2023'e Doğru Türkiye Eğitim Sistemi “Bulma Konferansı”

İSTANBUL (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, evrensel anlayışın yerel temsili için düşünmeye ihtiyaçları olduğunu belirterek, "Bilimle, aklı, gönlü, kokteyl yapmaya ihtiyacımız var. Çift kanatlı olmaya ihtiyacımız var." dedi.

2023'e Doğru Türkiye Eğitim Sistemi "Bulma Konferansı"nda Selçuk, inovasyon peşinde olmadıklarını, yenilenerek dönüşmek istediklerini anlattı.

"Yahya Kemal'in deyişiyle 'imtidad' peşindeyiz. Yani yenilenerek dönüşmek peşindeyiz." ifadelerini kullanan Bakan Selçuk, şöyle devam etti:

"Eğer bu konuda biraz mesafe alabilirsek -ki almalıyız- bizim yeni çekirdeklere, tohumlara ihtiyacımız var. Tabiatın bir kaidesi vardır. Herhangi bir bitkinin yeni bir filiz verebilmesi için tohumunun çürümesi lazım toprakta, dağılması lazım. Çünkü yeni filiz zaten tohumu getirecek size. Bin senedir duran bir tohumu muhafaza etmenin bir alemi yok. Onun toprakta dağılması gerekiyor ve yeni filiz verip, yeni bir medeniyet çekirdeğinin müjdesini taşıması gerekiyor. Biz hala kısırlaşmış bir tohumu muhafaza etmeye çalıştığımızda, muhafaza ettiğimiz şeyin bizi zehirlediğini farkederiz."

Dışarıdan propagandist şekilde çocuklara verilen, hayattan uzak, bayat müfredatların sorgulanması gerektiğini, bunlar için görevde olduklarını diye getiren Selçuk, eğitim ve zorunlu kelimesini yan yana getirenlere 'durun' demek için burada olduklarını vurguladı.

– "Yağmur 'size su var, size yok' demez"

Bakan Selçuk, şunları söyledi:

"Eğitimi endüstrinin ihtiyacıyla sınırlayanlara 'lütfen gökyüzüne bakın' demek için buradayız. Milyarlarca yıldır her gün doğan ama asla bıktırmayan güneşi anlamak için buradayız. Güneş olmak için buradayız. Yağmur olmak için buradayız. Çünkü güneş hiçbir nebatı, otu, kurdu, kuşu, çocuğu, evlatlarımızın hiçbirisini ayırmadan hepsini ısıtır. Biz yağmur olmak zorundayız. Yağmur 'size su var size yok' demez. Ne varsa herkese dağıtır. Böyle olduğumuzda mutlak surette hakikat kelimesini kullanmanın iznine de erişmiş oluruz. Eğer bunu yapabileceksek artı ya da eksi olmak için burada değiliz biz. Biz artı ve eksinin çarpışması sonucu ortaya çıkan enerji için buradayız. Kutupsuz sevgi için buradayız. Artı eksi için burada değiliz. Koşulsuz sevgi için buradayız. Bizim bilimle, aklı, gönlü, kokteyl yapmaya ihtiyacımız var. Bizim çift kanatlı olmaya ihtiyacımız var. Evrensel anlayışın yerel temsili için düşünmeye ihtiyacımız var. Bu nedenle 'yerli düşün küresel davran' demek durumundayız. 'Küresel düşün yerel davran' dediğimizde bunun farkını ortaya koyma ihtiyacımız var. Bizim kavramlarımızı yıkamaya ihtiyacımız var. Karnından doğdukları medeniyetin sesini soluğunu taşıyan kavramları yeniden sorgulama ihtiyacımız var."

"Teneffüs" kelimesi üzerinde duran Selçuk, "Bir dalgıç denizin dibine girmiştir, sünger toplamak için teçhizatı da yoktur ve aşağıda o kadar bunalır ki birden yukarı çıkıp teneffüs alır. Ders nedir ki çıkıp da teneffüs alma ihtiyacı doğuran bir şeydir. Bu teneffüse teneffüs diyen ne kadar zeki bir adammış. İçeride yapılanın farkındaymış. Neden Türkiye'de sınıfların kapılarının iç tarafının boyası aşırı derecede silinmiş ya da kapı kırılmıştır iç tarafı ama kapıların dış tarafında hiçbir bozulma yoktur. Çünkü çocukların sınıflara giriş hızıyla sınıftan çıkış hızları arasındaki fark inanılmazdır." değerlendirmesini yaptı

– "Deli gömleklerimizi yakalım"

Bütün bu kelimeleri düşünürken ve üzerinde çalışırken gerçekçi bir amaç ve sağlam bir metot ortaya koyulması gerektiğini belirterek, bunu sağlamak için yeterli kudret, irade ve bilimin bulunduğunu söyleyen Selçuk, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bunun için inanın kudret var, irade var ve şimdi bilim var. Bilim olmadan bu ikisi bir işe yaramaz. Yani kudret ve irade ikilemesi bir işe yaramaz. Eğer bilim varsa işe yarar. Gelin hep beraber bu ülkeyi aklın, bilimin, gönlün merkezi yapalım ve medeniyete yeni bir filiz için muhafaza ettiklerimizin zehrini akıtalım. Çocuğumuzu sevdiğimiz kadar çocuk kavramını da sevelim. Öğretmenlere sahip çıkalım ki çocuklar onların vesilesiyle özgür akla koşsunlar. Hepimiz deli gömleklerimizi yakalım gitsin. Cemil Meriç'in ruhu şad olsun. Biz evrensel doğayla uyumlu güçlü bir felsefeye sahip gerçekçi bir amaca sahip sağlam bir metoda sahip bir paradigmayı konuşalım ve bu bizim dünyaya hediyemiz olsun, niye olmasın ki? Yusuflara el verelim. Şimdi ve gelecek hikayesini konuşalım. Şimdiye kadar başardıklarımızı Türkiye olarak eğitimle taçlandıralım."

Toplumun farklı kesimlerinden ve uzmanlık alanlarından temsilcilerin buluştuğu konferansa, bilimden sanata, hukuktan medyaya, spordan iş dünyasına, sendikalardan düşünce kuruluşlarına kadar 21 farklı alandan 100’ün üzerinde eğitim gönüllüsü katıldı.

Açılış konuşmasının ardından katılımcılar farklı salonlarda akşam saatlerine kadar sürecek çalışma gruplarına ayrıldı.

(Bitti)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?