiziki şiddeti meşrulaştıramayacağını vurgulayarak, "Hiç kimsenin genel başkan ya da herhangi bir vatandaşımız özellikle de bir kadınsa bu şekilde bir tutum içerisine girmemesi gerekir. Oraya giden insanlar tehdit ve taciz eyleminde bulunmuşlardır. Hukuk içerisinde gereken yapılacaktır." dedi.

– "Türkiye, 6 ayda bütün fasılları açma ve kapama kapasitesine sahiptir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AB üyeliği için referanduma gidilebileceğine dair sözleri hatırlatılan Çelik, Erdoğan'ın, dünyada Müslüman bir lider olarak hem İslamofobi hem de antisemitizme karşı durduğuna vurgu yaparak, şöyle konuştu:

"Ben Avrupa Birliği Bakanı olduğum dönemde espri olarak şunu söylerdim, 'Dünyanın en uzun süreli profesyonel aday ülkesiyiz. Yani adaylıkta artık profesyonelleştik.' Böyle bir şey olmaz. Verdikleri hiçbir kararın ilkelere dayanan bir tarafı yok. Tamamen çifte standartlarla dolu bir karar. Türkiye'ye dönük olarak tamamen ideolojik bir şekilde davranıyorlar. IPA fonlarının, diğer fonların kesilmesi gibi durumlar bu ilkesizliğin ürünü."

Ömer Çelik, Avrupa Birliği'nin Türkiye'deki adalet, yargı gibi konuları eleştirdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

"Biz de onlara, 23'üncü, 24'üncü fasılları açın o zaman diyoruz. Türkiye öz güvene sahiptir. O konuları içeren, adalet, basın özgürlüğü, yargı gibi konuları içeren fasıllar 23'üncü, 24'üncü fasılları açın müzakere edelim. Hem müzakere etmiyorlar hem de eleştiriyorlar. Fasıl açmak başka, fasıl kapatmak başka. Fasıl açarsın müzakere edersin, uygun görmüyorsan faslı kapatmazsın ama fasıl açmamak bir öz güvensizlik işaretidir ve bu öz güvensizlik Avrupa Birliği tarafındadır.

Cumhurbaşkanımızın altını çizdiği konu da budur. Türkiye'yle ilgili ilkeli bir müzakere süreci yürütüyor musunuz, yürütmüyor musunuz karar verin. Zaten ilkeli bir müzakere süreci yürütülürse Türkiye, iddia ediyorum, 6 ay içinde bütün fasılları açacak ve kapatacak kapasiteye sahiptir. Öyle olmuyorsa da Türkiye kendi yoluna gider. 'Biz bunu 81 milyona sorarız' diyor. Bu nihayetinde ülkenin büyük meseleleriyle ilgili nihai iradenin millette olduğunun bir vurgusudur."

– "Türkiye'yi hiçbir devlet tehdit edemez"

AK Parti Sözcüsü Çelik, ABD ile ilişkilere yönelik bir soru üzerine, "ABD müzakere yoluyla bu sorunları çözmek istiyorsa biz müzakere masasında varız. Ama bir yandan masaya oturup daha masada heyetlerimiz tartışırken oradan bir yetkili çıkıp 'Türkiye şu yargı kararını almazsa sonucu şu olur' şeklinde tehdit açıklaması yaptığı zaman bu tartışmanın bir manası kalmıyor." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'yi hiçbir devletin tehdit edemeyeceğini vurgulayan Çelik, "Böyle bir tavır söz konusu oluyorsa Türkiye egemen bir devlet olarak buna uygun karşılığı verir. 'Müzakere edelim' diyorlarsa, 'Stratejik ortaklığa uygun bir dil kullanalım, bir çözüm dili bulalım' diyorlarsa Cumhurbaşkanımız bunu defalarca ifade etti biz hazırız, heyetlerimiz hazır." diye konuştu.

(Bitti)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?