1 kilo 195 gram prematüre bebek, hayata tutundu

İSTANBUL (AA) – AYŞE BÜŞRA ERKEÇ – Hamilelik döneminde ağır preeklampsi yaşayan anne Selma Uyan, 29. haftada dünyaya gelen kızı Hümeyra'nın 1 kilo 195 gram olduğunu belirterek, hayatta kalma mücadelesini anlattı.

Uyan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 27 Haziran 2016'da acil alınan sezaryen kararıyla dünyaya getirdiği bebeğinde yaşadığı preeklampsi sorununu, ilk gebeliğinde de yaşadığını belirterek, kızının hayata tutunması için gösterdikleri mücadeleyi başarıyla tamamladıklarını söyledi.

Bebeği hastanede yoğun bakımdayken, kendisinin evde kaldığını ve tek düşündüğü duygunun evladına ulaşıp ona anne sütünü vermek olduğunu aktaran anne Selma Uyan, bebeğini daha kucağına alamadan yoğun bakıma alındığını ve 29 haftalık doğan kızı Hümeyra'nın sadece 1 kilo 195 gramla hayata sarıldığını vurguladı.

Uyan, en çok bebeğinin anne sütüne ihtiyaç duyduğu için endişelendiğini aktararak, "Bebeğime her gün anne sütü vermek için hastaneye gittiğim için 'Çocuğum hastanede anne sütü içemezse ne olacak?' diye düşündüm. Evet, hastanedeki hemşire ablaları çok iyi ve ellerinden geldiğince erken doğan bebeklerle ilgileniyorlar ama ben anneydim ve bebeğimin yanında olmak durumundaydım. O gün yaşadığım korkuyu anlatmam asla mümkün değil." dedi.

Anne Uyan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bir anne olarak o günleri düşündüğüm zaman hala etkisi altında kalıyorum. Evladınız daha bir kilogram ve hastane ortamında yalnız kalıyor. Bu olay beni çok korkutmuş ve endişelendirmişti çünkü 'Evladımı bir daha göremeyeceğim, hastaneye nasıl gideceğim?' gibi bin bir türlü soruları düşünmüştüm. Doktorumuz Ercan Tutak Bey'i aradık. Sürekli arayıp bilgi alıyorduk. Doktorumuz bize, 'Ben bir hekimim, beni hiçbir şey engelleyemez. Ben çocuklarımızı asla yalnız bırakmayacağım, kesinlikle endişelenmeyin, korkmayın. Bebeğiniz yalnız değil, biz burada onlarla birlikteyiz.' demişti. Doktorumuzun bu güven veren konuşması bizi biraz olsun rahatlatmıştı."

Bebeğinin "prematüre bebek" olarak hayata gözlerini açtığı için çok zayıf olduğunu ve minik bedeninin toparlanması için 35 gün yoğun bakımda kaldığını aktaran anne Uyan, şunları söyledi:

"Erken doğum nedeniyle bebeğim hiçbir sorun ve rahatsızlık yaşamadı ama çok zayıf olduğu için yoğun bakımda kaldı. O günleri hatırladığımız zaman duygusal anlamda çok üzülüyoruz ama bu süreci sağlıklı bir şekilde atlattığımız için de çok mutluyuz. Gelişen teknoloji ve tıp sayesinde artık prematüre doğan bebeklerde, geçmişe nazaran çok büyük sıkıntıların yaşanmadığını biliyorum, benim bebeğim de bu anlamda sıkıntı yaşamadı. Doktorumuz ve sağlık ekiplerince her türlü desteği aldığımız için bebeğim kolayca hayata tutundu."

  • "16 Temmuz sabahı, ilk işimiz bebeğimize koşmak oldu"

Anne Uyan, 29. haftada dünyaya gelen bebeğinin, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin yaşandığı gün de yoğun bakımda olduğunu ifade ederek, "Bebeğimiz hastanede yoğun bakımda tedavisi sürerken ben her gün gelip bebeğime süt veriyordum. 15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleştiği gece de kızım yoğun bakımda, biz evdeydik. O korkunç gecenin yaşandığı gün, evladımı bir daha göremeyeceğimi düşünerek çok korktum." diye konuştu.

16 Temmuz'da hain darbe girişiminin engellenmesiyle biraz olsun rahatlayan anne Uyan, sabah hastaneye ulaşmak için yola çıktıklarını anlatarak, "Sabah yollar açılmıştı ve darbe teşebbüsü nedeniyle tehlike ortadan kalkmıştı. Eşim 15 Temmuz akşamı sokaklardaydı ve 16 Temmuz sabahı eve gelince, ilk işimiz bebeğimize koşmak oldu." ifadelerini kullandı.

Uyan, kızının zamanında dünyaya gelmesi durumunda, 15 Temmuz'da yaşadığı bebeğinden ayrı kalma korkusunu bu kadar derin yaşamayacağını vurgulayarak, şunları dile getirdi:

"15 Temmuz akşamı, darbenin gerçekleştiğini söyleyen haber spikerinin okuduğu bildiriden sonra bütün hayatımda hiç yaşamadığım bir endişeyi yaşadım diyebilirim. Çünkü ben 1981 doğumluyum ve hayatımda hiç darbe görmedim. Geçmişte yaşanan darbelerle ilgili duyup-okuduklarımız var ama yaşamak bambaşka bir şeymiş. 15 Temmuz'dan önce darbe olunca yaşanabilecek sıkıntılar olabileceğini düşünüyordum ama o akşam ülkemizi düşünerek yaşadığım korkuya bir de evladından ayrı olan bir annenin yaşadığı kaygılar eklenmişti. 'Ülkemin gideceği gidişat ne olacak?' endişesinin yanında, evladımı bir daha görememek ihtimali de olduğu için darbe girişiminin yaşattığı duygusal yıkımları anlatmam mümkün değil."

Dünyaya prematüre bebek getiren annelere tavsiyelerde bulunan Uyan, şöyle konuştu:

"Anneler endişelenip, kendilerini asla suçlamasın çünkü ben bu psikolojiyi yaşadığım için ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Kendimde sürekli hatayı aradım, bunu kendilerine yapmasınlar. Kendilerini emin ve ehil ellere teslim edip, sabır ve inançla bekledikleri sürece sıkıntı yaşamayacaklarına inanıyorum."

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ercan Tutak ise Uyan ailesinin yaşadığı endişenin tarifinin zor olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

"Prematüre bebek ailelerinin, bebeklerinden ayrı geçirdiği her an oldukça zordur. Her gün bebekleri evde gibi yaşanır, anne sütü sağılır ve bebeklerine kavuşacakları anı büyük bir özlemle beklerler. Türkiye için zorlu anların yaşandığı 15 Temmuz gecesinin Hümeyra’nın yoğun bakımda olduğu zamanlara denk gelmesi sadece Uyan ailesi değil, bizler için de hiç kolay olmadı. Biz tüm gücümüzle ailelere destek olduk ve bebeklerimize büyük bir özenle bakmaya devam ettik."

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?