2019 Yılı Bütçesi, Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sağlıkta yeni düzenlemeler içerek kanun teklifine ilişkin, "Mesleklerini yapamayan, bizim bir şekilde uygun görmediğimiz veya bugüne kadar KHK nedeniyle devlet hizmeti yükümlülüğünü yapamayıp mesleklerini icra edemeyenlere yönelik bir düzenleme yapılmasını istiyoruz." dedi.

Koca, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının bütçesi üzerindeki görüşmelerde, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden, sağlık alanında yeni düzenlemeler içeren kanun teklifinin 5. maddesine ilişkin soruyu yanıtlayan Koca, FETÖ'nün darbe girişimden sonra yapılan soruşturmalar neticesinde, terör örgütüne mensubiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek, kamu görevinden çıkarılan veya güvenlik soruşturması sonucuna göre kamu görevine alınmayanların bulunduğunu hatırlattı.

Bu kapsamdaki hekimlerin mesleklerini icra etmesinin mevcut kanunlar kapsamında da yasaklandığını vurgulayan Koca, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sağlık Bakanlığı olarak biz, yüce Meclisimizden bu husustaki beklentimiz şu; devlet hizmeti yükümlüsü olup bu yükümlülüğü yerine getirmeyen hekimlerin, buna karşılık nasıl bir yaptırıma maruz kalacağının belirlenmesi ve devlet hizmeti yükümlülük süresi bittikten sonra mevzuat çerçevesinde mesleklerini kamu dışında her yerde icra edebilmelerine yönelik kanuni düzenleme yapılmasıdır. Bizim talebimiz, devlet hizmeti yükümlülüğü yapmayan veya yapamayanların, mesleklerini icra etmeleri ile ilgili bir düzenlemeyi gerçekleştirme zorunluluğudur. KHK ile çıkarılmış olanların nerede çalışması ile ilgili bir durum değildir."

Koca, sağlık alanında yeni düzenlemeler içeren söz konusu kanun teklifinin iki bölümden oluştuğunu ifade ederek, "Maddeyi benim çekme yetkim yok. Meclisin vekilleri sizlersiniz. İkinci kısımla ilgili herhangi bir düzenleme talebimiz yok. KHK ile veya bir sebeple ihraç edilip mesleklerini icra etmeyen hekimler var. Biz diyoruz ki buna bir düzenleme getirilsin. Bu bir karara bağlansın. Belli bir dönem mesleğini icra edememe durumu veya hukuktan gerekli kararı alarak devam ettirmek mi? Belli bir süre gerektiğinde devlet hizmeti yükümlülüğü karşılığı bir ücret vermek midir? Takdir Meclisin. Meclis de bu düzenlemeyi yaptı. Düzenleme de bundan ibarettir. Bu var olan bir sorunu çözme yaklaşımı." diye konuştu.

– "Sağlıkta şiddeti önleme eylem planı hazırlanacak"

Şiddetin önlenmesi için çok yönlü bir yaklaşımla tedbirlerin artırılması gerektiğine işaret eden Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sağlıkta şiddeti önleme eylem planı hazırlığı içindeyiz. Bu kapsamda, hasta ve sağlık personelinin buluştuğu fiziksel ortamların rehabilitasyonu, sağlık personelinde yorgunluk ve bitkinliğe yol açan aşırı iş yükünün azaltılması, doktorlarımızın tazminat tehdidinden kurtarılması, vatandaşlarımızın sağlık okuryazarlığının artırılması, sağlık hizmeti verme ve alma kültürünün toplumsal barış anlayışıyla geliştirilmesi, hasta hekim iletişimini geliştirici eylemlerin hayata geçirilmesi, caydırıcı cezai yaptırımların uygulanması gerekmektedir."

Sağlık çalışanlarının güvenli bir ortamda hizmet vermelerini sağlamak, şiddeti caydırmak ve suçluların hak ettikleri biçimde cezalandırılmalarını temin etmenin kamunun sorumluluğu kapsamında olduğunun altını çizen Koca, bu konunun, sağlık alanında düzenlemeler içeren kanun teklifinde de ele alındığını anımsattı.

Koca, söz konusu düzenlemeye göre, sağlık personeline karşı şiddet uygulayanların şikayete gerek kalmaksızın doğrudan kolluk kuvvetlerince yakalanması, cumhuriyet savcılığına sevk edilmesi, müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadesinin iş yerinde alınmasının yasal zorunluluk haline geleceğini söyledi.

Fahrettin Koca, "Bu teklifin kanunlaşmasının, sağlıkta şiddete karşı caydırıcılıkta önemli bir adım olacağına inanıyorum. Yasalarımıza göre belli durumlarda cezaların uygulanmadığını, ötelendiğini, paraya çevrildiğini görüyoruz. Ceza Kanunu'nda sadece sağlık çalışanlarına yönelik değil bütün şiddet olaylarında, hırsızlık, gasp ve benzeri olaylarda herkesi ilgilendiren kamu vicdanını rahatlatıcı genel bir düzenlemenin yapılması gerektiği kanısındayım. Yüce Meclisimizin önümüzdeki dönemde bu hususu gündemine almasını temenni ediyorum."

-"271 SMA hastasının bin 49 doz ilacı temin edildi"

Spinal Müsküler Atrofi (SMA) hastalarının ilaç temininde yaşadıkları sorunların giderilmesine yönelik yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Koca, hastalığın tedavisinde Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'nde ruhsatlı tek bir ilaç bulunduğunu, bu ilacın da bir buçuk yıl önce çıktığını hatırlattı.

Koca, Tip 2 ve Tip 3 hastaların ilaçlarına yönelik çalışmaların bu yıl nisan ayında tamamlandığını ifade etti.

Türkiye'de bu ilacın henüz ruhsat başvurusunun bulunmadığını belirten Koca, "Bu firma özellikle başvuruyu yapmamaktadır. Bütün söylemlerimiz, dışarıdaki eylemlerimiz, gündemde kalışı bu firmanın ekmeğine yağ sürmektedir. Türkiye’de yürürlükte olan genel sağlık sigortası, dünyanın en geniş kapsamına sahiptir. Ülkemizde ruhsatlı olan tüm ilaçlar, uygun şartlar karşılandığında hastaların tedavisi için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaktadır. Hiçbir hastamızın herhangi bir gerekçe ile ilaçsız kalmasına izin vermeyiz." dedi.

Koca, Türkiye'de ruhsatlı tüm ilaçlara erişimi sağlamanın yanında, kanıta dayalı doktor reçetesi olması halinde, ruhsatlı olmayan veya temininde sıkıntı çıkan ilaçların da hastalara ulaştırıldığını bildirdi.

Bilim Komisyonunun kararıyla tedaviden fayda görecek hastalar için SMA Tip 1 tanısına yönelik ilaçların getirilerek uygulandığını dile getiren Koca, "1 Kasım 2018 itibarıyla 271 hastanın bin 49 doz ilacı temin edilmiştir. Bir dozun 55 bin avro olduğunu da hatırlatmak isterim. Kimyasal, biyolojik olmayan, protein diziliminden oluşan bu ilacın maliyetinin bin avroların da çok altında olduğunun da altını çiziyorum. İlgili ilaç, İngiltere ve Hollanda'da yüksek maliyet gerekçesiyle geri ödemeye dahil edilmemiştir." dedi.

Koca, Türkiye'de SMA hastaları için sağlanan imkanların zaman zaman istismar edildiğine işaret ederek, "Firmalar ülkemizde ilaçlarını ruhsatlandırma gereklerini yerine getirmeden ticari hale getirme çabası içine girmektedirler. Bu sayede ilaçlarını kendi uygun gördükleri fiyattan, ruhsat vermediğimiz için istedikleri fiyattan, yani yurt dışı satış fiyatından ülkemize getirmektedirler. Bilindiği üzere ülkemizde satışa sunulacak ilaçların fiyatları uluslararası referans fiyatlandırma politikası ile belirlenmektedir." ifadesini kullandı.

İlaçlara erişim konusunda ortaya çıkan sorunların da yakından takip edildiğini vurgulayan Koca, şöyle devam etti:

"Bu konuda bakanlığımız bugüne kadar kullanmadığı bugünden sonra kullanmaya karar verdiği ve benim de imzaladığım hızlı ruhsatlandırma ve zorunlu ruhsat serbestleştirme yöntemi dahil olmak üzere alternatif temin yollarla temin süreci başlamıştır. Tip 2 ve Tip 3 hastalar için bireysel başvuralar işleme alınmış olup, işleme alınırken bununla ilgili uygunluk belgesi verilen hastalar da oldu. İncelemeler devam etmektedir. Bu tür hastalarımızı ilaçsız bırakmayacağız ama mutlak tedbirimizi de hızlı ruhsat ve özellikle de ruhsat serbestleştirmeyi de devreye sokarak üretim yapmak hedefindeyiz."

Koca, SMA hastalığının tedavisindeki ilaçların uygun fiyata tedariki için tüm imkanları seferber ettiklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bakanlık görevine geldiğimden itibaren 3 aydır bu konuyla uğraşıyorum. Son olarak firma bir ay kadar önce önemli oranda indirim yapacağını söyleyerek gelmek istedi. İki hafta önce firma geldi. O zamandan itibaren medyada ve siyasi platformlarda bunun ne kadar gündemde tutulduğunu takdirlerinize sunuyorum. Bu firma, bu kadar önemli oranda indirim yaparak gelmeyi söyleyip geçmiş 3-4 gün içinde ciddi indirim yapmama noktasına gelmesini de takdirlerinize bırakıyorum."

Sağlık Bakanı Koca, koklear implantla ilgili kamu ve üniversite hastanelerinin ihtiyacını gidermek üzere yapılan ihalenin sonuçlandığını bildirdi.

(Sürecek)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?