2023 Eğitim Vizyonu Tanıtım Toplantısı

ANKARA (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Zamanla sınava giren öğrenci sayısını, sınavla girilen okul sayısını azaltırsak, okullarımız arasındaki imkan farklılıklarını azaltırsak o zaman zaten doğal olarak sınav baskısının azalması söz konusu olacak." dedi.

Selçuk, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Milli Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyonu Tanıtım Toplantısı'nda sunum yaptı.

Bakan Selçuk, eğitimde üç aşamalı bir dönüşüm yapacaklarını belirterek, birinci aşamanın hazırlık tasarım-simülasyon, küçük ölçekli pilotlamalar ve bazı yeniliklerin kısmi uygulaması, ikinci aşamada orta ölçekli pilotlamalar, tasarım iyileştirmeleri ve sonuçlarda bazı projelerin hayata geçirilmesi, üçüncü aşamada ise çalışmanın ülke genelinde uygulamaya geçilmesi ve etki analizlerinin başlaması şeklinde olduğunu söyledi.

Kurgunun kurumsal temelinde "okul" olduğuna dikkati çeken Selçuk, "Her okulun bir gelişim planı ve gelişim modeli var. Her bir okulu anlık olarak yaklaşık 20 küsür parametre üzerinden izlemek ve hangi okulun neye ihtiyacı olduğunu, eğitimsel olarak kalitesini nasıl dönüştüreceğimizi görmemizin mümkün olduğu bir model bu. Aşağı yukarı hazırlık çalışmaları tamamlanmak üzere." diye konuştu.

– "Tüm okullarda tasarım-beceri atölyeleri kurulacak"

Bakan Selçuk, okul yöneticilerinin önemine değinerek, "Okul yöneticilerimizin yetki ve sorumluluklarını kısmen artırıyoruz. Önümüzdeki süreçte tüm yöneticilerimizin ehliyet ve liyakat temelli olması konusunda ülke çapında bir bakış açısını da paylaşmış olacağız." şeklinde konuştu.

"Tüm okullarda tasarım-beceri atölyeleri kurulacak." diyen Selçuk, okul mimarisi kurguladıklarını dile getirdi.

İlkokul, ortaokul ve lisenin bütünleşik olarak kurulduğunu aktaran Selçuk, ilkokul ile yükseköğrenimin bağlantısı olduğunu, yükseköğrenimdeki mühendislik alanlarıyla ilkokuldaki robotik mekanik atölyesi arasında bir mesleki bağlantı kurguladıklarını anlattı.

– Esnek, modüler, daha az ders saati

Okullar arasında imkan farklılıklarını azaltmanın önemine değinen Selçuk, okullar arasındaki imkan farklılığı azalmadığında sınav baskısının devam edeceğini belirtti.

Genelde önce müfredat yayınladıklarını sonra öğretmen eğitimi yaptıklarını fakat tam tersi bir durumun daha iyi olacağını vurgulayan Selçuk, "Müfredatı yazmadan önce tüm sistemdeki öğretmenlerin eğitimini tamamlamak ondan sonra müfredat çalışmasına başlamak gerekiyor ki, bu müfredat kazanımların ve becerilerin parçalandığı, bilgi kırıntıları şeklinde değil, bizim teknik olarak daha çerçeve müfredat dediğimiz bir bakış açısıyla hazırlanacak. Esnek, modüler, daha az ders saati ve çeşidinin söz konusu olduğu bir müfredattan söz ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

– Öğretmen yetiştirmede YÖK ile iş birliği

12 Eylül 1980'den beri öğretmen yetiştirme konusunda belli bir mekanizmalarının olduğunu, bu durumun aynı tipolojide devam ettiğini aktaran Ziya Selçuk, bu konunun değişmesi için YÖK ile iş birliği yapacaklarına değindi.

"Eğitim fakültelerinin, öğretmen yetiştirmenin muhakkak dönüşmesi lazım. Öğretmen yetiştirme dönüşmeden kaynağı biz kontrol edemeyiz. Kaynağı kontrol etmeden sistemi kontrol edemeyiz." diyen Selçuk, belli sayıda pilot eğitim fakülteleri belirleyeceklerini ve buralarda uygulama ağırlıklı çalışmalar yapacaklarını bildirdi.

– "Türkiye'nin öğrenme haritası ortaya çıkacak"

Bakan Ziya Selçuk, veriye dayalı yönetimin de eğitimin kritik unsurlarından birisi olduğuna dikkati çekerek, "Veriyi kullanmak politika geliştirirken bizim açımızdan son derece kritik. Bu yüzden de öğrenme analitiği platformu oluşturuyoruz. Bu Türkiye'nin öğrenme kalitesinin denetlenebilmesi ve yönlendirilebilmesi için son derece dikkat etmemiz gereken bir platform bu. Çünkü Türkiye'nin öğrenme haritası bu platformda ortaya çıkacak." ifadesini kullandı.

Üniversitelerde binlerce araştırma yapıldığını ama bunların hayata geçirilmesinin, uygulamaya konulmasının mümkün olmadığını söyleyen Selçuk, bununla ilgili de özel bir birim oluşturduklarını kaydetti.

Selçuk, mesleki eğitim de dahil tüm kademelerde yönlendirme sistematiği yapacaklarını ve çocukların ilk okuldan itibaren ilgi, yetenek, mizaç açısından anlaşılabilmesi, tanınabilmesine yönelik bir yapı kurduklarını, bu yapının desteklenmesi gereken ögeleri de öne çıkartacaklarına işaret etti.

Türkiye'nin konuştuğu esas meselenin, ölçme, değerlendirme ve sınav olduğunu kaydeden Selçuk, şöyle devam etti:

"Sınava kademeler arası geçiş diye bakmıyoruz. Nasıl bakıyoruz. Sınav bizim için muhakkak surette ikincil planda olması gereken bir unsur. Eğer biz zamanla sınava giren öğrenci sayısını azaltırsak, zamanla sınava giren okul sayısını azaltırsak, okullarımız arasındaki imkan farklılıklarını azaltırsak, o zaman zaten doğal olarak bir sınav baskısının azalması söz konusu olacak. Biz sınav sayısı ya da sınavın adı, sınav tekniğinden ziyade sistemin ne kadar iyi olup olmadığı ile ilgileniyoruz."

Bakan Selçuk, ilk okulda sporun önemine de vurgu yaparak, spor adamları ile görüşmelerinde "Çocuklar akşam 4-5'ten sonra sporla ilgilenmiyorlar. Dolayısıyla öğleden sonrayı spor için ayırın. Aksi takdirde Türkiye'de spor gelişmez." dediklerini aktardı.

Sporun yaygınlaşması için çalışma yürüttüklerini, bunu formel hale getirdiklerini ifade eden Selçuk, "Okul mahalle spor kulüpleri kuruyoruz." dedi.

– Yurt dışında lisede 5-6 ders, Türkiye'de 15-16

Ziya Selçuk, Türk eğitim sisteminin bel kemiğinin ortaöğretimde kırıldığının altını çizerek, Anglosakson ülkelerde lisede 5 ya da 6 dersin olduğunu, Türkiye'de ise 15-16 dersin okutulduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Bir çocuk bir yıl boyunca nasıl meşgul edilir, hobilerinden, spordan nasıl uzaklaştırılır. Nasıl derinlemesine bir analiz yapamadan çocuk sadece üstünkörü sınavlara hazırlanıp geçer. Bizim bunu dönüştürmemiz lazım ve ortaöğretimdeki ders çeşitliliğinin yarıya yakın azaltılması lazım. Alan seçimini 9'a almak, sosyal girişimcilik desteği vermek, her çocuğa meslek temelli bir uluslararası sertifikasyon vermek."

En çok destek verdikleri alanın mesleki eğitim olduğuna değinen Selçuk, şunları kaydetti:

"Mesleki eğitimi biz halletmeden yüksek öğretimdeki yığılmayı önlemek ya da ara eleman denilen aslında ana eleman olan çocukları yetiştirmek ile ilgili sıkıntımızı çözemeyiz. 'Mesleki eğitimde bir hamle zamanı' dememiz gerekiyor. Alan ve dal rehberliğinde bir beceri seti oluşturuyoruz. Alan derslerini 9'da başlatıyoruz. 9'da teorik derslere başlayan meslek lisesi öğrencilerinin, niye meslek lisesini terk ettiklerini, niye devamsızlığın bu kadar yüksek olduğunu çok rahatlıkla görmek mümkün. Organize sanayi bölgeleriyle çok ciddi iletişimimiz var. Teknoparklar, savunma sanayisi, uzay teknolojisi birçok alanda pek çok farklı alanda liseler göreceksiniz."

Ziya Selçuk, TİKA ile iş birliği içinde yurt dışında meslek lisesi açma imkanı doğacağını söyledi.

– TRT ile iş birliği

Yabancı dil öğreniminin eğitimin bir başka yarası olduğunu yineleyen Selçuk, "Her çocuğu aynı dil becerilerinin verilmesinden kaynaklı bir sınırlılıkları biraz ortadan kaldırmak istiyoruz. TRT ile iş birliği yapmak, EBA'yı yeniden modellemek gibi birçok uluslararası yeni teknikleri kullanarak yabancı dilde asgari 2 sene içerisinde bazı verimleri aldığımızı da göreceğiz inşallah." dedi.

Selçuk, bütün ilkokullara, ortaokullara ve liselere bütün derslere dijital becerilerin sığması gerektiğini aktardı.

İstedikleri işleri yapmakta zorlanacaklarını düşünmediklerine işaret eden Selçuk, Türkiye'de bunun için altyapının hazır olduğunu, sadece modelleme ve takip ile sürdürülebilir bir model çıkarmanın önemli olduğunu söyledi.

Toplumun yüksek beklentisine teşekkür eden Selçuk, "Bu beklentiyi düşürseniz iyi olur, çünkü benim uykum kaçıyor. Ama emin olun, bunları çok rahatlıkla yapacağız." dedi.

(Bitti)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?